banner17

Bulduk ve Gültekin de geldi

İçimizdeki Cahit Zarifoğu sevgisini paylaşabilmek, 17 yaşındaki bir delikanlının heyecanını 47 yaşına kadar yaşamış bir insanı anlatmak için geldiler.

Bulduk ve Gültekin de geldi

Cahit Zarifoğlu’nun vefatının 23. sene-i devriyesi münasebeti ile düzenlenen programların biri de Eskişehir’de gerçekleşti

Birlik Vakfı'nda gerçekleştirilen ve Eskişehir Cafcaf temsilcileri tarafından düzenlenen “Şair Cahit Zarifoğulu’nu Neden Çok Sevdik” başlıklı konferans, tadı damaklarda kalan bir muhabbet günü oldu bizler için. Ben sizlere bu programı konuşmacıların ağzından aktarmaya çalışacağım.

Zeki Bulduk ve Asım Gültekin Eskişehir'deydi
Zeki Bulduk ve Asım Gültekin Eskişehir'deydi
Zeki Bulduk ve Asım Gültekin Eskişehir'deydi
Zeki Bulduk ve Asım Gültekin Eskişehir'deydi
Zeki Bulduk ve Asım Gültekin Eskişehir'deydi
Zeki Bulduk ve Asım Gültekin Eskişehir'deydi
Zeki Bulduk ve Asım Gültekin Eskişehir'deydi
Zeki Bulduk ve Asım Gültekin Eskişehir'deydi
Zeki Bulduk ve Asım Gültekin Eskişehir'deydi
Zeki Bulduk ve Asım Gültekin Eskişehir'deydi
Zeki Bulduk ve Asım Gültekin Eskişehir'deydi
Resimleri büyütmek için
üzerini tıklayınız.

Büyük şairin biyografisi ile başladık programa ve ardından mikrofonu Asım Gültekin’e bıraktık:

Vazifemiz Zarifoğlu sevgisini paylaşabilmek

“Cahit Zarifoğlu’nu hangi taraflarından anlatmaya başlamak gerekir; bunu kestirmek zor. Kimi programlarda konuşmacı elindeki yorucu metinleri okuyor ve dinleyicilerin uyuyakaldıklarına şahit oluyoruz. Kimi programlarda ise konu, anı ve hatıra anlatmak ile geçiyor. Bu işi çok güzel yapanların yanı sıra işi cıvıtıp Zarifoğlu’nun sanatına, kültürüne, şahsiyetine, eserlerine, dönemi ve döneminden sonraki etkilerine işaret edemeden sadece hatıraları paylaşmak şeklinde geçen programlar da var. Bizim vazifemiz birbirimizdeki Cahit Zarifoğu sevgisini paylaşabilmek.

Şair Ahmet Murat’ın deyişi ile adeta onunla hava atarız biz. Bir şairi benimsemek ve başkaları ile hava atarcasına paylaşmak bizim pek yapmış olduğumuz bir şey değil. Geçmişe baktığımızda Mehmet Akif ve Necip Fazıl'ın dindarlar tarafından bayraklaştırıldığını görüyoruz. Ama son zamanlarda ne yazık ki kimseler Necip Fazıl ismini tek başına zikretmiyor. İlle de Nazım Hikmet’in ismini anacaklar ki ufuksuz, tek taraflı olarak algılanmasınlar!”

Sonrasında Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Mavera ekibinden Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören ayrıca İsmet Özel'i kendileriyle övünülen sanatçılar arasında zikreden Gültekin, bu isimlerin artması gerektiğini söyledi.

‘Hangi alanda bir şeyler yaptı ise bereketli olmuş bir isim Zarifoğlu; fakat onu putlaştırmak gibi bir cehalet düşmeyeceğiz inşallah’ diyerek ilk konuşmasını bitirdi Asım Gültekin ve mikrofonu Zeki Bulduk’a verdi:

Sözümüzü söyleyecek insanlara ihtiyacımız her daim oldu

“Biz bir silkinsek buradan Gazze’ye 15 milyon insan yollarız fakat dokuz şehit yerine İsrail’e ve yandaşlarına dokuz cümle söyleyecek dokuz adam bulamayız. Bizim söz söyleyecek müslümanlara ihtiyacımız var. Cahit Zarifoğlu bu kimselerden biri idi. Bizde sözü okkalı olan adamlar zaman zaman çıkıyor ve Abdurrahman Cahit Zarifoğlu bu güzel adamlardan biri…

Cahit Zarifoğulu bize müslüman sanatçı portresi çıkarmıştır. Ben kendi izlenimlerimden yola çıkarak anlatmaya çalışacağım. Savaşlar devrinde yaşamamıştır fakat Afgan cihadı, İran devrimi ve İran-Irak savaşına şahit olmuştur. Savaş Ritimleri ve bir de Ana diye tamamlanmamış romanı vardır; her ikisi de müslümanın evrensel olduğunu gösteren izler taşır. Şimdi ise medyada insanlar sınırlar ile konuşuyorlar; geniş bir kalp ile konuşamıyorlar.

Hem âşıksınız, hem direniyorsunuz, hem de modernizme karşı savaş veriyorsunuz; bu sebeple Abdurrahman Cahit Zarifoğlu bizim abimizdir, önemli bir insandır. Cahit Zarifoğlu bendir, benim sancı çektiğim, bir müslümanın sancı çektiği noktalarda o da sancı çekmiştir.

Onun okumaktan hiç vazgeçmediği yastık altı kitabı vardır: Nefatül Üns , (Evliyaullahın Hayatları)

Modernlerin arasında inancını diri tutmuş birisidir. Şiirinde en çok kullandığı ifadedir ‘diri olmak’. Müslüman her an diridir, beş vakit suya dokunduğunda diridir. Müslüman sanatçının ne olduğunu, ne yapması gerektiğini unutmamacasına bize anlatan, altını çize çize anlatan kişidir Cahit Zarifoğlu. Müslüman sanatçının dili sadece müslümanların dili değildir; evrensel olanın, vicdanın, dünyanın ve ahlakî olanın dilidir.”

Yeniçağın, gençlerin kendine özgü bir dili olmalı

Toplantıda müslüman sanatçıların değeri ve önemi vurgulandı en çok. Ve yağmur da bizden yanaydı kimse çıkmak istemiyordu zaten ama yağmur da istiyordu ki program uzasın dursun bu Haziran gününde. Zaten Cahit Zarifoğlu'ndan bahsederken de sıradan bir şekilde ilerleyemezsiniz.

Konferans bitince ve yağmur dinince Eskişehir’in en önemli değerlerinden ve fikir adamlarından birini, Atasoy Müftüoğlu’nu ziyarete gittik. Tadı damaklarda uzun süre kalacak ve hiç unutulmayacak bir dertleşmeye mahzar olduk.

Bize bizim yapmamız gerekenleri anlattı Atasoy Ağabey: “Siz bizim neslimizi aşma cesaretini göstermelisiniz, kendi lisanınızı oluşturmalısınız. Sizi kısıtlamak isteyen görüşlerden uzak durun, kendi fikirlerinizi sunun fikir dünyamıza. Sanatın her alanında yapabileceğimiz birçok iş var; müslümanların özgün bir dille kendilerini ifade etmeleri lazım…” Ve daha birçok kıymetli söz, öğüt vardı bizler için onun sohbetinde.

Çok bereketli bir gün geçirdik, misafirlerimiz Asım Gültekin ve Zeki Bulduk ile; her dakikasında bir şey öğrendiğimiz dolu dolu bir gün. Hiç bitmesini istemediğimiz ve tekrarını ısrar ile istediğimiz bir gündü ve her şey gibi bitti.

Eskişehir Cafcaf ekibinin görüşleri:

Betül Uluuysal: Söyleşiye yağmur sesinin eşlik etmesi, düşünce dünyamızı bereketlendirmesini talep ettiğimiz Zarifoğlu’na yakışır cinstendi. Kendi adıma ilginç ayrıntılar öğrendim Zarifoğlu’nun yaşamına dair. Geldikleri ve samimi söyleşi ortamları için şehrim adına teşekkür ediyorum.

Betül Yılmaz: Ne zarif bir gün bulduk, en tekin halimizle gülerken atamızın soyundan insanlarla…

Mahmut Çelik: Programda Zarifoğlu’nu neden sevdiğimiz sorusunun cevabını bulmanın yanı sıra O’nu kat kat daha çok sevdik. İnsan tanıdıkça daha çok severmiş ve insan tanımadığından kaçınırmış, bunu anladım. İyi ki o gün o programa katılmışım. Konuklarımızın Zarifoğlu eksenli sıcak sohbetleri ve arkadaşlarımızın Zarifoğlu’nun eserlerinden okudukları şiirler ve yazılarla süslediği ve gökyüzünden yağan yağmurların şahitlik ettiği o günki program unutulmaz bence.

İsmail Kaplan: "Zarif" bir vesileyle, iki güzel konuğumuz ve birçok dostumuzla birlikte çok güzel bir gün geçirdik. Hayattayken olduğu gibi, vefatından 23 yıl sonra da güzel işler oluyor onun sayesinde. İnşallah bu anma programları daha büyük çapta gerçekleşir ve bu güzel insanı hatırlamaktan ve anlamaktan hiç kimse mahrum kalmaz.

 

Meltem Salacak Cahit Zarifoğulu’nu rahmet ile anarak bildirdi

Güncelleme Tarihi: 23 Haziran 2010, 23:57
YORUM EKLE
YORUMLAR
...
... - 9 yıl Önce

Helal sizlere büyük işler yapıyorsunuz. Bu sayede Yaşamak `ı tekrar okuyacağım bir daha göz atmam yeterince olgun kişilere hediye etmem lazım.

Cahit Zarifoğlu bir yol değildir, ama yol bilmek için okumak öğrenmek gerekir.

banner8

banner19

banner20