banner17

Dergiler kavga için mi var, yuh!

Sakarya'nın Pamukova ilçesine bağlı Karapınar mevkiinde Kertenkele ekibi toplandı. İşte o toplantıdan notlar…

Dergiler kavga için mi var, yuh!

Pamukova, İbrahim Tenekeci’nin deyişiyle şirin bir ilçe. Tarımsal ürünlerin zenginliği ve kalitesi, halkının çalışkanlığı ve iyi niyeti, manevi değerlere olan hassasiyeti anlamında muhafazakâr, gelişmekte olan bir taşra görünümünde, herkesin beğenisini kazanmış küçük bir ilçe. Evliya Çelebi’nin “cennet’ten bir köşe” dediği bir yer burası.

Pamukova
(+)

Karapınar mevkiine gelince; doğrusu burası baba yadigârı dediğim, etrafı duvar ve çitlerle çevrilmiş, Celep kardeşlerin yaşadığı mütevazı, doğallığından bir şey kaybetmemiş bir çiftlik olma özelliği yanında tam bir botanik bahçesi.

Gürültüden ve kargaşadan uzak

Bu eve, modern hayatın kaosundan ve karmaşasından uzak, aklınıza gelen bütün meyve ve sebzelerin olduğu, büyük hafız-ı kelam Ahmet Celep Hoca Efendi’nin mahdumları Mustafa ve Ali Celep'e emanet ettiği sakin ve fırtınasız bir liman diyebilirim. İstanbul-Adapazarı-Mekece-Eskişehir-Ankara hattı üzerinde yol kenarında inşâ edilmiş bu tek katlı ve balkonlu evin en belirgin özelliği; yaşamın, yaşamın canlılığı içinde şiirin ve kedilerin konuşulduğu bir ev olması. Yani evin gündemini şiir ve kediler işgal eder. Şiir mevzuunda, dedikodu ve incir çekirdeğini Kertenkeledoldurmayan yavan düşünce kırıntıları değil de, daha çok esasa ilişkin, Necip Fazıl’ın deyişiyle çilesi çekilmiş ciddi fikirler ifade imkânı bulur bu konuşmalarda.

Muammer Yavaş da oradaydı

İşte bu ciddiyetten hareketle Temmuz’un ilk haftası bir buluşma gerçekleşti.  Dergiciliğimizin meseleli, derdi olan dergilerinden -Ordu-Ünye merkezli- Kertenkele Edebiyat ve Düşünce dergisi GYY’si Muammer Yavaş ve Ali Celep önce İstanbul’a, Asım Gültekin’in yanına uğradıktan sonra yukarıda betimlemeye çalıştığım bu güzide ve seçkin mekânda bütün dergilerin enine-boyuna konuşulduğu -hepimizin özlediğini düşündüğüm- bir sohbet gerçekleştirdiler.

Ali Celep
Ali Celep ve Muammer Yavaş
Mustafa Celep ve Muammer Yavaş
Ali Celep ve Muammer Yavaş
Fotoğrafları büyütmek için üzerini tıklayınız

Mevzu neydi?

Konu daha çok edebiyat dergileri üzerineydi. Dergilerin aralarındaki mesafenin gittikçe açıldığı, bu durumun edebiyat ortamını cansızlaştırdığı, aynı zamanda birbiriyle kavgalı dergilerin daha çok olumsuz yönlerini öne çıkarmaya çalışmaları, nedensiz kısır iktidar polemiğine girmeleri, dergilerin kendi içlerine kapanmaları, birbirlerinin emeğini ısrarlı görmezden gelmeleri, kardeşlik hukukunu gözetmeyen bir tutum içinde olmaları, anlamsız düşmanca tavırlar içinde olmaları, dergilerin birçoğundaki tavır geliştirememe problemi, kuşatıcı bir üslup içinde olmamaları, bir derginin diğerine karşı kör ve acımasız olması, dergiciliğin geleceği, şiir klikleri, çeteleşmeler, birbirini çekememezlikler, ahlakî tavır noksanlığı, ayrılıklar, parçalanmalar, dergilerin satış rakamlarının az olmasının nedenleri vb. mevzular konuşuldu, tartışıldı.

Sağlam ve eleştirel ahlakî bilinç gereksinimi

Aslında her derginin kendince bir misyon yüklenmeye çalıştığı fikri, konuşmalardaki genel kanaat idi. Dolayısıyla dergilerin bu misyonu ifa etme sürecinde kimi kez yanlış tutumlar içerisinde olabileceği, fakat bu tür durumlarda sağlam, yapıcı ve eleştirel ahlakî bilinç gözetilerek daha canlı bir edebiyat ortamı oluşturmanın imkânlarının araştırılması gerektiği kanaati genel sonuç cümleleri oldu.

Açıkçası böylesi birlikteliklerin ulus genelinde farklı platformlarda gerçekleşmesi Türk şiirine ve dergiciliğine yeni açılımlar sağlayabilir. Böylece verimsiz polemiklerin kısır döngüsünden de kurtulmanın yolu açılmış olur.

 

Mustafa Nezir, büyük buluşmalara özlemle yazdı

Güncelleme Tarihi: 22 Temmuz 2010, 23:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
yusuf huzuroğlu
yusuf huzuroğlu - 8 yıl Önce

cok dogru bı konuya deyınmıssınız herkezin okumasını isterim gercekten cok güzel bi konu...

memet salih
memet salih - 8 yıl Önce

kertenkele, okuduğum, takip ettiğim kadar, kavganın göbeğinde bir dergi. Mustafa Nezir, edebiyat kavgasına son derken, sanırım bazı dergiler arasında kimi zaman yaşanan sokak ağzı dalaşlarını kastediyor. Bu anlamda doğru bir tespitte bulunuyor. Yoksa kavga hak uğruna hep olacak ve kertenkele de bu kavgada haktan yana olacak

meryem
meryem - 8 yıl Önce

ben fayrap dergisi gibi kertenkele dergisini de Türk şiir eleştirisinde bir imkan olarak görüyorum. kertenkele'deki şiir eleştiri yazıları eleştirimiz adına az da olsa bir kıpırdanmanın olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

FikreDeydin
FikreDeydin - 8 yıl Önce

"Her derginin bir misyon yüklenme"si doğal. Ama "kendince" olmasa. Yani varış noktası hassaslığı bilinciyle, farklı cümlelerden oluşan, ama aslında aynı şeyi anlatan edebîlikte ve edepte-ki camia edebiyat ise bunu becerebilir-misyonlar. "Sağlam, yapıcı ve eleştirel ahlakî bilinç gözetilerek" "Rabbini bilen" "canlı ve vizyoner" bir edebiyat ortamı oluşturmak için "imkân" bize kalan mirasta yok da kimde var?Herkes ben haklıyım, ben yaşlıyım, ben daha iyiyim derse bunun neresi kardeşlik

Sonnur Sezen
Sonnur Sezen - 8 yıl Önce

kertenkelenin 1.sayısından beri nüshaları elimde mevcut.ne güzel günler geçirmiş ne güzel günlere gelmişler.yeni sayılarına baktığımda eski hikayeci ve şairlerinden kayıplar var.kertenkele de elbette bir yayın politikasına sahip.bir yerden düzelirken bir yerden bozuluyor. benim merakım şu:kertenkele dergisi nasıl yazılar kabul ediyor ve neye göre değerlendiriyor.bunlardan haberdar olmak isterim
epostam:
sonnursezen@hotmail.com

hasan hakan
hasan hakan - 8 yıl Önce

Bu kardeşlik mevzusu hayati bir çok konuyu gölgede bırakıyor.Eğer büyükçe bir yanlış yapılıyorsa,kardeşlik kontenjanından herkes bu yanlışın içine girebiliyor.Haklılık yaşlılık iyilik mevzuları da değil,sadece doğruluk,dezenformasyonun önlenmesi,edebi gözetirken bunu kendi dostları arasında da gözetmesi,kendilerinin yaptığı sayısız kötülük ve yağmaladıkları bir ömürden geriye hangi kardeşliğin kalacağını da hesap etmek gerekmektedir.

Kardeşlik üzerinden kurulan kontrol mekanizmasına hayır!

esat
esat - 8 yıl Önce

kertenkele'nin iki ayda bir çıkma olasılığı var mı? mustafa nezir'e teşekkürler. dergiciliğin daha iyi yerlere varması adına değindiği konular için.

banner8

banner20