Dünya Vicdan Günü'ndeydik hepimiz!

18 Mart Çarşamba akşam saat 18:30'da www.kudustv.com'da yayına girecek...gece 00:00'da (yani 12) de tekrarı olacak: www.kudustv.com

Dünya Vicdan Günü'ndeydik hepimiz!

 Dünya Vicdan Günü'nü izlemek isteyenler!

18 Mart Çarşamba akşam saat 18:30'da www.kudustv.com kanalında yayına girecek...gece 00:00'da (yani 12) de tekrarı olacak:  www.kudustv.com  

 

Uzun Yoldan Geldim..

 

Ayağımda Konya'nın tozu, gözümde uyku..Salona girerken ki halimi  bunlar özetliyordu. Bir yandan da heyecan. İlk defa görücüye çıkıyoruz. Yaklaşık 5 aydır dilimiz döndüğünce bir şeyler söylüyoruz ama sahne başka. Sahnede tüm spotlar senin üzerindedir ve ışıktan korkuyorsan eğer sahne rahatsız edicidir.  

 

Afişleyelim

 

Hasan Aycın ve Naci el Ali karikatürlerinin poster boyları hazırlanmış. Yazarlar Birliği'nin alanını şimdiye kadar daraltan o sütrelere, Asım Gültekin'in bir talebesi ile afişleri astık. Sanattan anlıyorum diye biraz şekil vermeye çalışsam da geriye çıkıp baktığımda anladım; benden tasarımcı olmaz.  

 

Salon Doluyor

 

 “Program iyi duyuruldu, sadece katılımcılar bile bu salona sığmaz” diye düşünen bir benim sanıyordum fakat yanılmışım.  Herkes aynı espriyi yapmış bunu da ayak üstü konuştuklarımdan duyuyorum. Neredeyse herkes burada. Basın temsilcileri burada. Organizasyonu beraber üstlendiğimiz “Otuzuncu Harf Dergisi” burada. Uzun zamandır birbirini göremeyenlere program vesile olmuş. Hem vicdan günü hem sıla-i rahim günü. 

 

Kaçaklık dakikaları

 

Salon yeteri kadar dolunca sandalyemi bir konuğa bırakıp kapıya çıkıyorum. Ev sahibiyiz ne de olsa. Bu sefer de gecenin ayazı üşütüyor. İşte kaçaklık dakikaları..Yazarlar Birliği'nin hemen aşağısında bulunan Mostar Gönüllüleri Derneği'ne gidiyoruz bir kaç arkadaşla. Sıcacık çayları var, profiterolleri var, Ali Ayçil'in sohbeti var, Selman Maltaş Konya'dan gelmiş; o var... 

 

Tekrar Programdayız

 

Dernekten çıktığımda salonu yine dolu buluyorum. Davetli yazar ve şairler birer birer sahneye çıkıp Vicdan ve Rachel Corrie üzerine cümleler sıralıyorlar. Abdurrahman Dilipak, gelecek program için öneriler yapıyor. Mahmut Bıyıklı, vicdanın etnik kimliği olmaz diyor. İbrahim Paşalı, uzun bir aradan sonra canlı şiir okuyor. Yusuf Armağan, medyanın acılarımızı bile kirlettiğiyle ilgili güzel bir konuşma yapıyor. 

 

Gece Bitiyor

 

Yazarlar Birliği uzun bir aradan sonra ilk defa bu kadar büyük bir topluluğa ev sahipliği yapıyordu. Birliğin müdavimi teyzemiz, İbrahim Paşalı'yı yakalamış hararetle bir şeyler anlatıyordu. “Allah bizi hayırlı işlerde bir araya getirsin” diyerek salondan çıktım. Rachel Corrie'nin ruhu şad olsun diye dua ederek... 

 

Cesur KÜÇÜK

 

3.5 saat salon dizaynı! 

3.5 saatlik bir çalışmanın ürünüydü salon… Asım Hoca  birkaç dakika da salonun dizaynını kafasında kurup harıl harıl çalışmaya koyuldu. Hepimiz aldığımız görevlerle sağa sola gidip geliyorduk. Cesur Abi ve Elif Kardeş  sevgili Hasan Aycın"ın karikatürlerini yapıştırırken, biz de Asım Hoca ile direnişin karikatüristi Naci El Ali"nin karikatürlerini özenle yapıştırmaya çalışıyorduk. Nasıl oldu anlayamadım ama İz Yayıncılık"tan aldığım kolinin ağırlığını hissetmemek için içimden neler neler geçiriyordum. Her neyse 3.5 saat sürdü demiştim hazırlık ve sonunda herşey hazırdı. Dünya Bizim ve Otuzuncu Harf ekibi de gelmiş son hazırlıklar da sona ermişti.

 

Kimse geri dönmüyor!

Salon yavaş yavaş dolmaya başlıyordu ve saat yaklaştığında salon hınca hınç dolmuştu. İnsanlar kapının dışına kadar taşmıştı ve kimsenin de geriye dönmeye niyeti yoktu. Çünkü herkes vicdanının sesini dinlemiş ve insanlığın öldüğü bir coğrafyada, insanlığın bittiği bir günde, yalnızca insan olduklarının bilinci ile Kızlarağası Medresesi"ne renk vermişlerdi.
Program başladığında kürsünün arkasından kuytu bir köşeden insanları seyrediyordum, vicdan sahibi insanları. Hepsi 11 yaşındaki küçük Rachel"i gördüğünde içlerinde fırtınalar koptu, gözleri dolanlar, ibretli bakışlarını belki de ilk defa ya da bir defa daha dışarıya veyahut başkalarına değil de kendi kalplerine ve vicdanlarına döndürdüler. Çünkü o kız daha 11 yaşındayken çocukların ölmemesi gerektiğini söylüyordu. Sonuç neydi peki? Vicdandan bihaber siyonist buldozerinin altında ölümlerin görünüşte en kötülerinden ama en onurlusu ile ruhunu teslim etti.
Dilipak'ın önerileri!

Abilerimiz, hocalarımız, aktivist ve yazarlarımız çok güzel şeylerden bahsettiler. Hepimizin vicdanları aklının zehri ile bir kalıba sığmıştı sanki. Kimimiz milletini öncelemişti vicdanında kimimiz dinini kimimiz ise idolojisini. Ama bizim andığımız isimlerin bu duvarları ve kapıları kırdığından eminim. ""Hristiyan-Amerikalı"" bir barış gönüllüsü, ""Sosyalist-Arap"" bir karikatürist, ""Müslüman “bir şeyh  ve yine ""Müslüman-Türk"" bir karikatürist ve yazar. Vicdanın buluştuğu noktada umarım daha nice programların yine böyle bir yazar ve dinleyici kadrosuyla birlikte içinde bulunuruz. Unutmadan Abdurrahman Dilipak"ın önerilerini Asım Abi"nin dikkate aldığını biliyorum. Seneye umarım Hanzala,Rachel ve Ahmed Yasin ödülleri dağıtırken görmek istiyoruz bu ""Vicdan Sahipleri""ni.

Zübeyr Berk

 

On yaşındaki Rachel'i dinledik!

 

*Dünya Vicdan Günü'ne gelenlerin çoğu Rachel Corrie'nin henüz 10 yaşındayken Amerika'da kendi okulunda yapmış olduğu konuşmaya benim gibi ilk defa orada şahit oldu. Abdullah yıldız, Rachel'i en büyük kızı olarak kabul ettiğini söyledi. Konuşmasında "yaşından büyük öldün Rachel" diyen Esra Elönü haklıydı.

 

*Rachel "vicdanının sesine kulak vermek" ile kalmamıştı. Vicdanını eline almıştı. Sesi kendi sesiydi. Mektuplarındaki kelimelerin hepsi ona aitti. Rachel, vicdanını aklının önüne almıştı ve biz de buna şahit olduğumuzu dile getirdik 16 Mayıs gecesi.

 

*Şehit/Şeyh Ahmet Yasin. İsmini duymakla ferahladığımız, nefeslendiğimiz bir şeyh. Aynı zamanda ismini duyduğumuzda ürperdiğimiz bir şehit. Gülden Sönmez ablamız ondan ne güzel bahsetti. Tarık Tufan ondan bahsederken nasıl da titredi.

 

*Naci El Ali, Hanzala'sıyla orada bizimleydi. Hanzala; konuşmaya çıkan birçok yazarımızın dilindeydi. Hanzala oraya gelen/gelemeyen herkesin gönlündeydi.

 

İbrahim Tenekeci de oradaydı!

 

*Programın başından itibaren İbrahim Tenekeci ile Esra Elönü ve Zeki Bulduk beraberdiler. İbrahim Tenekeci bir ara elinde "Kültür" dergisini karıştırırken

 

göründü. Ve yine Tenekeci ağabeyimiz, elindeki kâğıtlara dizelere benzettiğim notlar yazıyordu... Tenekeci konuşma yapmadı!

 

*Esra Elönü ile Zeki Bulduk'u kapının önünde konuşurken bulduk, biz de dinleyebilir miyiz diyerek yanlarına sokulduk. Zeki Bulduk ağabey ile sohbet etmek ne büyük keyifmiş! "Alemdağ'da var bir Türkçe öğretmeni" tabirine şahit olduk.

 

*Karakalem'den Metin Karabaşoğlu konuşmasında "Bir çiçek bahar demek değildir/ baharın varlığına delil değildir ama bir çiçek baharın habercisidir" diyerek umut dolu cümleler kurdu. "Genç" dergisinin genç editörü güler yüzlü Lütfi ağabey konuşmasında Hılful Fudul'dan bahsetti.

 

Halepçe de anıldı!

 

*Konuşması arasında dinleyicilerden biri Halepçe'yi unutmamak gerektiğini vurguladı. Böylece Halepçe katliamı da anılmış oldu.

 

*Güzelim programda Hasan Aycın'ın çizgilerini topladığı kitaplarını, Cafcaf dergisinin sayılarını ve Otuzuncu Harf Dergisini almak mümkündü. Ayrıca pasta börek dağıtımı da ihmal edilmedi, kimse karnı aç eve gönderilmedi.

 

*Programda ilk konuşan isim Otuzuncu Harf Dergisi'nden Nurdal Durmuş idi. Yine Otuzuncu Harf'ten Mustafa Nazif, Gökhan Şimşek de konuşanlar arasındaydı.

 

*Cahit Zarifoğlu ağabeyin üç kızıyla da tanışma şerefini yaşadık. Cahit ağabeyin torunu Ethem'i kollarımda zıplattım.

 

*Selahattin Yusuf'a hediye edilen cdyi, Zeki Bulduk abiden de Kaihl'nin eski faşizanlarını öğrendik

 

*İbrahim Tenekeci'nin elindeki onca poşet dolusu kitabı da, programa katılan yazarlara imzalatmak için getirdiğini Merve Akbayır ablamızdan öğrendik.

 

*Tarık Tufan'ın geçen ay Şam'da hacı olup sakal bıraktığını(!), bir an evvel tekrar Şam'a kaçmak istediğini öğrendik.

 

*Sürprizi bozmak gibi olmasın, Selahattin Yusuf yakın zamanda TRT Int televizyonunda bir programa başlayacak.  Nisanın başlarında da Gaziantep'e gidiyorlar imiş "Meksika Sınırı" olarak.

 

*Program sonunda kendisine birçok şey anlatan yaşlı teyzemizi pür dikkat dinleyen İbrahim Paşalı'yı da sabrından ötürü tebrik ediyoruz etmek gerekir.

 

*Dönüş yolunda Nureddin Durman ile, Adem Turan ile, Asım Gültekin ile beraberdik.

 

Merve Büşra Bozcu

 

 

Ne kadar çok yazar! Ne kadar anlamlı cümleler!

 

Bu kadar çok yazar ilk defa bu kadar kısa bir sürede konuştu!

Toplamda 32 değerli isim konuşma yaptı.

 

Bahreyn'den bir gazeteci de katıldı. Tercümanın selamün aleykümü çevirmesine Asım Gültekin şaka ile karışık takıldı, bize “Esselamü Aleyküm”ü çevirme kardeşim! Dedi.

 

Salonda Kamil Eşfak Berki'nin şiiri asılıydı. Toplantı, konferanslarda seyrek görülen sayın Berki programa katıldı. Şiiri Nureddin Durman ve İbrahim Paşalı tarafından okundu. Rachel şiiri Kitap-lık dergisinde çıkacakmış.

 

İthaki yayınlarından Ahmet Öz çok hasta olduğu için gelemedi.

Asım Gültekin Ali Haydar Haksal'ı davet ederken kendisinin Yediiklim dergisinden yetiştiğini söyledi. Rachelle, Naci el Ali ile, Filistin ile, Bosna ile ilgilenmek borcudur sanatçının dedi.

 

Bestami Yazgan tatlı, şiirli bir selamlama yaptı. Ses tonu ne de iyiymiş.

Burhan Kavuncu Silopi'deki kemikleri de hatırlattı. Eşi Yıldız Ramazanoğlu'nun selamlarını ve hastalığından dolayı katılamadığını iletti.

 

Bülent Yıldırım Filistin'in dünya kamuoyunun gündemine gelebildiğini Çeçenistan'ın ise gelemediğini hatırlattı.

Gökhan Şimçek Dünya Vicdan Günü isimlendirmesinin isim babasıymış. Lakin konuşması biraz uzun bulundu.

 

İHH'dan Gülden Sönmez, Esra Elönü dışındaki diğer hanım katılımcı idi.

Gözler İsmail Kılıçarslan'ı aramadı değil!

Lütfi Arslan Efendimiz A.S'ı zikretmeyi unutmadı.

 

Yenidünya ve dunyabizim'den Mahmut Bıyıklı tüm dünyanın vicdanı olmak zorundayız dedi.

 Yazarlar Birliğini temsilen Metin Karabaşoğlu konuştu. Yazarlar Birliği nu sefer gerçekten yazarlar arası bir birliğe sahne oldu!

 

Özel FM'den tanıdığımız ses Nurdal Durmuş ilk konuşmayı yaptı.

Selahattin Yusuf konuşurken salonun büyüklüğü, küçüklüğü söz konusu oldu! CRR'de olmalı diyen dinleyiciye Asım Gültekin Ben bir salon için Belediye Başkanlarının peşinde koşacak kadar, yalvaracak kadar da düşecek, vakti bol biri değilim dedi.

Tarık Tufan ve İbrahim Paşalı gecikmeli de olsa gelebildiler programa.

 

Ümit Aktaş kimsenin ahiretini konuşmaya, onu belirleme hakkımızın olmadığını söyledi. Sevemediği Müslüman tiplerini saydı.

 

Yusuf Armağan vicdana hitap edecek sözün güçsüzleştirildiğini söyledi.

Şair Zafer Acar da katılanlar arasında idi. Fakat konuşup vakit almak istemediğini söyledi.

 

Abdurrahman Dilipak da listede ismi olmayan ama duyunca koşup gelen bir büyüğümüzdü. Buradan onun mütevazi ama süper bir adam olduğunu bir kere daha gördük.

Özgün Düşünce'den Abdülaziz Tantik de katılanlar arasında idi.

 Adem Turan Rachel için yazdığı şiirini okudu.

Yazarlar Birliği tarihinin en kalabalık toplantısıydı.

 

Merve Akbayır

 

 

Dünya'nın Vicdanı Nerdeydi? 

 

16 Mart Dünya Vicdan Günü münasebetiyle Türkiye Yazarlar Birliği'nin İstanbul Şubesi'nde bir program düzenlendi. Bu programın adı ve içeriği kadar önemli olan bir başka şey daha vardı; tertip edenlerinden birinin de www.dunyabizim.com olması.

 

Başta sitemizin editörü Asım Gültekin ve biz sitenin yazarları orada bulunacaktık. Sözü fazla uzatmadan izdihamın bazen ne kadar güzel olabileceğini anlatan, ziyadesiyle kalabalık, bir o kadar da heyecan verici bir programa şahitlik ettik…

 

Vapur sohbeti…

 

Üsküdar'dan vapura şair Ali Ayçil'le beraber bindik. Vapurda üst kata çıktık. İyi ki çıkmışız, bizden önce vapura binen sitemizin genç-usta kalemi Zeki Bulduk ve Birdirbir dergisinin her şeyi, bir kültür adamı Alparslan Durmuş koyu bir sohbete dalmışlardı.. İndikten sonra Alparslan Durmuş ve arkadaşlarından programda tekrar görüşmek üzere ayrıldık.

 

Ali Ayçil, Zeki Bulduk ve ben havanın hafif serinliğine aldırmadan Sirkeci Garı'nın önünden geçerek, Divan Yolu boyunca Sultanahmet'e doğru yürüdük.

 

Zeki Bulduk yeniden!

 

Malûm olduğu üzere Zeki Bulduk kendi kuşağı arasında yazdığı daha ilk kitaplarla adını duyurmuş, güçlü kalemlerimizden. Romanları konuşuldu, okundu, basıldı. Sonra ne olduysa ortadan yok oldu Zeki Bulduk. Son yazdığı romanının ödül alması Zeki Bulduk'u tekrar bize kazandırdı. dunyabizim.com sayesinde eline tekrar kalem almaya başladı. En azından bunu kamuoyuna duyurdu.

İbrahim Paşalı'yla Faruk Yücel tanıştırdı beni.

 

Dünyalılar!

 

Her şeyden önemlisi, bu sitede gece gündüz haber üretme derdinde olan, ciddiyetle işlerini yapan ahbaplarımı, güler yüzlerini o akşam tekrar gördüm. Kimler yoktu ki, Mahmut Bıyıklı, Cesur Küçük, Abdüssamet Bilgili, İskender Gümüş, Selman Maltaş, Mehmet Erken…

Dünyanın vicdanı 16 Mart akşamı oradaydı! 

 

Yakup Öztürk

 

 

16 Mart Dünya Vicdan Günü Fotoğrafları

http://www.dunyabizim.com/gallery.php?id=23
Güncelleme Tarihi: 21 Mart 2009, 12:09
YORUM EKLE
YORUMLAR
Osman Öztürk
Osman Öztürk - 10 yıl Önce

Bu ilk etkinliğinden dolayı Dunyabizim.com u kutluyorum. Rachel'i tüm türkiye ilk kez bu kadar tanıdı. emeği geçen herkese teşekkür ediyorum bu ilk etkinliğinizde gerçekten müthiş bir iş başardınız.

buhurumeryem
buhurumeryem - 10 yıl Önce

etkinliğinizi kutlarım.Orda olamamak çok üzücü...heyecanla yazıları okumaya başladığımda magazinel satırlar beni rahatsız etti..Arkadaşlar lütfen dikkat! benzersiz bir emeği bulandırmayalım..

Hasan Sarıca
Hasan Sarıca - 10 yıl Önce

Katılımcılar öznel değerlendirmelerini yazmış. Magazin algımızda bir problem var eğer bu yazılar magazinse. Ben de programa katılsam buna benzer noktalara değinirdim. Nasıl olsa "kimin ne dediğini" aşağı yukarı biliyor olurdum. Mühim olan ayrıntıyı verebilmek diye düşünürdüm.

cevdet kınay
cevdet kınay - 10 yıl Önce

dünya vicdan günü'nü 3 yıl önce ilan eden otuzuncu harf edebiyat ve düşünce dergisi her yıl düzenli olarak 16 mart'ta çeşitli etkinlikler düzenliyordu. küçük topluluklar önünde büyük lafların edildiği bu etkinliğin bu boyuta gelmesi mutluluk verici bir şey. emeği geçenlere teşekkürler

Hatice Algın
Hatice Algın - 10 yıl Önce

beklediğim bir haberdi. teşekkürler dünyabizim!
tabi orda bulunmanın ayrı bir lezzeti olmuştur muhakkak.

Elif Karacan
Elif Karacan - 10 yıl Önce

Cesur ağabey, Bence gayet sanatsaldı afişler:) senden iyi tasarımcı olur, kendine yazık ediyosun.. (Sen tepki altında kaldın bence.:):)

Serra'ca
Serra'ca - 10 yıl Önce

His bağları kopmuş dünya vicdanının böylesi anlamlı bir güne ihtiyacı vardı.
Üçüncüsü olan bu ektinliğe katılma imkanı yakaladım.Diğer iki etkinlik gibi katılamama durumum olsaydı oturup ağlardım..

banner19

banner13