Dedem Korkut tv'ye çıkmış haanım hey!

Televizyonda şu aralar çocuklar için iyi şeyler de olmaya başladı...

Dedem Korkut tv'ye çıkmış haanım hey!

Son yıllarda Türkiye’de gerek sinemada, gerekse televizyonda menfi icraatların yanında insanın yüzünü güldüren tatlı gelişmeler de meydana geliyor. Günün hemen hemen tamamına yakın vaktini evde geçiren çocuklar, aileleri tarafından bila-mecbur oyalanmaları için televizyon başında yalnız bırakılıyorlar. İşin sağlıksal yönünü bir tarafa bıraksak bile, çocuğun bu şekilde ekran başında tecrit edilmesi ahlaksal bazda bakıldığında, bizi nasılda büyük bir tehlikeye attığını düşünmek gerek.

Çocukların kontrolsüz bir şekilde ekran başında ellerinde kumanda ile bırakılması düşülecek ikinci büyük hatadır. Kendi yaşlarına hitap ettiğini düşündüğümüz çizgi filmler dahi öncelikle ebeveynler tarafından izlenip daha sonra uygun bulunduğu takdirde çocuğa izletilmesi daha sağlıklı olacaktır.

Batının çizgi filmleri ne anlatır?...

Çocukluğumuzun –evrelerinde, seve seve izlediğimiz- çizgi filimlerine bugün bir kez daha baktığımızda durumun hiç de göründüğü gibi olmadığını göreceğiz. Yahudilerin Avrupa’da kendilerine karşı kullanılan “fare” ithamını hafızalardan silemeyince, fareyi sevimli ve sempatik hale getirmek maksadıyla ürettikleri “Mickey Mouse, Tom ve Jerry”... Yine derin manada her şeyin tek düze olduğu herkesin sınıflara bölünüp isimsiz bir şekilde sadece görevlerini ifa etmek için düzenlendiği, başlarındaki kızıl şapkalı liderlerinin aksini düşünmeyen, düşünseler dahi bunun hata olduğunu anlayarak tekrar mutlak itaate yönelen, kadın metasının dahi tek olduğu ve köylerinde ibadethanenin bulunmadığı, görünüşte şirin ama aslında hiç de masum olmayarak komünizm propagandası yaptığı belirtilen “Şirinler”. Bunun yanında ismini saymakla bitiremeyeceğimiz bir çok oyun yine bu çizilmiş karelerin içine yerleştirilmiştir.

Çizgi film karakterlerinin (Red Kid, Temel Reis, Fred Çakmaktaş gibi) ellerinden sigaranın, puronun, piponun düşmemesi özentinin ilk izlenimleridir. Tarzan'ın çıplak olması, Kül Kedisinin eve gece saat on ikide dönmesi ve sahnelerde kutlamalar için içki içilmesi; şehvet ve alkol tehlikesini tetiklemekle kalmayarak ahlak bozukluğuna da neden olmaktadır. Batı sömürgenleri tarafından Dünya halklarına sunulan her ürün içinde planlanmış oyunlar elbette vardır. Bu zehirli görsellikle büyümüş bir neslin hem ahlaki hem de ruh sağlığı elbette bozuk olacaktır.

Artık bizden karakterler...Pepee

Bugün Batıya olan minnet duygusundan (aşağılık psikolojisinden) kurtulmak adına kendi kaynaklarıyla izleyici karşısına çıkan televizyonların olması sevindiriyor bizi. İşte bu noktada tamamen izleyicisinin çocuklar olduğunu kabul ederek kurulan TRT Çocuk Televizyonu çocukların zihinsel gelişimlerine yardımcı programların yanında, hazırlamış olduğu yerli ve tarihi karakterlerin çizildiği çizgi filmler yayınlayarak temiz bir ekran olma yolunda ilerliyor.

“Pepee” adlı bir çocuğun kardeşi Bebe, arkadaşı Şila ve Şuşu ile birlikte evlerinin bahçesinde geçen maceralarının yanında dedesinden ve ninesinden öğrendiği geleneksel türkü ve halayları ile adeta bir fenomen olmuş durumda. Çarşıda pazarda (made in PRC olsa bile) oyuncakları satılan, dillerde “insan hiç sevdiğini üzer mi” Pepee şarkısının söylendiği yerli kahramanımız olarak hiçbir art niyeti barındırmayarak çocukların hem eğlenmesine hem de öğrenmesine katkıda bulunuyor. Dede, nine, anne, baba kardeş şeklinde geleneksel aile yapısına uygun olarak çocukların gelişme dönemlerinde öğrenmesi gereken temel fonksiyonların aktarıldığı bu çizgi film sadece çocukların değil yaş seviyesi yirminin üstünde olanları dahi heyecanlandırıyor. Zira Pepee’nin sempatik ve sevecen hareketleri ile insanın içini gıcıklayan ses tonu ve en güzeli havalara uçarak gülmesi her yaştan kişinin ilgisini çekiyor.

Keloğlan

Böylesine anlamlı bir yayının peşinden küçük büyük artık ayırt edilmeksizin ismini anarken bile güldüğümüz “Keloğlan Masalları” geliyor. Geleneksel (bildiğimiz) Keloğlanın modernize edilerek aktarıldığı, arkadaşları ile futbol maçı yaptığı, “Bilge Can Dede”sinin yaptığı tahtadan helikoptere (adı adımopter) binerek seyr-i alem ettiği ve her zamanki gibi kötülerin hakkından gelerek dürüstlük mesajı vermesi ile ikinci yerli fenomen kahramanımız oluyor.

Dede Korkut Hikayeleri

Dedem Korkut da çizgi film oldu

Ve son olarak bugünlerde yeni yeni ekranlarda görünmeye başlayan bir önemli tarihi anıt da TRT Çocuk’ta gelenek ile gelecek arasında bağ kurma yolunda hizmet veriyor: “Dede Korkut Hikâyeleri”. Üniversitelerin edebiyat bölümlerinde ders olarak okutulan; bu yüzyılların büyüttüğü, Oğuz’un bilirkişisi, Resul-i Ekrem zamanında yaşamış olan; doğan çocuğa ad koymaktan, toyları başlatıp, dargınları barıştırmaya, han’a öğütler verip yol göstermeye kadar birçok görevi üstlenen ve yaşayan toplumun kolektif ruhunu taşıyan Korkut Ata kerametler gösterip tarihin danişmendi olup “haanım hey!” hitabı ile nicelere sözünü dinletmiş bir efsanedir. Bu şahsiyetin, efsanevi hikâyelerinin; merak heyecan, dini ve milli motiflerle süslü yanlarının çocuklarca hazmedilecek bir şekilde ekrana yansıtılması bu işi sadece eğlence alanında bırakmayıp bir kültür mirasını devretmenin ağırlığını yaşamaktadır. Basat’ın Tepegöz’ü öldürmesinden tutun da Uruz’un evinin yağmalanmasına kadar içinde 12 hikâyenin yer aldığı bu Dedem Korkut Kitabı’nın birer ikişer çizilerek ekranlarda yerini alması bu ülke ve bu ülke çocukları için gerçekten hatırı sayılır bir hizmettir. Hafta içi her gün genelde çocukların en müsait oldukları zaman aralıkları ile gösterilen bu çizimler Pepee ve Keloğlanda olduğu gibi yine kendisini yetişkinlere de keyifle izletmektedir.

Televizyon ekranında batı zihniyeti tarafından, alt metinlerle doldurulmuş çizgi filmlerin yanı sıra, (aşırı) menfi dizilerin kanal kanal dolaştığını görmek her ne kadar üzüyor olsa bile yüzümüzü güldüren güzel işlerin de -az da olsa- yeni yeni filizlenmesi mutlu ediyor bizleri.

 

Sefa Toprak TRT Çocuk’u beğendi

Güncelleme Tarihi: 04 Mart 2012, 23:08
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mücahir
Mücahir - 7 yıl Önce

pepe bizim degil cakma bir çizgi filmdir..ispanyollardan alinti 'Pocoyo'nun çakmasidir...Ilgilerinize sunarim..

133 İSMAİL
133 İSMAİL - 7 yıl Önce

berad kardeşim işte ne güzel bizim de yerli (Milli) bir çizgimizin olması güzel bir durum değil mi. bu çalışmaların devamında Osmanlı padişahlarının tek tek çizgilerle buluşturulmasını temenni ediyorum.

berad
berad - 7 yıl Önce

caillou diye birşey var. çocuklar o ağlayınca ağlıyor ve güldüğünde gülüyor.

133 İSMAİL
133 İSMAİL - 7 yıl Önce

pepeeeee nin çakma olması var olan bir gerçeği: peepedeki milli ve manevi ögelerin yansıtılıyor olmasını değiştirmez.eğer pepee "hanım ey" "trakya karşılaması" veya "fidayda" gibi geleneksel türk halaylarının yerine bize ait olmayan bir türküyü halayı sergileseydi o zaman çakma derdik. bu şekilde başka bir yerden ilham alınmış olması şimdiki kabulunden bir değer kaybettirmez

rafet gayretli
rafet gayretli - 7 yıl Önce

Pepe karakterinin İspanyol menşeili olduğunu hatırlatalım. Millileştirilmeye çalışılıyor... Pepe, Şuşu, Şila vs. ne garip isimler. Efe, Şule, Şeyma olsa daha milli olmaz mıydı. Bir de bu çalışmayı hazırlayanlarda nazar boncuğu hastalığı var! bu yahudi geleneklerinde olan tek göz inancı çocuklarımıza verilmeye çalışılıyor... kanaatimce çok da masum değil... bir de Laura diye bir çizgi film var TRT Çocuk da. Onu da ayrıca incelemekte fayda var.

sema usta
sema usta - 7 yıl Önce

ben çocuklarının televizyon karşısına geçip saatlerce esir olmalarına karşıyım bu durum günümüz annelerinin kurtarıcı olmuş durumda,,evin işine gücüne dalıp saatlerce komşularıyla lak lak yapmaktan çocuklarıyla ilgilenmiyorlar hal böyle olunca çocuklar kendi hayal dünyasına yakın bir çizgi film kahramanının serüvenlerine kapılıp gidiyor..çocuklarımıza biz vakit ayıralım onlar birer kahraman olsun biz de hayatlarını renklendirelim

banner19

banner13