Davet yolunda bir öncü: Mustafa Meşhur

İslam’a davet ve tebliğ sorumluluğu söz konusu olduğunda ilk akla gelen bazı üstadlar ve eserleri vardır. Bunlardan biri de 2002 yılında rahmet-i Rahman’a kavuşan Üstad Mustafa Meşhur’dur. Ferhat Özbadem yazdı.

Davet yolunda bir öncü: Mustafa Meşhur

 

 

Müslümanlar için değişmeyen gündem maddelerinden biri de İslam’a davet ve tebliğ sorumluluğudur. Gerek ülke gündemi gerekse dünya gündemi sosyal, siyasal ve iktisadi anlamda sürekli gelişmelere bağlı olarak sürekli değişmektedir. Müslümanlar bu değişen gündemleri takip etmeli ve analizler yapmalıdır. Fakat bu gündemler içinde boğulup sabit gündemlerini unutmamalıdır. Sabit gündemlerimizden olan davet ve tebliğ sorumluluğu da, yoğun ve sıcak gelişmelerin arttığı bugünlerde hatırlatılması gereken bir gündem maddesidir.

Eserleri dört ciltte toplandı

İslam’a davet ve tebliğ sorumluluğu söz konusu olduğunda ilk akla gelen bazı üstadlar ve eserleri vardır. Bunlardan biri de 2002 yılında rahmet-i Rahman’a kavuşan Üstad Mustafa Meşhur’dur. İlk gençlik yıllarında İhvanul Müslimin hareketi ile tanışan Üstad, 1996 yılında İhvanul Müslimin hareketinin genel mürşidi olmuştur.

Davet ve tebliğ ile ilgili eserleri Türkçeye de tercüme edilen Üstad’ın roman boy eserleri, genel olarak Ravza Yayınları tarafından neşredilirken, bütün eserlerinin toplandığı dört ciltlik şekli ise Hikmet Neşriyat tarafından neşredilmiştir. Dört ciltlik baskı içinde yer alan bölümler şunlardır: “Davet yolu”, “Sapmalara karşı İslam’a davet yolu”, “Davet yolu üzerinde sorular”, “Ferdi davet ve cemaat olmak”, “Davet yolunda temel meseleler”, “Kur’an ve sünnette zulüm kavramı”, “Üyelik ve liderlik açısından davet yolu”, “İslami harekette vahdet”, “Davet yolunda azığa muhtacız”, “Namazla dirilme”, “İman etmek neyi gerektirir?”, “Davet yolunda dualar”, “Rabbanilik ve maddecilik arasında Müslüman”, “Tek yol cihad”, “Davetçinin ölçüleri”, “Davet yolunda örneklik”, “İslami hareketin toplumsal işlevi”, “İslami hareketten halkımıza”.

İslami cemaatlere karşı, metodlarımız farklı olsa bile, muhabbet eder, yardımlarımızı esirgemeyiz

Bu bölümler içinde, İhvanul Müslimin hareketinin fikri ve teorik anlamda ayrıntıları ile anlatan, Şehid İmam Hasan El Benna’nın fikir ve düşünce dünyasını tanıtan bölüm, “Davet yolu üzerine sorular” bölümüdür. “İhvan hareketi metodunun bütün Müslümanlar tarafından takip edilmesi gerekir mi?” gibi bir soruya verilen cevap, günümüzde Müslümanlar arasındaki ayrım ve ayrışmaların ortadan kalkmasına vesile olabilecek bir anlayış ile cevap buluyor. Şehid İmam Hasan El Benna’nın bir konferansta konu ile ilgili bir cümlesi ile soru cevaplandırılıyor. Şehid İmam şöyle diyor: “İslami cemaatlere karşı tavrımıza gelince; metodlarımız farklı olsa bile, sevgi, muhabbet, uhuvvet, karşılıklı yardımlaşma ve sadakat esasına dayanır. Hepsine karşı muhabbet eder, yardımlarımızı esirgemeyiz. Sevgi ve karşılıklı yardımlaşmanın gölgesi altında hakkın muzaffer olması için görüş birliği yapmaya ve ihtilaflı fikirlerin arasını bulmaya çalışırız. Fıkhı bir görüş yahut mezhebi bir ihtilaf, onlarla bizim aramızda uzaklaşma nedeni olamaz. Zira Allah'ın dini bizatihi kolaydır.”

Hemen her sorulan soruya, Şehid İmam Hasan El Benna’nın konu ile görüşleri verilerek cevap veriliyor. Üstad Mustafa Meşhur’un davet fıkhı kitap serisine, Şehid İmam Hasan el Benna’nın görüşlerinin şerh edilmiş şekli olarak bakabiliriz. Bu durum İhvan Hareketi’nin âlimlerinden olan merhum Said Havva’nın eserlerinde de özellikle göze çarpmaktadır.

Bizim davetimiz selefi bir davet, sufî bir hakikattir

“Davet yolu üzerine sorular”ı okumak, günümüz İhvanı Müslimin Hareketi’nin anlaşılması için önemli bir kaynak. Hareket ve hareketin metodu ile ilgili akla gelebilecek hemen her soru sorulmuş. Hareketin şiddete olan mesafesinin gerekçeleri bütün ayrıntıları ile anlatılmakta. İhvan Hareketi’nin bugüne kadar neden bir devlet kuramadığı ile ilgili soruya verilen cevap, gerçek anlamda ufuk açan ve ideal İslam devleti anlayışını ortaya koyan bir cevaptır. İhvan’ın amacının bir devletçik kurmak olmadığını, evrensel bir İslam birliği kurmak olduğunu ifade ediyor Üstad Mustafa Meşhur.

İhvan ve tasavvuf konusu ile ilgili kısım, günümüze ilaç olacak şekilde cevaplandırılmaktadır. Şehid İmam Hasan El Benna’nın, “Bizim davetimiz selefi bir davet, sufî bir hakikattir.” Sözüne getirilen eleştirilere net bir şekilde şöyle cevap verilmektedir: “Kesinlikle şirk ve bidatlere karşı olan İhvan Hareketi, bununla birlikte tasavvufun manevi donanım ile ilgili olan ayet ve sahih hadislere dayanan görüş ve uygulamalarını kabul edip uygulamaktadır.” Bugün, tasavvuf konusunda Müslümanların durması gereken yeri en yalın ve güzel şekilde ortaya koyan bu yaklaşım. hem tasavvuf yanlılarının hem de tasavvuf karşıtlarının üzerinde derinlemesine durması gereken bir perspektif. İhvan Hareketi’nin tasavvuf ile ilgili görüşlerini ayrıntılı bir şekilde öğrenmek isteyenler, Üstad Said Havva’nın, “Ruh Terbiyemiz” ve “Nefis Tezkiyesi” adlı eserlerine bakabilirler.

Değişmeyen gündemimiz İslam’a davet ve tebliğ sorumluluğu ile ilgili onlarca eser ortaya koyan Üstad Mustafa Meşhur, eserlerinin cennetlerine vesile olması duası ile.

 

Ferhat Özbadem yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Ocak 2014, 16:29
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Fatih Pala
Fatih Pala - 6 yıl Önce

Ferhat kardeşimize, ömrünü davaya ve davete vakfeden bu yiğit Müslüman'ı bizlerle paylaştığı ve bizlere hatırlattığı için ekber olan Allah'ım razı olsun, diyorum. Önder ve örnek Müslümanların sahih inançları ve salih amelleri, yolumuza anlam katıyor. Rabbimiz onlar gibi anlamayı, onlar gibi yaşamayı ve yine onlar gibi ölümün kucağına yürümeyi nasip etsin.Amin.

hasan
hasan - 2 yıl Önce

mustafa meshurun dedeleri türkiyeden, misira göc eden bir ailenin evladi olarak dünyaya geldigini duydum, Galiba yanilmiyorsam bir kereligine Türkiyeye geldigini bilmekdeyim .Ama yalniz Türkiye mustafa meshuru az taniyor olsa gerek.

banner19

banner13