Duyamamak Kur'an'ı duymalarına engel değil!

Dinimizi engelli insanlara daha iyi anlatma gayretinde olan Buca Müftülüğü işaret diliyle Kur’an eğitimine başladı.

Duyamamak Kur'an'ı duymalarına engel değil!

 

İzmir Buca İlçe Müftülüğü Türkiye’de güzel bir ilki başlattı. Bu, engelli insanlara yapılan öyle bir güzellikti ki, “daha önce böyle bir şeyi neden düşünemedik” diye eseflendirdi bile. Neyse ki artık vardı ve şükürler ettiriyordu.

Buca Müftülüğü gösterdiği bu duyarlılık ve takdire şayan çalışmasıyla yalnızca işitme engellilere değil, geniş yelpazede tüm engellilere yardım eli uzatmayı hedefliyor. Bu hususta ikinci adım olarak huzurevlerindeki yaşlılara ve yaşlılıkları nedeniyle engelli hale gelmiş insanlara da manevi bakım ve hizmet çalışmaları yapıyor.İşitme Engelliler Kur'an Kursu

Gönül isterdi ki yalnızca İzmir’de olmasın!

İşitme engelli Müslümanlar artık inandıkları dinin kitabı Kur’an-ı Kerim’i işaret diliyle öğrenebilecekler. Ve dahası O’nun yüce manalarını hayatlarına geçirebilecekler. Gönül isterdi ki yalnızca İzmir’de olmasın bu çalışma. Türkiye’nin tüm illerine ve ilçelerine yayılsın. Hayatlarını diğer insanlardan daha çok güçlükle geçiren (ki Allah’ın rahmetini ve sevgisini de bir o kadar kendilerine çeken meleksi varlıklardır bunlar) engelli insanların Allah’ı tanımak ve O’nunla gönül bağı kurmak, yaşadıkları zorlukların ardından gelecek ‘rahmeti’ ve ‘mükafatı’ öğrenmek en doğal hakları olsa gerek…

Ayetlerle hafifleyecek yükleri

Bir düşünsenize, onlar artık yaşadıkları zorluklar karşısında İnşirah suresini birbirlerine işaret edecek ve  “Her zorluğun ardından bir kolaylık vardır” ayetiyle yüklerini hafifletecekler. O sahneyi görebilmeyi, gözlerindeki o ışıltıları seyreylemeyi ah ne çok isterdim!..

İşitme Engelliler Kur'an KursuEngellilik deyince aklıma ibretnüma bir hikâye gelir: Bir genç ailesinden uzakta yaşar, muhtemelen askerdir. Bir gün annesini arar ve eve yanında ‘engelli bir arkadaşıyla’ geleceğini söyler. Ve hatta, “bu arkadaşım artık hep bizimle kalacak” der. Ailesi elbette bu karara karşı çıkar: “Nasıl olur? Biz onunla bir ömür ne yaparız?” diye tepkiler verir. Genç telefonu kapatır ve hayatına son verir!  Ardında da bir not bırakır: “Beni affedin, o engelli genç, arkadaşım değil bendim ve size yük olamazdım!”

O genç Allah’ı tanıyabilmiş olsaydı elbette ki O’nun sunduğu sonsuz yardımları hissedecek, hikmetlerini düşünecek ve intiharı asla seçmeyecekti. Ancak hikâyenin bizlere söylediği sanki başka bir şeyler daha var. Hayat bizim ‘diğer’ insanlara nasıl davrandığımızla ‘yakından’ ilgileniyor galiba…

 

Özge Sena Bigeç haber verdi

Güncelleme Tarihi: 15 Mart 2012, 09:21
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13