banner17

Cemaat'ten Şadan Ercan ile!

'Orijinal fikir, farklı kalıp' sloganıyla yola çıkan cemaat.com'u, kurucusu ile konuştuk.

Cemaat'ten Şadan Ercan ile!

Cemaat.com, sanal alemde eli yüzü düzgün bir portal olarak karşımıza çıktı her zaman. Birçok yazar, şair, düşünce adamı ve okur, sitenin müdavimi. Biz de, Cemaat'in lideri Şadan Ercan ile konuştuk.

Öncelikle Dünya Bizim okurları için kendinizi tanıtabilir misiniz biraz? Kimdir Şadan Ercan?

Şadan Ercan
Şadan Ercan

İzmit doğumluyum, 39 yaşındayım. İstanbul’da bir şirkette avukat olarak çalışıyorum, evliyim, 3 evladım var. 30 yaşında bilgisayarla tanıştım, kendi çabalarımla bir şeyler öğrendim, aşama aşama ilerledim ve 3 sene sonra cemaat.com’u kurdum. Hala da devam ediyoruz Allah’ın izniyle.

Cemaat.com ne zaman kuruldu? Cemaat’i toplamak kimin fikriydi? Yani niçin “Haydi cemaat toplanıyoruz” dediniz?

Cemaat.com 2003’te kuruldu. Ancak daha öncesinde, 1 yıl kadar süren hevesli.com tecrübemiz olmuştu. Aslında daha da öncesi var. Sitenin tohumları 2001 yılında “Gariban İdealistler”  isimli bir mail grubuyla atılmıştı da diyebiliriz. Bu mail grubunu kurarken çevremde bilgi ve birikimi olan güzel insanların hem birbirleriyle tanışmalarını hem de birbirlerinin birikimlerinden istifade etmelerini hedeflemiştim. Daha sonra da bu platformu bir web sitesine taşımayı düşündüm ve hevesli.com’u kurdum. 1 yıl kadar devam eden bu site bir türlü hedeflediğimiz noktaya gelemedi; ama, İsmail Gürel ve Fatih Bilge ile tanışmamı sağladı.  Sonra 1 yıl kadar süren bir kuluçka döneminden sonra yeni bir isimle yeniden bismillah dedik ve hevesli.com’daki üyelerimize duyuru yaparak cemaate davet ettik. Yani cemaat bu şekilde toplanmış oldu.  Ancak bu toplaşmadan haberiniz olduysa başta Fatih Bilge,  Selim Şevkioğlu, Yusuf Armağan ve Fatih Tiyanşan olmak üzere birçok değerli arkadaşımızın büyük gayretleri sayesindedir.

İsim babalığı kime ait?

İsim babası benim. Ama ismi bulmak kolay olmadı. Öyle çok isim register (kayıt) edilmiş ki adeta birileri eline sözlük alıp kayda değer/değmez ne varsa kaydetmiş. Yüzlerce denemeden sonra hiç ummadığım halde “nasılsa denemesi bedava” diyerek cemaat.com ismini arattım, “cemaat.com is available!” mesajını görünce gözlerime inanamadım. Gerçekten inanamadım; acaba, kelimeyi yanlış mı yazdım diye kontrol ettim; ama doğruydu. Hatta kendimden şüphe ederek yazılışını sözlüğe bakarak kontrol ettim. Doğruydu! Hemen kaydettim. Sonradan araştırdığımda cemaat.com’un  daha önce register edildiğini ancak sonra kaydın yenilenmemesi nedeniyle serbest kaldığını öğrendim. Demek ki nasip bizeymiş.

cemaat.com LogoCemaat’te her alandan yazı var: Sinema, edebiyat, sanat, tarih, toplum, felsefe… Bereketli yani…

Evet, çok geniş bir yelpazeye sahibiz; bu sayede zengin bir içerik sunuyoruz. Ancak büyük ölçüde üye/yazarların gönderdiği sunumlar nedeniyle, zaman zaman bir kategori üzerinde yoğunlaşma meydana gelebiliyor. Bu nedenle gönderilen yazıları onaylarken sadece gönderilme tarihine göre değil; daha ziyade farklı kategorilerde olmasına da dikkat ediyoruz. Burada tasarım konusunda da bir sıkıntımız var aslında. Mevcut tema(arayüz), içerik zenginliği ve çeşitliliğini sergilemek konusunda çok başarılı değil. Bu konuda da inşallah bir çalışma yapacağız. Yapılacak çok iş var, hayata geçirilecek çok düşünce var; ama organize olmak kolay olmuyor. 

Peki, bir yazının cemaat’e iletilmesinden yayınlanmasına kadar geçen süreçte neler oluyor? Yayınlanacak yazılarda aradığınız kriterler nelerdir? [ Editorya, seçicilik, içerik… gibi ]

Gönderilen yazılar editörler tarafından inceleniyor ve 2 hafta içinde yayımlanıyor. Eğer 2 hafta içinde yayımlanmadıysa - site rehberinde de duyurduğumuz gibi -yayımlanmayacak anlamına geliyor.  Yayımlamadığımız tüm yazılar için açıklama yapmak, hem ekstra emek ve zaman istiyor, hem de nasıl bir tepki alacağımızı kestiremediğimiz için açıklama yapmak çok zor oluyor. Ancak açıklama isteyenlere yaptığımız izahat kimilerini tatmin etmiyor, hatta hakarete maruz kaldığımız zamanlar oluyor. Burada şunu belirtmekte fayda var; “Uygun bulmadığımız bir yazı yüzde yüz önemsiz, değersiz veya başarısız anlamına gelmiyor.” Editör takdir edememiş de olabilir, aynı güncel konuya ilişkin bir yazı ana sayfada yer aldığı için de yayımlanmamış olabilir. Benzeri başka nedenler de mümkün. Bu noktada üyelerimizden hüsn-ü zan etmelerini ve  biraz daha hoşgörülü olmalarını bekliyoruz.

Yayımladığımız yazılarda belli bir niteliği korumaya çalışıyoruz; ama bazen genç bir kardeşimizin önemli bir konuya dikkat çekmesi ve  bu konuyu sitede tartışmaya açmak istediğimiz durumlarda nitelikten bir miktar taviz veriyoruz. Hata ve eksiklerin de yorum yapanlarca tamamlanmasını bekliyoruz. Köşe yazarlarına taş çıkartacak yazılar da yayımlanmıyor değil; ama biz esasen amatör bir ruhu temsil ediyoruz.

Yayımlanacak yazılarda aradığımız kriterlerle ilgili olarak, Cemaat.com Hakkındaki açıklamalar okunabilir. Ama çok kısaca “orijinal fikir-farklı kalıp!” sloganına uygun olmalı. Ç-alıntı olmayan, özgün, emek verilmiş ve eleştiriye açık...

cemaat.comCemaat birkaç defa kapanma kararı almıştı. Çok şükür bunlar atlatıldı ve yoluna devam ediyor. Neler yaşandı?

İki kez direkten döndük; ama ikisinde de siteyi kapatma kararımız olmadı, böyle bir duyuru yapmadık. İlkinde sitede yaşanan yoğun bir şekilde yaşanan kırıcı, yıpratıcı tartışmalar ve site yönetimine yapılan saldırıların üzerimde oluşturduğu baskı nedeniyle el frenini çektim ve aniden sarsıldık. O tartışmalardan çok olumsuz etkilenmiş ve  “Bu siteyi, kardeş oldukları ilan edilen insanlar birbirine düşmanca saldırsın diye mi kurdum” diye düşünmüştüm, sorgulamak ve sorgulanmak istemiştim. Ancak dediğim gibi, “Siteyi kapatıyoruz” gibi bir açıklamamamız olmadı; bir karar verene kadar yayını durdurma kararıydı. Bu süreçte istişarelerimiz oldu, yüzlerce destek mesajı aldık. İstişareler neticesinde de devam etmeye karar verdik.

İkinci olay yaklaşık 1 yıl önce tamamen ekonomik nedenlerle meydana geldi. O zaman da dedik ki “site çok büyüdü, kabuğuna sığmaz oldu, artık müstakil bir sunucuya ihtiyaç duyuyor, bu durumda ya reklam bulmak zorundayız ya da kapatmak zorunda kalacağız”.  Allah razı olsun üyelerimizden bazıları “biz reklam bulamayız, reklam veren de değiliz lakin sitenin kapanmasına da razı olmayız, elimizden ne gelirse yaparız” dediler. Böylece 1 yıllık sunucu kirasını toparlamış olduk ve Türkiye’den bir sunucu kiralayarak taşındık, hala bu sunucuda yayına devam ediyoruz.

Cemaat, örnek oldu. Benzeri onlarca site kuruldu. Bu nasıl bir duygu?

Güzel bir duygu, oldukça memnun oluyorum; ancak bu sitelerin bazılarının kurulduğunu gördüğüm anda ömrünün uzun olmayacağını görmek de beni üzüyor. Çünkü bir şeyin aslı varken kötü bir kopyasını kim ne yapsın. Daha önce yapılmamış ve umumun ihtiyaç duyduğu şeyler yapmak lazım. Geçenlerde Yusuf Armağan’la konuşurken O’na da söyledim.  Cemaatin içerisinde orijinal fikirlerin/projelerin çıkmasına isterim ve bu konuda elimden gelen her türlü desteği da yapmaya hazırım. Bir web sitesi olarak webde en çok ihtiyaç duyulan şeylerden biri de güçlü web sitelerinin link desteğidir. Aramızdan güzel fikirlerin güçlü bir web sitesine dönüşmesinden elbette mutluluk duyarım. Aynı zamanda bu yaklaşımın,  cemaatin ruhuna uygun şekilde bir medya olarak web dünyasında da saf tutmamızı sağlayacağını düşünüyorum

10112İnternet yayıncılığı hakkında bir şeyler söyler misiniz?

Yayıncı açısından bakarsak; internet yayını, çok geniş ve yaygın bir okuyucu ve reklam izleyici kitlesi sunuyor. Bunun yanında okurlar, içerik ve reklamlarla ile ilgili her türlü detay hakkında gelişmiş raporlar sayesinde ölçme değerlendirme yapabiliyor ve yayını gelen taleplere yönelik geliştirebiliyor. Sadece yayın periyodundaki içeriği değil, o güne kadar yayımlanan tüm içeriği bir arşiv olarak sunma imkânı veriyor. Ve bütün bunları hem çok daha hızlı ve kolay hem de çok daha az masraflar yapma imkânına kavuşuyor. Klasik yayıncılıkta basım ve dağıtımın toplam maliyet içindeki payının %60’ları bulduğunu düşündüğümüzde avantajın büyüklüğü de ortaya çıkıyor.

İnternet yayıncılığının sunduğu en büyük fayda; hızından çok, çoklu ortamlarla etkileşim içerisinde olması ve paylaşılabilirliğinden kaynaklanıyor. Bir haber sitesi okuyucusu haberin altına kendi yorumunu ekleyerek okuyuculara kolayca ulaştırabiliyor. Dolayısıyla interaktivite yeni gelişen medya perspektifinin bir karakteristiği oluyor.

Okuyucu açısından internet yayıncılığı en başta içeriğe kolayca ve en hızlı şekilde ulaşma imkânı tanıyor. Okuyucu artık merak ettiği yazılar için ertesi günü, gelecek haftayı ya da gelecek ayı beklemeden; her an üretilebilen içerikten yararlanabiliyor. Takip ettiği yayın hakkındaki düşüncelerini anında yorum yaparak ifade edebildiği gibi, puan ya da oy vererek, anketlere katılarak yayının bir parçası olabiliyor. Beğendiği içeriği bir başkasına tavsiye edebildiği gibi, üye olduğu sosyal ağ ortamlarında diğerleriyle paylaşabilmeyi tercih edebiliyor.

İnternet artık yaşamın bir parçası ve akla her gelen sorunun cevabının arandığı mecra. İnternet yayıncılığı da içeriğin çok önemli bir bölümü...

 

Çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ediyorum, Allah kolaylık versin.

 

Yılmaz Yılmaz konuştu.

Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2010, 08:38
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ahmet serinsu
ahmet serinsu - 9 yıl Önce

cemaat, bir okul oldu yıllar yılı. çok teşekkür ederiz şadan bey ve ekibine bu nitelikli işleri için. eyvallah.

suphibayram
suphibayram - 9 yıl Önce

Fazla söze gerek yok.Severek takip ettiğim site bazı toplum kesimlerine yaptığı toplu tenkitlerinde kantarın topuzunu kaçırınca artık takip etmiyorum derken gene de bir parça eski günlere dönmek de istiyorum.
Eksen çizgisinin ortaya geldiğini nasıl anlarım bilmiyorum.

banner8

banner19

banner20