banner17

Çocuktuk, film çekiyorduk!

Türk Sinemasında 'Un, Salça, Duman' metaforunu kendi deneyimleri üzerinden anlatıyor T. Süren.

Çocuktuk, film çekiyorduk!

99’un yaz ayları. Deprem senesi. Hüseyin ve Onur ile aile çay bahçesine takılıyoruz. Ben karşı kıyıyı Bursa sanıyorum. "Çocuklar kalkın bakalım masadan, aile geldi." O sene hayattaki ilk "dokunan" mağlubiyeti bu sahne ile hissetmişim. Garsonların, yazın kasabalara gelen İstanbullu kızlara hava atmak için böyle davranışlarda bulunması hiç delikanlıca değildi.

 Sonra biraz daha zaman geçti. Hüseyin teknolojik yenilikleri takip ederdi. Önce onun evinde bilgisayar ve internet oldu. İlk polifonik telefonu o aldı. Ben de kendimi ilerletiyordum tabii. Mesela karşı kıyının Bursa olmadığını öğrendim. İlçedeki okulda okuyan tek çocuktum. Neyse.

Türk sinemasında yeni teknikler

Her akşamki gibi, Hayrunnisa ablanın kapısının önünde oturup çekirdek çitliyoruz. Bana kamera alacağını söyledi. “Nasıl kamera?” dedim. Dijital kamera, dedi. Yani, biliyordum ama hiç görmemiştim. Tabi bende internet yok. O her şeyi biliyordu. Peki neden diye sordum. Film çekeriz dedi. Olur dedim.

Bu konuşmadan birkaç hafta sonra “motor” dedik. Hüseyin, Ceki Çeyne yakın bir derecede hareketler yapıyordu. Atlayıp zıplıyor, duvarlara tırmanıyor, taklalar atıyordu. Onun için başrolde o vardı. Sadece onu çektiğim zamanlarda kamera bendeydi. Ama adam lazım olduğunda, ya ben ya da Doğan, Hüseyin ile birlikte oynardık. Baştan sona aksiyon çekiyorduk. Sahneler, lise bahçesindeki eski okulda geçiyordu. Tamam, Hüseyin’in hareketleri çok güzeldi. Ben de son bulmayacak olan sanat ruhumu kamera arkasında keşfetmiştim ama, biraz daha geliştirmeliydik işi…

karpuz kabuğundan gemiler yapmak
Karpuz kabuğundan gemiler yapmak

23450Bir sinema seti daha polis tarafından basılır!

“Un, salça, duman” ile sinemamıza bir soluk getirmeyi denedik. Adel suluboya sürdük. Doğal olmadı. Tıpkı dostum Abdullah Kibritçi’nin “Ben daha çocukken popülist oldum.” dediği gibi, ben de daha çocukken toplumsal gerçekçi oldum sanatta. Salça iyi bir sinematografik ilerleme sağladı. Kan meselesini halletmiştik. Ama bunun öncesi vardı. Kan çıkmadan önceki dövüşme sahnelerinde biraz harala gürele olmalıydı. Heyecan olmalıydı. Salt dövüş dövüş nereye kadar? Konu da yok zaten daha…

Sonra evden un getirmeye başladık. Ayakkabımızın üstüne koyuyorduk unu. Tekme atarken, bir toz oluşuyordu. Böylece güzel bir görüntü elde ediliyordu. Ortalık karışıyordu, atraksiyon oluyordu yani. Duman meselesi biraz adli bir mesele. Sinemamıza karşı devletin ilk sansür uygulaması diyebilirim. Yine bir yeniliğin peşindeydik. Ateş yakıp, esrarengiz bir hava oluşturmaya çalıştık mekanda. Yan odaya giden dumanlar, pencereden dışarıya çıkıyordu biraz. Dikkat etmezler diye düşündük. Etmişler. Kim söyledi somut olarak belli değil ama, bence bu işi o yüzü gülmez, çocuk gördüğünde suratı ekşiyen Sevim teyze yaptı. Bizi ihbar etti. Polis bahçeye girerken, biz çoktan ateşi söndürüp arka pencereden çarşıya kaçmıştık bile…

23451Yaptığımız işleri arşivlemeli

Bu olaydan sonra, değişik denemelere giriştik. Klip çekmeye başladık. Dahası Hüseyin montaj da yapabiliyordu. Altı tane klip, bir “Yalı Camii Kadir Gecesi Programı, HT Yapım (Hüseyin&Taha Copyright ©)”; bir de HT TV isminde, caminin imam odasından imkansızlıktan ancak tek program çekebildiğimiz test yayınımız oldu.

Sonra Hüseyin Çanakkale’de liseyi kazandı. Orada yatılı oldu. Ben yalnız kaldım. Kendimi yemeğe, şiire ve yazıya verdim. O günler uzakta kaldı. İyi ki Hüseyin çalışmalarımızın iki cd kopyasını yapmış. Çünkü onunkileri annesi atmış yanlışlıkla. Benimkiler hala odamda. Anneme söyledim. Atmam oğlum, dedi.

Ezginin Günlüğü Eski Arkadaş

 

Taha Süren yad etti

Haberin görselleri Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filminden alındı. Rahmetli Ahmet Uluçay'ın bu filmini izlemeyen var mı ki?

Güncelleme Tarihi: 20 Ocak 2011, 18:25
YORUM EKLE
YORUMLAR
emine
emine - 8 yıl Önce

Sanatkar olacak adam çocukluğundan belli olmuş:)O heyecanı daha çok önceden hissetmiş.

ben otuz Aralık
ben otuz Aralık - 8 yıl Önce

adam küçüklüğünde neyse büyüdüğünde de o olabilitesi muhtemel..

abdullah kibritçi
abdullah kibritçi - 8 yıl Önce

sevgili yönetmenim taha süren, senaryosunu bu fakirin yazdığı bir kısa filmi çok yakın zamanda çekecek inşaallah. meraklılara duyurulur.

banner8

banner19

banner20