banner17

Buda ne yapar incir ağacının altında?!

İncir mevsimini, incirin açılışını dört gözle bekliyorum. İncir için kelimeler biriktiriyorum. Sanki içinden ab-ı hayat akacak yorgun bedenime ve ruhuma.

Buda ne yapar incir ağacının altında?!

 

İncir mevsimini, incirin açılışını dört gözle bekliyorum. İncir için kelimeler biriktiriyorum. Sanki içinden ab-ı hayat akacak yorgun bedenime ve ruhuma. Sanki müteşabihat açılacak onunla kalbime. ‘Tin’sel bir inşirah yaşamak için o güzeli beklemek, insanı acayip heyecanlandırıyor.

Hastane önünde incir ağacı

Seyrediyorum o mübarek ağacı. ‘Hastane önünde incir ağacı’nı dinliyorum. Gurbette kalan ve ateş alıp yüreğini dağlayan adamın hikâyesini, Nida Tüfekçi’nin sesinden dinleyip dinleyip daha çok seviyorum. (Eskiden şehrin çoğu yerinde incir ağaçlarına rastlamak daha kolaydı sanki.)Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl

İncir ağacıyla ilgili ilginç hikâyeler üşüşüyor zihnime. Geçmişten, çocukluğumdan, şimdi yüzlerini net olarak hatırlayamadığım birilerinin anlatımından… Tekin olmayan gecenin karanlığıyla, Felak-Nas kalkanını kuşanmanın gerekliliğiyle geliyor bu anlatılar. “İncir ağacının dibine fazla oturulmaz”, “orada uyunmaz” derler. Kül dökülmez. Bevledilmez. Lain şeytandan Allah’a sığınılarak ve Allah’ın rahmaniyet ve rahimiyeti vurgulanarak ağaca yaklaşılmalıdır.

Necip Fazıl'ın incir ağacı!

Bir Adam Yaratmak’ta Necip Fazıl’ın kahramanının babası kendini neden başka bir ağaca değil de incir ağacına asmıştır acaba? İlyas Abi’nin hatırlattığı gibi incirin kesrete, dünya ve fiha’ya, masivaya bir metafor olmasından kaynaklanıyor olabilir mi? Dünyanın gam yükünü taşıyamaz hale gelmiştir artık adam. Dünyanın kalabalığından kurtulamayanın kendinden de kurtulamayacağını hisseden kişi, bu işe bilinçsiz bir şekilde de olsa kısa bir çözüm yolu aramış olabilir mi?

Meyvalar sabırla olgunlaşırmış!

Bereketin de sembolü sayılan incirin toplumların bilincinde dişil, kösnül çağrışımlara yol açtığını da, yemişe haksızlık etmeden, belirtelim. Evet, “yemiş” de der halkımız, içinde yoğun bir tat cem eden bu meyveye. Yetişip büyüdüğü ağaç-yurduna sımsıkı bağlıdır. Hemen öyle ‘tamam ben oldum’ diyerek dalını terkedip yere düşmez. Sabırla ve dirençle olgunlaşmayı bekler. Ama vakit erişmiş ve o kıvamını bulmuşsa, yağmur gelip onun tadından çalabilir. Belki de o tada ulaşamayan insanoğlunun gecikmişliğine tatsal bir uyarıdır bu. Bazı incirlerin kaderi de ağacında bekleyerek kurumaktır ki, belli merhalelerden geçtikten sonra bu kurutulmuş incirin tadı da enfes olur.

incirBodi ağacının altındaki Buda!

Tabi her zaman incirin olgunlaşmasını bekleyen insan değildir. Bazen de insan incir ağacının altında kemale ermeyi bekler. Ki bildiğiniz gibi Buddha, Sanskritçede aydınlanmış, idrak etmiş kişi demektir. Siddartha Gotama, bodi denilen incir ağacının altında uzun yıllar süren bir meditasyonun, tefekkürün ardından hakikati idrak etmiş önemli bir zattır.

Velhasıl incir ağacı, Rahman'ın sayılamayacak nimetlerinden biridir. Fakat dostluğun ve merhametin kıymetini bilmeyen nankörler, masumların evlerine incir ağacı dikmekten çekinmezler. Boş işlerle uğraşan insanlar da, en küçük meseleleri büyüterek incirin çekirdeğine bile hakaret etmiş gibi olurlar. Oysa malayani şeylerle bunca meşgul olup kendilerini ve çevrelerinde yaşayan insanları rahatsız edeceklerine oturup bir incir reçeli yapsalar ne güzel olur.

Tazecik olgun incirleri ellerine alıp itinayla ağızlarına atmayı özleyen dostlarım! Doğru söylemiyor muyum?

 

Mustafa Nezihi bir surenin gölgesinde anlattı

Nida Tüfekçi - Hastane Önünde İncir Ağacı

Güncelleme Tarihi: 10 Ağustos 2012, 15:13
YORUM EKLE
YORUMLAR
ahmed
ahmed - 6 yıl Önce

mürsel baba demişti ki "incir dört kitabda reklamı yapılan bi meyve :)

banner8

banner19

banner20