Bu ayıp bize yeter!

Doğum ve ölüm yıldönümleri, bu ülkenin vefasız insanlarına önemli şahsiyetleri anlatmak için bir fırsat. Peki bu fırsat değerlendirildi mi Nurettin Topçu için?

Bu ayıp bize yeter!

O şahsiyetin doğum ve/ya ölüm yıldönümün başında hele bir de “25.”, “50.”, “75.”, “100.” gibi sayılar olursa, gelenekselleşen anma etkinliklerinden daha geniş çaplı organizasyonların yapılması icap eder. ‘Anma’ demişken bir kutsama ayinine dönüşen toplantılardan, ‘merhumu iyi bilirdik’ türü sözlerden bahsetmiyorum. Bilakis, o kişi kimse, sanatından/fikrinden/aksiyonerliğinden hareketle bir yerlere varılan, onun durduğu yerde durmayıp ilerlenilen, zenginleşilen toplantılar, beyin fırtınaları kastettiğim. Çünkü bu kişiler büyük insanlardır, kırk yılda bir görülürler semalarımızda ve “hoş bir sada” bırakıp giderler. Düşünürler, kitap yazarlar, nesillerin terbiyesi vazifesini üstlerine alırlar, talebe yetiştirirler, mücadele ederler, haksız ithamlara maruz kalırlar. Nurettin Topçu da bu ülkenin yetiştirdiği nadir “cins kafa”lardan, münbit, velud mütefekkirlerden birisi idi.

 

Nurettin TopçuDoğumunun 100. Yılında ne yapılmış?

1909’da doğan Nurettin Topçu için, doğumunun 100. yılında ne yapıldı sorusu epeydir aklımı kurcalıyordu. Dün bu soruya cevap bulmak için internette ‘kısa’ bir gezintiye çıktım. Bu ‘kısa’lık vaktim olmadığı için değil; hiçbir şey yapılmadığı, bunun duyurusu yapılmadığı ve dolayısıyla hiçbir şey bulamadığım için kısa süren bir gezinti. İşte yapılan faaliyetler:

-TYB Konya Şubesi, 17 Haziran-29 Temmuz arasında her hafta “Nurettin Topçu okumaları” yapmış; Topçu’yu değişik yönleriyle, alanında uzman kişilerin sunumlarıyla anlatarak yad etmiş.

-TYB Bursa Şubesi, “Doğumunun 100. Yılında Nurettin Topçu” başlıklı bir anma toplantısı tertip etmiş.

Başka? Başka da yok. Hiçbir yerde bir ses, bir soluk, bir yaşam belirtisi, bir duyuru yok. ‘Va esefa’ Nurettin Topçu’ya değer veren derneklere, vakıflara!..

 

Gazetelerde durum ne?

Ivır zıvır her şeyi, her dedikoduyu köşelerine taşıyan köşe yazarları bakalım koskoca bir sene içinde bir tanecik yazılarını Nurettin Topçu’ya ayırmışlar mı? Ona da baktım. Cevabım “Hayır”! Sadece şu isimler ayırmışlar bir köşe yazısının-yorumunun tümünü Topçu’ya: Ahmet Selim, Ahmet Sevgi, Hüseyin Akın, Osman Toprak ve Süleyman Seyfi Öğün.

 

Nurettin Topçu, Var OlmakDunyabizim.com üzerine düşeni yapmaya çalıştı.

Dunyabizim.com, 2009’da değişik zamanlarda Topçu’yu andı. Cevat Akkanat Bursa’daki programı ayrıntılı bir haber olarak işledi: “Bursa Nurettin Topçu’yu yad etti!” Leyla Marankoz imzalı bir haber ‘olsa keşke’ dedi: “Topçu’yu anma programı yapılsa!” Yakup Öztürk bir ‘kalite dergi’ye değindi: “Hareket Dergisi varmış azizim!” Bu fakir de “Şahsiyet imar eden adam!” dedi ‘önemli adamlar’da Topçu’dan bahsederken.

 

Bu ayıp kimin?

Bu toprakların yetiştirdiği Topçu gibi aydınlar anılmayacak da kim anılacak? Böyle kaç orijinal adam var fikir semamızda? Hele Dergah Yayınları çevresini hiç anlayabilmiş değilim. Nurettin Topçu’nun himayesiyle, duasıyla kurulan bu yayınevi şimdiye kadar –Topçu’nun bütün eserlerini basıp okuyucuya ulaştırmaktan başka- ne yaptı? Neye önayak oldu? Nurettin Topçu’yu ve eserlerini yeni nesillere tanıtmak, aktarmak, fikirlerini geliştirmek maksadıyla hangi projeleri üretti? Fırat Mollaer’in bir kaç kitabı haricinde hangi kitapları bastı? Üniversitelerde kaç hoca Topçu’nun fikirlerini çalıştırdı tez aşamasındaki öğrencilerine? Bu ayıp kimin?

 

Not: Kültür Bakanlığı’nca yakın zamanda okuyucusuyla buluşturulacak Nurettin Topçu kitabını kategori dışı bırakıyorum. Bürokratlardan zaten beklemiyorduk böyle şeyler ama olursa da öpüp başımıza koyarız.

 

Mehmet Emre Ayhan, Ferit Kam’ın “nesl-i hazır Vefa Yokuşunu dümdüz etmiştir” sözüne katılıyor.

Güncelleme Tarihi: 09 Şubat 2017, 12:36
YORUM EKLE
YORUMLAR
adil
adil - 9 yıl Önce

nurettin topçu için n.fazıl'ın BABIALİ adlı kitabının son sayfalarına bakınız bir zahmet! dikkatli olmak lazım.

banner19