Cafcaf'ın Konya Maceraları

Cafcaf dergisinin Konya temsilcileri olarak hop oturup hop kalktığımız, ne zaman yapsak nerde yapsak..

Cafcaf'ın Konya Maceraları

Cafcaf Dergisi Konya Maceraları

 

 

Cafcaf dergisinin Konya temsilcileri olarak hop oturup hop kalktığımız, ne zaman yapsak, nerde yapsak diye habire düşündüğümüz Konya Merkez'deki stand  projemizi gerçekleştirdik.

 

3 gün süren standımıza homojen olmasa da ilgi büyüktü.  Şu 3 günden biraz bahsedeyim ben… Standın birinci günü ben yoktum ama zaten pek bir şey olmamış :) hava soğukmuş temsilcilerimiz titrek ve de ürkek bakışlarla yoldan geçenleri seyretmişler. 1 adet abone yapılmış, küçük ümit kırılmalarıyla standı kapatmışlar.

 

Sakin geçen ilk günün acısını Cuma gününün de bereketini kullanarak çıkarmayı amaçlayan ben, sabah 8.30'da aynı yurtta kaldığımız temsilci bir ağabeyi de alıp stand masamızı kucaklayıp dolmuşa bindik.

 

Standı kurduk ve başladık beklemeye... İlk günün aksine çok tatlı bir güneş vardı ve ışıl ışıl yüzümüze bakıyordu… Cuma namazına kadar pek bir hareketlilik yoktu ama 2 adet abonemiz olmuştu bile :) Eh buna da şükür, iki günümüz birbirine eşit değil en azından, dedik ve bizim yerimize bekleyecek olan arkadaşları standa bırakıp camiye gittik…

 

Döndüğümüzde içimizdeki heyecan büyümüştü. Belki de bunun sebebi standtaki arkadaşların bizi ellerinde yan taraftaki kermesten aldıkları mantılarla beklemesiydi :). Öğleden sonraki hareketlilik moral depolamamıza yetti ve bir gün önce soğukta ümidi kırılan arkadaşları da heyecanlandırdı:). Okullar dağıldıktan sonra stand başında duran temsilci kardeşlerimizin sayısı arttı hatta bazen temsilcilerin yarısı standın başında durup diğer temsilcilere dergi tanıtıyordu :) görmeye değer bir tabloydu kesinlikle…

 

 

Saat 18.00'i gösterdiği sırada yavaştan toparlanmaya başladık. Masamızın üzerini afişlerle bir güzel kapladıktan sonra yandaki kermesin içine tabela gibi bıraktık(korsan reklam uygulaması) müthiş keyifliydik, 15 adet abonemiz ve Cafcaf sempatizanı olan bir sürü Gonyalı kardeşimiz olmuştu:)

 

 

Gelelim efsane olmaya aday 3. günümüze... Standı saat 9.30'da planlayıp 10.20'de açtık (uykuyu çok seven iki kişiye görev verirseniz olacağı bu:)) buna rağmen felaket uykuluyuz ve açız. Öğle vaktine kadar birkaç soran oluyor ama yarı açık gözler pek laf yapamıyor :) Vakit geçtikçe temsilcilerimiz tek tek dökülmeye başlıyor. Ekip nerdeyse tamam, hatta fazlamız bile olabilir :) Çok keyifliyiz, çünkü gelen arkadaşlar boş gelmiyor; daha öğlen olmadan 5-6 abonemiz oluyor. Enerji o kadar fazla ki, standı beklemekten daha farklı şeyler yapalım, diyoruz ve standı açan iki çift uykulu göz masaya beyaz a4 kağıtların üzerine çöküyor. Başlıyoruz çizmeye, en sevdiğimiz iş ne de olsa.

 

 

Kalem adeta kayıyor kağıtta, hiç bu kadar rahat çizim yaptığımı hatırlamıyorum. Biz çiziyoruz, millet stand başına toplanıyor. (Bir tabuyu da bu sayede yıktık, birisi seyrederken imkanı yok çizim yapamazdım; ya elim titrer ya çizeceğim şeyi unuturum bi haller olurdu yani… Ama nasıl bir edayla çiziyorsak uzaktan gören profesyonel zanneder ki, zanneden oldu:)

 

 

Amcamızın biri biz çizim yaparken standa yanaştı ve bana eğilerek sen mi çiziyorsun bunları, dedi. Bende evet, dedim; arkadaşla birlikte çiziyoruz(mütevazı rolü yapıyorum:)) Amca yanındaki biri 6-7, diğeri 8-9 yaşlarındaki kızlarını işaret ederek, benim şu çirkin kızları mı da çizer misin, dedi. Kem küm, hık mık gibisinden sesler çıktı ama stand da baya bi kalabalık; oluuur, dedim…

 

 

 

Benzemezse kızmayın uyarısını yaptıktan sonra çizmeye başladım. Kendimi övmek gibi olmasın ama gayet de iyi gidiyordum. Bu sırada bizim uyanık temsilci arkadaşlarımız hemen standa toplanan kalabalıkla irtibata geçti, dergiyi göstermeler, tanıtmalar, aboneler havada uçuşuyor… Bu arada karikatürünü çizdiğim kızlardan küçük olanı çizimin kritiğini yapıyor, aynen aktarıyorum:

 

-Ehehehe abla beni daha güzel çizdi… :D:D:D

Çizimin sonlarına doğru…

-Ya ben sanki biraz erkeğe benzedim… :D:D:D

 

Küçük bir estetik müdahaleden sonra beğendirebildik. Tam bu sıra 3 abonemiz daha oldu, tabii bunlar temsilci arkadaşların laf yapma yeteneğiyle doğru orantılı olarak oldu :).

 

Üçüncü günümüz gümbür gümbür devam ederken sinek avlama kısmına geçtiğimiz sıralarda bir temsilci kardeşimizin aklına müthiş bir fikir geldi. Standa çello çalan bir arkadaşını çağırdı. Bunu okuyan kişiler benim gibi “çello ne ya??” diye sorabilirler, kendi deyimimle açıklayım kemanın abisine çello deniyor :).

 

Çal çellocu, dedik ve yeniden ilgi odağı olduk. Yine aboneler havada uçuştu, civardan geçen bir tiyatro yönetmeni çellocu arkadaşa müzikal teklifinde bulundu ve cafcaf abonesi oldu… Sağolsun bizi kırmadı standımıza geldi ve çello çaldı, ödülünü vermeden göndermedik: D Biz buna biraz da Cafcaf bereketi diyoruz…

 

 

Saat  18.30'a yaklaşıyor yavaştan standı topluyoruz kimsenin gidesi yok ama biz topluyoruz yine de gönülsüz gönülsüz. İçimizde böyle bir organizasyona imza atmanın dayanılmaz huzuru ve hafifilği vardı. Öyle ki geç kaldığı dersanesine uçarak giden kardeşlerimiz oldu :)

 

Rabbim en yakın zamanda ikincisini nasip etsin… Standda yaşadığımız bazı ilginç diyalogları aktarayım… 

 

(Amcamız gelir 10 YTL atar önümüze)

-Ne kadar???(duraklar) Bi" dakka bunlar ne ya??

-Mizah dergisi buyurun…

- Hadi ya… ben kazı kazan sanmıştım!!!!! : X

-Ya ben Leman arıyodum bulamadım, bunu aliyim bari…

-Tabi buyurun beğendiğinizi alın…

-Siyasi olcak ama…

-Tabi tabi, siz şu sayıyı alın…

 

(Ve aynı zamanda ablamıza Yasir'in Marsta teyemmüm alan astronotlarla ilgili kartpostalı verdik ) cevaben;

 

-Ha tamam güzel Konyalılara tepki olsun biraz : X  (neyi kastettiyse…)

(Standımıza hücum eden çocuklardan kurtulma yolu, ben buldum bu yöntemi :)

-Abicim sizin başkanınız kim?

-Benim!

-Yok benim!

-Hayır benim

(En uzun boylu çocuğu gözüne kestiren temsilcimiz):

-Bak sen başkan gibi duruyosun hadi al götür bunları…

 

-Tamam abi… Yürüyün len gidiyoruz…!! :D:D:D

 

 

 

 

-Gençler ne tanıtımı yapıyorsunuz???

 

(Gençler anlatır dillerinde tüy biter)

-Nereye bağlısınız??? Bağımsız olmadan önce nereye bağlıydınız…vs.vs.vs…???

(Sorulara temsilcilerden biri dayanamaz ve)

-Bağımsız olmadan önce Altınoluk'a bağlıydı… der…

(Amcamız rahatlar)

-Haa iyi ben de sizi komunist dergi falan sanmıştım…

-Aaa!!! Amca biz komüniste mi benziyoruz yaa!!??

-Yok evladım. Nur saçıyosunuz maşallah ama yine de soriyim dedim... !!!!


 

 

Mustafa Çetinkaya, hem eğlendi, hem tanıttı.         

Konya Cafcaf Temsilcisi

Arşivinden yararlanmama izin verdiği için Büşra Dür'e Teşekkürler…

 

 

 

 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 29 Eylül 2010, 03:30
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
ismilo
ismilo - 12 yıl Önce

gonyalı kardeşlerimi tebrik ederim, hem çok gayretli çalışmışlar hem de eğlenceli bir yazı olmuş:)

teyakkuz
teyakkuz - 12 yıl Önce

Maşallah Barekallah, güzel iş çıkarmış Gençler. Ellerine kollarına, yorulan ayaklarına sağlık :) Bu emeklerinin karşılığını muhakkak bir şekilde alacaklardır ;)

tahir çalışkan
tahir çalışkan - 12 yıl Önce

kardeşlerimizi tebrik ediyoruz gerçekten çok aktif bir 3 gün geçirmişler cafcaf Konya temsilcilerine helal olsun :)) En aktif şehir Konya heralde...

sami yaylalı
sami yaylalı - 12 yıl Önce

mustafa çetinkaya, fatih ateş, mehmet erbil, muhammet sadık uysal'a cafcaf adına yaptıkları bu hizmet için teşekkür ediyorum. Çünkü cafcaf bizim diyebileceğimiz tek mizah dergisi.
Konya halkına da teşekkür etmek lazım cafcaf'a desteklerini eksik etmiyorlar.cafcaf ın yolu açık olsun

legendgrl90
legendgrl90 - 12 yıl Önce

cok güzel tabip ya ellerinize saglık valla :)))

Ali Sözer
Ali Sözer - 12 yıl Önce

Değerli hemşehrilerimi tebrike diyorum. Uzakta (Urfa'da) olmasam ben de destek olurdum. Bayağı da abone bulurdum hani. Tebrikler nice faaliyetlere ve caf caflı günlere...

banner19

banner26