Bu Üç Aylar'ı iyi değerlendirmemiz lazım

Üç aylar olarak adlandırdığımız Recep, Şaban, Ramazan aylarının ilkine girdik çok şükür… 11 Mayıs Cumartesi günü Üç Aylar başladı.

Bu Üç Aylar'ı iyi değerlendirmemiz lazım

 

Üç aylar olarak adlandırdığımız Recep, Şaban, Ramazan aylarının ilkine girdik çok şükür… 11 Mayıs Cumartesi günü Üç Aylar başladı. Efendimiz (s.a.v) bu aylara erişince "Allâhümme bârik lenâ fi Recebe ve Şa'bân ve belliğnâ Ramazân: Yâ Rabbi! Receb ve Şaban'ı bize mübarek eyle, bizi Ramazan'a kavuştur" duasını yapmamızı istiyor. Bahar mevsimi içinde “hoş geldin” diyerek buyur ettiğimiz Üç Aylar, Kur’an, hayır, oruç, namaz ile dolu dolu geçirilip manevi ve ebedi bahara hazırlanmamız için de bir basamak.

Yaşadığımız günlerde farklılıklar olmazsa, belirli alışkanlıklarımızla hayatımızı sürdürmekle yetiniyoruz. Alışkanlıklarımızın dışında farklı bir durumla karşılaştığımızda ise çekidüzen veriyoruz kendimize. Belki de bu yüzden Allah dostları haftada bir sohbet halkasında bulunmamız gerektiğini tavsiye ediyorlar ki manevi âlemimizi iyi yönde etkileyecek kararlar alıp uygulamaya geçelim.

Bunun için önümüzde büyük bir fırsat var. Pazartesi ve Perşembe günlerini oruçlu geçirebiliriz mesela... Hem de bu aylar içerisinde sevaplarımız katlanırken, zira hadis-i şerifte şöyle buyruluyor: "Bir kimse Receb'in birinci gününü oruçlu geçirse bir aylık oruç tutmuş gibi sevap verilir. Yedi gün oruç tutsa yedi cehennemin kapıları kapanır. Sekiz gün oruç tutsa sekiz cennetin kapıları onun için açılır. On gün oruç tutarsa Allah Teâlâ günahlarını hasenâta çevirir. On sekiz gün oruç tutarsa, semadan bir seslenici ‘Geçmiş günahların bağışlandı. İyi amellerine devam et!’ diye seslenir.”

Üç aylara bir de bu nazar ile bakmak gerekü

Yetimlere yardım etmek için düzenlenen pek çok çalışmada bizler de elimizden geleni yapabiliriz bu mübarek aylar vesilesi ile... Teheccüd, duha, evvabin gibi nafile ibadetlere başlayabiliriz. Fakirlere elimiz yettiğince yardım edip kat kat sevaba ulaşabiliriz biiznillah... Yakınlarımıza, arkadaşlarımıza bu mübarek ayların önemini anlatıp sadaka-i câriye sahibi olabiliriz. Bir de bu mevsimde rahmet esintilerinin yoğunlaştığı geceler var ki affımız için aralanmış kapılar bizler için. Regâib, Mîrâç, Berâat ve Kadir…

Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocadan dinlemiştim bu tavsiyeyi: “Geçen sene üç aylarda hayatta olan kardeşlerimiz bu sene üç aylara girerken hayatta yoklar. Son üç aylarımız olabilir kızım… Kıymetini bilmemiz lazım… Dilimize fermuar çekmemiz lazım…” Üç aylara bir de bu nazar ile bakmak gerek belki de…

Bu ayların maddi açıdan diğer aylardan bir artısı ya da farkı olmamasına rağmen manevi açıdan kıymetini hadis-i şeriflerle görüyoruz. Resûl-i Ekrem sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, “Receb Allah Teâlâ'nın, Şaban benim, Ramazan ümmetimin ayıdır.” buyurmuştur. Yine başka bir hadis-i şerifte içinde bulunduğumuz ayların önemine binaen şöyle buyurmuş Efendimiz (s.a.v): “Receb ayının, diğer aylar üzerine fazileti, Kur'ân-ı Kerîm'in diğer sözlere olan üstünlüğü gibidir. Şaban ayının diğer aylara nisbetle fazileti, benim, diğer peygamberlere olan üstünlüğüm gibidir. Ramazan'ın diğer aylara göre fazileti ise, Allâh Teâlâ'nın, mahlûkâtı üzerine yüceliği gibidir.”

Rabbim inşallah bizleri bu mükâfatlara muhatap eylesin. Affedilerek çıktığımız hayırlı bayramlara ulaştırsın.


Eslem Nilay Bozdemir yazdı

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2013, 11:26
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13