banner17

Âdemin kanadı var biliyor musun?

Osmanlı sokaklarından, uçmak sevdasında bir ademoğlundan, gerçek denizinden hayal ülkesine kaçmış bir havvakızından bahisle..

Âdemin  kanadı var biliyor musun?

Şiir tadında bir roman

Yasemin KarahüseyinYasemin Karahüseyin tarafından kaleme alınan Âdemin  Kanadı, Şule Yayınları'ndan çıktı.  Kitap, üç bölümden oluşan bir roman; Aklın Kanadı, Ruhun Kanadı ve Ademin Kanadı. Bu, Hezarfen Ahmet Çelebi’nin kanatlarına atıfla başlayan ve hayalin aşkla olgunlaşan kanatlarında biten bir masal aslında. Bir uçuş denemesi... Mazi ile atinin karıştığı; düş, hayal ve gerçeğin birbiriyle sınandığı; insanın hayaliyle ölçüldüğü bir roman.

Tarihi anlatmayan tarih romanı

On yedinci yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’da, Dördüncü Murat Han’ın saltanata çıkışıyla başlıyor roman. Yazar, saraydaki çıkar çatışmasını, yeniçerilerin siyasete müdahalesini,  devlet idaresinin sokağın diline düşmesini ve beraberinde gelen yenilgileri; Bağdat’ın düşüşünü, Celali isyanlarını ve İstanbul yangınlarını tarih anlatma kaygısına düşmeden ana hikâyenin tamamlayıcı unsurları olarak resmediyor.

Ademin Kanadı, ilk baskı
(+)

Roman’ın kahramanları; bir hayalin tam ortasında yaşayan Ahmet, onun acıyı tatmış fakat hayalden nasipsiz dostu, Seyyid;  ve Ahmet’in kuş dosları... Efsunuyla hayallere hükmedebilen acem kızı, Rana; onun her sırrına vakıf fakat aşktan nasipsiz dostu, Mehrangiz; ve Rana’nın hayali dostları...  

Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri,  Seyyah Evliya Çelebi,  Şair Nef’i gibi o dönemde yaşamış önemli tarihi şahsiyetlere de rastlıyoruz romanda. 

Romanın dili, bir şair tarafından yazıldığını ele veriyor.

Yeşim taşından bir kolye. Adı, aynül-mazi; mazinin gözü. Bu tılsımlı kolye ile geçmişe yolculuğa çıkar Rana.  Gösterişsiz ve hastalıklı, üstelik Mecusî Piruz Efendinin kızıdır Rana. Sol bacağını kaybeder on beş yaşında. Gerçek, yaşanmaya değer değildir onun gözünde. Ne ki aşıktır ve aşkı yaşadığı gerçeğin içine sığmamaktadır. O zaman kendine bir dünya kurar Rana; düşten, efsundan, aşktan. Aşk ile hükmeder hayallere. Sevdiği adamın gerçeği olamayacağından hayali olmak ister. Ahmet’in hayallerine hükmeder. Bir defterin yedi dilimine yazdığı efsunlu kelimelerle; kuyu cini, zerniğar, azar, kerih, cesim, Ecmel, uçmak. Yedi dilim yedi koldan şahlandırırken aşkı; Ahmet’in önünde yedi vadi olup sınarlar aşığı:

Kuyu cini, hayaline inancını sınar. Zerniğar, dünya malına meylini; Azar, aşka  inancını; Kerih, ölümsüzlük arzusunu; Cesim, merhamet duygusunu; Ecmel, tene meylini; Uçmak, hakikate ulaşma isteğini...

Hayallerimiz olmasa hiçiz!

Ademin Kanadı, ikinci baskı
(+)

Ahmet ki hayallerini teke indirmiş adam. Yaşamayı, uçmak bellemiş. Öyle ki, “virdimiz hayallerimizdir; hayallerimiz kanatlarımız” sözünü gerçek eylemiş. Arınmış, hafiflemiş. Aczini talim eylemiş. Gerçeği hayale feda eylemiş. Hayatı hayal, aşkı hayal, ölümü hayal bellemiş. Hayalinin bir kadının da hayali olduğunu görünce aşkın kanatlarıyla kendini tanış eylemiş. Tahtadan, tüyden suni kanatlarla uçabilmenin ötesine geçmeye azmeylemiş. Nihayet, aşkın kanatlarıyla kanatlandığını fark eylemiş.

Düşlerini sevgilisine vermekle, sadakatini ispat edendir, Rana. Ömrünü verdiği kanatlarını parçalayarak aşka teslim olmuştur Ahmet. Hayalin birleştirdiğini hayat değil, ölüm  dahi ayıramayacaktır.

 

 

Hilal Söylemez hayallerinin peşinden gidenlere anlattı

Hazerfen
Güncelleme Tarihi: 21 Nisan 2016, 12:19
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
hülya
hülya - 8 yıl Önce

kesinlikle okunması gereken bir kitap...kışın kendini iyiden iyiyye gösterdiği bu günlerde istanbulun en önemli simgelerinden biri galata kulesinden hazerfen çelebiye,tarihe fantastik bir yolculuk yapmak isteyenlere şiddetle tavsiye edilir...

banner8

banner20