Dünya bizim olmadığı için!

Neden şiir yazıyorlar soruşturmasının ikinci ve son kısmında Yavuz Altınışık günümüz Türk şiirinin genç ve dinamik şairlerine tekrar sordu.

Dünya bizim olmadığı için!

Neden şiir yazıyorsunuz?  Osman Özbahçe, Serkan ışın, Murat Üstübal, Hüseyin Akın, Selçuk Küpçük, Hayriye Ünal ve Evren Kuçlu'dan ilginç cevaplar. 

 

Osman Özbahçe

Niçin şiir yazdığımı bulamıyorum değil, biliyorum. Şiir yazmasam başka biri olmayacaktım. Gene bu ben olacaktım. Burası şiirin bana kattığını küçümsediğimi düşündürebilir, düşündürsün. Şiir benim için, hayatım söz konusu olduğunda birinci dereceden bir iş, asli bir unsur değildir. Asli unsura nazaran yapamadığım şeyin yerini tutan unsur da değildir. Yapamadığım şeyden kopmama izin vermeyen bağ diyebilirim şiir için. Bu aşamada niçin yazdığım değil, niçin şiirden vazgeçmediğim benim için daha önemli.

Böyle konuşunca bazı arkadaşlar benim şiiri getirip ideolojiye kitlediğimi zannedebilir, değil. Yazdığım şiir hiçbir zaman varoluş bağından kopamadı. Şunun gibi bir şey: “Tekme tokat davul zurna / Öğrendik ki dünya / Kırılmaz bir dünya / Öyleyse hepimizin / Bir mazereti vardı / Hain olmak / Şiir yazmak için.”

 

Serkan Işın

Neden şiir yazıyorum ya da neden sadece şiir yazmakla kalmıyorum?



Kuşağımın ve ondan önceki kuşakların ve ondan önceki kuşakların ifade edemediği şeyleri, benden sonrakilere göre daha çok ifade edilebilir hale getirmek için yazıyorum. Şiir için daha geniş bir alan, daha fazla katman, daha fazla malzeme, daha verimli bir söylem alanı... Araştırdığım bu.

 

Murat Üstübal

Yaşamla olan bağımı anlamlandırma adına yazıyorum. Bu aşk ve merak, kendi bedenimden yaşamın tüm yüzeylerine sıçradı desem abartmış olmam; hatta yaşama sevincimi besleyen ve bir iç nehirle tekrar şiirin kendisine dönen bir akış bu. Benimle dışımdaki arasındaki akışkanlığı sağlayan bir hareketlendirici olarak şiir, çoğunun sandığının tersine, tam da bu nedenle toplumsal olanla ve o toplumsalı sulayan insanlarla ilintili bir gerçeklik arayışının aracı! Mehmet Mümtaz Tuzcu'nun imgesiyle söz alırsam bir hepçil hücre olarak görüyorum şiir uğraşını. Dolayısıyla, neden yazıyorsunuz sorusunun cevabı her şeye ve hiçbir şeye ulaşmak için olmalı kısaca; ya da ne'den yazıyorsunuz dendiğinde her şeyden ve hiçbir şeyden her şeye ve hiçbir şeye hepten hiçe ve hiçten hepe yol almak için diyebilmeliyim her türlü faydacılık art niyetinden uzak durma güdüsüyle…

 

 

Selçuk Küpçük

Kendimle yüzleşmek, hesaplaşmak, sorgulaşmak.

Ben şiire diğer şair arkadaşlara göre çok geç başladım. Tabi bunu sonradan fark ediyorum. Üniversite ikinci sınıfta iken şiir ile ilişkim gelişti. Son sınıfta da bir dergide yayınlandı. O vakitler içinde bulunduğum siyasal yapının uzantısı olarak 12 Eylül İhtilali ile cezaevine alınmış, işkence görmüş, 9 idam vermiş bir abi kuşağa ait acılar henüz daha durmamıştı. Onlar içeriden bir dergi çıkartıyorlardı ve ben bu dergiye abone idim. Dergide, sorgulamalar sırasında gördükleri ağır işkenceler, kutsadıkları devletin onların üzerinden bir tank gibi acımasızca geçişi ve ardından yaşanan hayal kırıklığı, kafa karışıklığı… içlerinden idama tekbirler ile gönderdikleri 9 genç adam vs… bütün bunları okuduktan sonra taşıyamayacağım bir acı ortaya çıktı içimde. Böylelikle ilk şiirlerimi bu acılı kuşağa yazdım. Şimdi tabi aradan uzun yıllar geçti. Bu acılı kuşak benim öngördüğüm zihni, siyasi ve pratik düzeye gelemedi. Dünyayı doğru okuyamadı. Acılarının anlamını dahi doğru adreslerde arayamadı. Kirletilmiş Ölümler Kitabı (Şule Yay. 2004) adlı kitabımın başındaki ilk şiir (Kirletilmiş Ölümler Sagusu) bu yüzden bahsettiğim örselenmiş kuşağı ve ideolojisini eleştirir.

 

Dolayısı ile o yıllarda “neden yazıyorsun” diye sorulsa idi böyle bir cevap ile başlardım. Zaman sonra bireyliğimi elde etmeye ve bu özerk bilince ulaştıkça kendim üzerinden bir Türkiye ve dünya okumasına yaslanmaya çalıştım. Şimdi bu sorunun cevabı, salt kendim için yazıyorum olurdu. Kendimle yüzleşmek, hesaplaşmak, sorgulaşmak olurdu. Kendimi eksilte eksilte, fazlalıklarımı ata ata, geçmişimle çarpışa çarpışa bir şiiri yazma arzusundayım son yıllarda. Şiir kendimizi adam etmenin bir yolu. Mütevazılığın, erdemin kapı aralayıcısı.

 

Hüseyin Akın

Niçin şiir yazıyorum… Bunu hiç düşünmedim. Ama size böyle bir şeyi bana düşündürdüğünüz için teşekkür ederim. Sebebe binaen yapılan (yazılan) bir şey değildir şiir. İnsan şiire müsait bir ruh taşıyorsa şiir kendisinden sudur eder ve ortada o an için hiçbir sebep yoktur, dünyaya gelmiş olmaktan ve yaşıyor olmaktan başka. Yok, hayır, 'yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir' demeyeceğim. Sebebini bileydim yazar mıydım hiç şiir diyebilirim ancak. Sebebini bildiğim an şiirin değil o sebebin arkasına takılıp giderdim. Sahi niçin şiir yazıyoruz? Dünya dönmeye devam ediyor ve benim dünyayla verip alamadığım var. İlle de bir sebep söylemem gerekiyorsa alın size sebep: Benim hayatla hiç alıp veremediğim olmadı; ama verip alamadığım çok şeyler var. Hakkımı istiyorum hayattan, verip alamadıklarımı..



 

Hayriye Ünal

Sadece ben yazabilirmişim gibi gelen bir şeyi, çok özel bulduğum bir şeyi, her ne kadar bu bir yanılsama olsa da, dünyaya yerleştirmek istiyorum. İnsanın öldüğü güne kadar olasılıklar çeşitliliği oluşu ve ancak bunun çok sayıda kombinasyonundan seçilmiş durumları yaşayabilmesi yazıyı zorunlu kılıyor. Seçtikleriniz yüzünden eledikleriniz her zaman daha fazla ve bunlar, yani o çekici ihtimaller, işte onlar şiirin yapı taşı. Başka birçok neden arasından şunu da söyleyebilirim -ki indirgeyerek söylemek basitleştirecek ama ne yapalım- ben muhatap saydıklarımı kandırabilmek istiyorum şiirle. Yani suya kandırır gibi kandırmak. Oyalamak veya avutmak değil ama, olur ya, ben bunu yapabilirsem, benim için bunu yapacak birileri çıkma ihtimalini de hep canlı tutabilirim. Değil mi? Bizim şiir okumalarımız, algımız, şairleri anlamlı ve var kılıyor. Beni anlamlandıracak olanın algısını genişletme çabası diyebilirim yaptığım işlerin toplamına. Yalan olmasın diye yaşadığımız, desem yalan olur ama.  

 

Oğuz Karakaş

Dünya bizim olmadığı için!

 

Evren Kuçlu

Niçin şiir yazıyorum?* sorusu ancak bir dönem yazmaya devam ettikten sonra cevabını buluyor. Gençken kendinizi bazı duygulara ilişmiş dolayısıyla kalem elinizde buluyorsunuz. Başta duygusal gevşekliğinizi kontrol ve birileriyle eşitleme çabası olarak yöneldiğiniz şiir, niçin yazılacağını onu başka bir şeyle ikame etmeye kalkıştığınızda gerçekten ifşa ediyor. Yerine başka bir şey koymaya kıyamadığınız yahut elde son kalan şey olarak şiir, şairiyle asıl sıçramasını ve ona ödeteceği faturanın hesabını bu andan itibaren yapıyor. Şiirle başınızı bağladığınızda onun gençlik heyecanı olmadığını anlıyor ve “evet, işte bunun için, şunun için yazıyorum" diyorsunuz.  Bunları göz önünde tutarak söylersem ben şiiri hala bir gençlik heyecanı olarak sürdüğü için yazıyorum sayılır. Fakat heyecanın mecrası değişti zamanla. Beni heyecanlandıran liste daha bir hayatın merkezine kaydı. Hayatın merkezi karanlık bir yer. Herkesten daha narin bir sesiniz olduğunu anlamak yetmiyor artık. "Ölümlü, yanılgan" olduğunuzu iliklerinize kadar hissettiğinizde telaşı savuşturmak istiyorsunuz. Adil bir hayat sürmüyoruz bunu da hesaba katıyorsunuz. Hayatın gereğini yapamamış olmanıza rağmen bir kararda kalmanızı sağlıyor şiir. Yani yaşamakla başımı hoş tutuyorsam şiirin hoşnutsuzluklarımı gidermesi sebebiyledir. Evet, bütün bunlar şiir yazmanın karşıladığı şeyler olabilir. Bir de "İnsan bazen etrafını doldurmak bazen de -tam tersine- boşaltmak ister." demişti usta şairin biri. Sanırım şiir yalnızlığımızı keyfi kılıyor. Belki de bunun için.

 

* Ne söylersem söyleyeyim onu niçin yazdığıma dair en ufak bir fikir bile belirtememiş sayıyorum kendimi.

 

 

Yavuz ALTINIŞIK yazdı

Güncelleme Tarihi: 21 Haziran 2011, 12:26
YORUM EKLE
YORUMLAR
ahmet selamet
ahmet selamet - 10 yıl Önce

''Şiir kendimizi adam etmenin bir yolu. Mütevazılığın, erdemin kapı aralayıcısı. '' şiiri kendi için bir terbiye aracı olarak görmek çok saçma bence. mütevazilikte şiir içerisinde aranmaması gereken bir şey. yazdığım şiir budur! en iyisidir bu! demiyorsan şiir yazma gibi birşey diyor ismet özel. tam hatırlayamıyorum. ama bu kapıya varıyor işte. aksi taktirde bir şiir yazdım müslüman oldum diyenler çıkardı karşımıza, iyi şiir adamı adam etmez.

akifselim
akifselim - 10 yıl Önce

Peki siz neden şiir yazıyorsunuz ey Yavuz Altınışık!

Yavuz Altınışık
Yavuz Altınışık - 10 yıl Önce

soru güzel keşke verebileceğim cevabım da güzel olsa. ama nafile. eğer bu noktada bir cevap verebilseydim en ilkin ben verirdim o cevabı. ama o bende mahrem kalsın. ama bu bir cevabım olmadığı anlamına da gelmesin.

banner19

banner13