banner17

Dizilerle uyutulmak istemiyoruz!

Gençlik dizilerinde arkadaşlarımıza seyrettirilenler Türkiye gerçeklerini yansıtmıyor.

Dizilerle uyutulmak istemiyoruz!

TVlerle uyutuluyoruz, bizim rızamızla. Bizi televizyona bağlayan en önde gelen unsur ise diziler. Dizilerin, insanları uyutmak için kullanıldığı gibi söylemlere her zaman kullanılmıştır ama bunu yeniden söylemek ve olayı bir başka açıdan değerlendirmek istiyorum.

Günümüzde en çok izlenen diziler üniversite ya da lise çağlarındaki gençleri konu alan ‘gençlik dizileri’. Bu diziler genel olarak üniversite okuyan genç erkek ve kızların karmakarışık aşk ilişkilerinden ibarettir. Bu dizilerdeki üniversite öğrenimi gören(!) gençlerin her birinin çoğumuzun meslek sahibi olunca bile binemeyeceği arabaları var. Kendilerine ait evleri var. Üniversite okumalarına rağmen dersleri hariç her türlü işle uğraşıyorlar. Yüksek girişimci ruhla! Kendilerine iş yeri açıyorlar, bir anda iş adamı oluveriyorlar. Her gün yeni bir kız arkadaş bularak saçma ve ahlaksız ilişkiler yaşıyorlar. Derslerini iyi tutmak, okulu bir an önce bitirip bir işe girmek, anne babalarına faydalı bir evlat olmak gibi bir gayeleri yok.

Üniversite fotoğraflarında kütüphane yok

Üniversite okuyan bu gençlerin üniversite okumaları sadece kampüste çimenlerin üzerine oturmuş laptopları ile uğraştıkları bir iki sahneden ibaret. -Bu sahne hepimizin aklına gelmiştir. Hayallerindeki, ufuklarındaki üniversite budur işte onların. Çimenlerin üzerinde kızlı erkekli önlerinde laptop, yılışık ve sahte gülümsemelerle bir grup genç. Hiç bir yerde üniversite fotoğrafı olarak kütüphaneler karşımıza çıkmaz. Hep bu fotoğraf vardır.- Dizilere konu olan bu gençlerin vize, final, bütünleme gibi dertleri hiç yoktur. Üniversiteyi bitirince girecekleri bir KPSS, atanamadıkları takdirde en iyi ihtimalle "işsiz"(!) olma durumları da yoktur. 4 yıl üniversite okuduktan sonra itfaiyeci olmak için sıraya girme ihtimalleri, yüz puanlık sınavdan doksan alıp mülakatı geçememe durumları da yoktur. İşte dizilerde karşımıza çıkan üniversite gençliği budur.

Türkiye gerçekleri dizilerdekinden farklı

Şimdi de Türkiye’nin gerçeklerinde dönelim. Dört yıl süren saçma sapan bir lise eğitiminden sonra, kıt kanaat biriktirilen paralarla aptalyuvası dershaneye giderek üniversiteye yerleşen gençlerin bir kısmı dört yıl üniversite eğitimini bin bir zahmetle, yarım zamanlı çalışarak, anketörlük yaparak bitirebiliyor. Tabi bir de kazandıkları halde maddi imkansızlıklar yüzünden üniversiteyi bırakmak zorunda kalanlar var. Elbette keyfine diyecek olmayanlar da var, okumak, düşünmek, sorgulamakla meşgul olanlar da var, ilim adamlarının, ahlaki ortamların peşinde koşturanlar da var çok az da olsa. 

Üniversite bittikten sonraki merhale ise daha vahim. Girilecek bir yığın sınav, sınavlardan sonra - referans ya da daha doğru tabirle torpil- yapılan mülakatlar… Sonra beş yüz liraya kapılarını sonuna kadar açan dershaneler. Daha saymaya gerek var mı!

25960Aldatılıyoruz, uyutuluyoruz

Biz dizilerde yüz öğrenciden birinin sahip olabileceği imkanlarla aldatılıyor, uyutuluyoruz. Bizim çoğumuzun üniversiteyi bitirince başına geçebileceğimiz aile şirketlerimiz yok. Bu dizilerin hiç birinde ders çalışan üniversite öğrencilerine rastlamıyoruz. Yüksek lisans düşünen bunun için dil kursuna giden birine de rastlamıyoruz. Bu derece Türkiye’nin gerçeklerinden kopuk sahnelerin bizlerin zihinlerimize her gün işlenmesinin manası nedir. Malum diziler kime hizmet etmektedir. Dizilerde karşımıza çıkan tozpembe sahnelerin Türkiye’nin gerçekleri ile alakası olmadığı aşikarken dizilerin milleti uyuttuğu ve bu yolla kime hizmet ettiği tartışmaya açıktır. Ben naçizane bu tespitlere ulaştıktan sonra yorumları ve tartışmayı sizlere bırakıyorum.

25961Yayından kaldırılmalı

Üniversitede bir hocam "eğer bir konu hakkında konuşacaksanız, sonunda mutlaka çözüm önerileri de getirmelisiniz" der her zaman. Bu noktadan hareketle benim görüşüm; yukarıda belirttiğim acı gerçekler herkese ciddi bir şekilde anlatılmalı ve toplumsal bir mutabakat ile bu diziler boykot edilmelidir. Bu diziler izlenmediği takdirde mecburen yayından kaldırılacaktır. Bunu başaramazsak diğer teklifim daha net ve kesindir. Sert ve hoş karşılanmayacak bir teklif biraz ama bu dizilerin devlet tarafından yayından kaldırılmasıdır.

Vesselam!

 

Hamdi Enes gençleri dizilere karşı uyanık olmaya çağırdı

GYY'nin notu: Hamdi Kardeşimizin kaygılarını anlıyor ama bazı açılardan kendisine katılamıyoruz. Kötünün kötülüğü ile yorulmak yerine, hayrı çoğaltmak mücadelesi Dünyabizim.com'un tercih ettiği yoldur.

Biliyoruz ki bu devlet hayırsız işlere engel olacak cesareti kendinde bulamayacak yöneticilere bolca sahip bir devlettir. Sadece böyle olsa gene iyi, hayırlı işlerin de önünü kesme küstahlığını kendinde bulan (dindar) yöneticilerin bile çokça bulunabildiği bir devlettir.

Biz güzel adamları, güzel kurumları, güzel çabaları anlatmaya devam edelim Hamdi kardeş! Diğeri ile hiç işimiz yok, hiç!!

 

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2011, 22:11
YORUM EKLE
YORUMLAR
rb
rb - 8 yıl Önce

Diziler gerçeği yansıtamaz ki zaten ondan böyle bir amaç beklemek doğru olmaz. Önemli olan dizilerde anlatılanın aslında tamamen hayal ürünü olduğunun farkına varmak ve malayaniyi terk adına izlememeye kalkışmamaktır. Üniversite gençleri olarak liseli kardeşlerimizi bu konuda aydınlatacak olan kişiler bizleriz. Şahsen benim marmarada şu an ikinci senem fakat işlerimin yoğunluğundan dolayı çimenlerin üzerinde keyif çatmaya fırsat bulamadım :) Gelmeyi düşünen varsa bu sadece başlangıç...

SiviL
SiviL - 8 yıl Önce

Resmi vesikalarla Fuhuş yaptıran ve bundan KDV geliri alan bir Devlet'in bu gibi konuları dikkate alıp harekete geçeceğini beklemek tam bir hayal.Zaten amaçlarına çoktan ulaştılar.Artık toplum içinde(İETT otobüsleri) rahatça şehevi duygularını tatmin edebiliyorlar.Onu izlemiyorum,bunu izliyorum fazla inandırıcı gelmiyor bana.Müslümanlar Televizyon konusunda daha radikal kararlar almalı.Ya bu dizileri,ahlaksızlığı kabullenip izlemeye devam edecek,ya da TV'leri toptan kaldırıp lanet okuyacak

MİLENA
MİLENA - 8 yıl Önce

YAYINLANMASIYLA İYİ BİR TOPLUM OLAMADIĞIMIZ, İNSANA İNSANLIĞA HİÇBİR KATKISI OLMAYAN BİR ÇOK PROGRAM KALDIRILSA HELE Kİ DEVLET ELİYLE. ADINA SANAT SEVER DİYENLER SOKAĞA DÖKÜLÜR, ÖZGÜRLÜK NARALARI ATAR , BU DURUMDAN YİNE HÜKÜMETİ SUÇLAR, KENDİNCE KENDİ UFAK AKLIYLA DİNCİ TABİR ETTİĞİ İNSANLARI SUÇLAR.AMA DEMEZ Kİ BU YAYINLANANLARDA NE VAR Kİ BİZ NEYİ SAVUNUYORUZ. SAVUNULACAK BİR TARAFI VAR MI!TAMAMEN GAYESİZ,HEDEFSİZ,İNANÇSIZ,FAYDASIZ BU PROGRAMLARIN...

istanbuler
istanbuler - 8 yıl Önce

Ancak, TV'yi kapatmak bir yol. Böylece farklı birşeyler yapılabilir. Zaten belgesel bile olsa biz koltukta yayılmış, eğlence amaçlı izliyor olacağız. Yani TV çoğunlukla zaman geçirmek, eğlenmek amaçlıdır. Ana haber bültenleri bile zaman harcatıcı uzunlukta.
İslami içerikli programlar için bile izlense, bu işler TVsiz daha güzel.
Ayrıca, zaman kaybetmeye meyyal arkadaş facebook, internet, vs. vs. zamanını harcar.

mücahide
mücahide - 8 yıl Önce

gerçekten doğru bir konu. üniversite, lise çağında ki öğrencilerin tv de ki davranışları artık benimsenmiş normal görülmüş durumda. bir düz lise öğrencisi bile marmara yı kazanıp okul bahçesin de ki kafeye gitmeyi hayal ediyor. hem ahlaksız hem de her zaman toz pembe olan bu diziler bence yayınlanmamalı. hem oluşacak olan nesil hem de çuan ki öğrenci ve gençlerin zihni bunatmak da bu diziler

Hamdi enes akçay
Hamdi enes akçay - 8 yıl Önce

yorumlarınız için teşekkürler

selman kök
selman kök - 8 yıl Önce

çok güzel bir konuya değinmişsiniz .maalesef hayatımızın gerçekleri bunlar .gençlerimizin daha idealist olmasını istiyoruz ama bu şekildeki dizilerle uyutuluyorlar. tebrik ediyorum yazılarınızın devamını bekliyoruz.. başarılar

banner8

banner19

banner20