banner17

Büyük bir acıyla Şakir Kurtulmuş!

Şakir Kurtulmuş'un yeniden şiirlerini okumaya başladık Yedi İklim’de. Fakat bu şiirlerde başka yerlerde kolay göremeyeceğiniz bir acı var.

Büyük bir acıyla Şakir Kurtulmuş!

 

Edebiyata emek verip de küsen, kendi köşesine çekilen onlarca isim sayabiliriz. Doğrusu, edebiyattan erken bir dönemde somut karşılık beklemek, akılcı bir tutum değil. Eserlerinizin meyveye durabilmesi için en az on beş-yirmi sene lazımdır.

Rimbaud’un Paris’ten Afrika’ya kaçması, sanırım edebiyattaki ilk küskünlük örneğidir. Onu haklı buluyorum, çünkü Paris’te aç kaldı, sokakta yattı; doğal olarak belki de dedi ki, “benim yerim yurdum açlar ülkesidir.” Bu yüzden Afrika’yı seçti. Ama sonra yıllar içerisinde fazlasıyla değeri bilindi. Eğer küskünlük yapmasaydı, Rimbaud, Cehennemde Bir Mevsim ve Illuminations’la kalmayacak, daha nice eserler verecekti. Güçlü sanatkarlar, küsmemeyi her halükârda başarırlar.

Bir zamanlar Şakir Kurtulmuş

Şakir Kurtulmuş, bizden birkaç kuşak öncesinin şairi, 25-26 yıl sonra, şiirleriyle yeniden Yedi İklim’de göründü, üzerindeki ölü toprağını silkeleyerek arkadaşlarını şaşırttı, sevindirdi. Eskişehir ortamında pişmiş, hatta Diriliş’in günlük gazete olarak çıktığı günlerde satışını yapmış, İstanbul’da üniversiteye ve Yeni Devir gazetesinde çalışmaya hemen hemen aynı tarihte başlamış, okur katında bu gazete ve Aylık dergiyle tanınmıştı.Yedi İklim

Yoğun bir şekilde yayıncılık yapmış Şakir Kurtulmuş; Mavera’nın kuruluş aşamasında Cahit Zarifoğlu’nun yanında bulunmuş, dağıtımın İstabul ayağında faaliyet göstermiş, İnsan Yayınları’nın kuruluşunda yer almış, 1986 yılında Ah Güzel Bir Gün adlı şiir kitabına ve Hz. Hamza ve Bilal-i Habeşi gibi iki esere da imzasını atmış.

Müslüman şairin göbeği katı bir yalnızlıkla kesilmiş gibi

Peki, bu çalışkan isim neden birdenbire kaybolmuştu? Bunu ben, edebiyat ortamı yoksunluğumuza bağlıyorum, cami var ama cemaat yok. Özellikle de Cumhuriyet sonrası kabul gören pozitivist anlayış nedeniyle devlet ve devletin gizli kolları sayılabilecek zengin zümre, -hiçbir yüzyılda görülmediği kadar- ilhamı ve Müslüman duyarlıklı şairi dışlamış, ona hayat hakkı bile tanımamıştır.

Sanki durum, bugün değişti mi, hayır, Cumhuriyet anlayışının uzantıları kültür dünyamızda hâlâ at koşturuyor. Müslüman şairin göbek bağı katı bir yalnızlıkla kesilmiş gibi. Bugün, daha ziyade Müslüman iş adamlarının durumu iyi; ruhu kurtaracak Müslüman sanat hâlâ yıkıntılar altında can çekişiyor.

Bu yazımla, şair ağabeyimiz Şakir Kurtulmuş’a, “şiirimizin eskisinden de yoksul semtlerine yeniden hoş geldin” demek istedim.

Zafer Acar yazdı

GYY notu: Şakir Kurtulmuş'un dönüşüne ben de sevindim ancak şiirlerini okudukça ağlamaktan kendimi alamadım. Herhangi bir evladını kaybetme şiiri okurken ister istemez etkilenirsiniz ama Şakir Kurtulmuş'un kızı için yazdığı şiiri okurken evrenin bütün hüznü doluverdi içime.. Nasıl da geldin böyle ah ağabey... Hayy Hak!!!

Güncelleme Tarihi: 12 Temmuz 2012, 01:21
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20