Bu bayram boynunu kudret bıçağına uzat!

Bayram geldi, başını öne uzatmaktan korkma; Allah hep Rahman ve Rahim. Çıkar o zavallı başını saklandığın yerden. Sana şahdamarından daha yakın olana uzat boynunu.. Mustafa Nezihi yazdı.

Bu bayram boynunu kudret bıçağına uzat!

Bayram geldi, başını öne uzatmaktan korkma; Allah hep Rahman ve Rahim. Çıkar o zavallı başını saklandığın yerden. Sana şahdamarından daha yakın olana uzat boynunu. Korkma ve temiz havaya çık. O kuytu yerden, kurduğun o karanlık ve loş odandan dışarı çık. Kardeşlerinin arasına katıl. Korkuyorsan da çık. Kaderden kaçabilen kimse yoktur çünkü. Çünkü öleceğiz dostum. Hayatın ve ölümün sahibi güç, kudret ve kuvvetiyle her yerde. Zü'lcelaldir O. Havl ve kuvvet bütünüyle O'nun.

Kudret bıçağına teslim olmak

Ama biliyorsun rahmeti gazabını geçmiştir. İçimiz ve dışımızı bilir. O'ndan bir şey saklanamaz. O'ndan ancak yine O'na kaçabiliriz. Kaçıp saklanabileceğimiz bir başka yer yok. Varlık da -ve eğer yokluğa inanıyorsan- yokluk da onun mülkü. Kudret bıçağının önüne canımızı koyduysa buna kimse engel olamaz. Fakat inanıyoruz ki onun her kudret tezahüründe hikmet ve rahmet vardır.

En güzel muhtaçlık!

Kendini hangi güne saklıyorsun kardeşim? Bugün, O'nun sevdiği günlerden. Korkarak ve titreyerek de olsa bıçağa boynumuzu uzatacağımız gündür bu. Yani ölümsüzlüğü isteyen her can kendini pazarlıksız ona sunabilmelidir. O'nun yolunda ihlasla yürümek azminde olmalıdır. Yolun Sahibi öyle cömert ki biz canımızla ve malımızla O'na 'evet' dediğimizde bize cenneti va'dediyor. Kendisine yaklaşmamıza izin veriyor. Biz zavallıları mükafatlandırıyor. 'Ketebe ala nefsihi errahme'... O nasıl da ulu ve yüce. Biz nasıl da bütünüyle O'na muhtacız. Ve bu ne güzel bir muhtaçlıktır. Sığınalacak bir Hu olmasaydı bu nasıl da ürkütücü ve hatta korkutucu olurdu. Onu bilmeyenlere ve O'na sığınamayanlara bir bak. Göreceksin.

Yaşamak: Kısa bir seyahat imkanı

Sınanmayan yoktur bu dünya yurdunda. Zorluk diyarıdır bura. Burayı kuşatmış Öte'ye geçeceğiz. Asıl yurt ora. O'ndan geldik, O'na gidiyoruz. Kısa bir seyahat imkanıdır yaşamak. Uyanmamış olan bunu bilemez. Küfr mutlak bir inkar ve gaflettir. Nefsimizi kurban etmezsek uyanmamızın ihtimali yok. Sabretmezsek gözlerimiz açılmaz. Bizi görür hale getirecek olan sabırdır. Sabır bizi duaya vardıracaktır. Dua bizi merhamete layık hale getirecektir. Sabır ve dua sayesinde inşallah kurbanlık koçlar sahibi oluruz. Ancak böyle kıldan ince kılıçtan keskin sırattan geçebiliriz.

Nasıl kalkacak bu perdeler aradan?

Kendini Allah'ın rıza ve kudretine teslim edip adamayan hiç kimse kurtulamayacaktır. Zanlarınla didişip didişip çırpınmayı bırak öyleyse. Teslim ol ve kurtul. Sen yanılgılarına ve kibrine bıçak çalarsan Allah da seninle kendisi arasındaki perdeleri kaldıracaktır. Seyrimiz, sülukumuz O'na doğrudur. O'nun bizi kendine çağıracağı amellere sarılmakdır vazifemiz. Başka da bir şey yapamayız. Allah'ın evinde cem olup hep birlikte ' Allahu ekber Allahu ekber La ilahe illallah huvellahu ekber Allahu ekber ve lillahil hamd ' diyelim. Dördüncü günün ikindi vaktine dek diyelim. Canımızı O'na perdesiz teslim edinceye dek diyelim. O'nun sevgisiyle kendimizden geçinceye dek diyelim. O'nun olduğumuzu yakinen bilinceye dek diyelim. Başka da diyeceğimiz bir şey yoktur.

Yakarış günleri

Tek sermayemiz acziyetimizi itiraf ile kibriyasına iltica etmektir. 'Gönderdin bizi dünyaya, inin buyurarak... İndik ve yorulduk: çok hatalar edip dergah-ı izzetine sığındık.' diyelim. Ve yalvaralım: Bizi affet. Bizi bağışla. Bize acı. Bizi af ve mağfiretinle güzelleştir. Ki cennetine ve cemaline layık hale gelelim.

Mevlâ bizi afvede
Gör ne güzel ıyd olur
Cürm ü hatalar gide
Bayram o bayram olur

 

Mustafa Nezihi sırat kıldan ince kılıçtan keskincedir dedi

Güncelleme Tarihi: 03 Ekim 2014, 10:46
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13