banner17

Böyle samimi bir fuar görülmedi

Türkiye Dergi Fuarı'nda kaç bardak çay tüketildi? Bu rakam fuarın samimi havası için bir gösterge olabilir mi?

Böyle samimi bir fuar görülmedi

“Panayır” kelimesi için ekşi sözlükten bir yazar “fuarın dedesi ve eğlencelisi” tanımını girmiş. Bana da öyle geliyor; “panayır”ın ruhu, “fuar”ın resmiliğinden, tertip ve düzeninden, ne bileyim, cetvelle çizilmiş yerleşim planından, mülkiyeti orada bulunanlara ait, sınırlı küçük küçük alanların toplamı büyük bir yerleşimden fersah fersah uzak. Cafcaf da fuardaydı

Panayırda bir samimiyet var; belirli bir ölçülülük olmakla beraber her şey biraz da karmaşanın ahengini taşıyor panayırda. Dolayısıyla “fuarın dedesi” mi bilmem ama, “eğlencelisi” olduğu kesin panayırın.

Stand dediysek…

Yazılı ve görsel basından takip edilebileceği gibi Türkiye Dergi Fuarı da 5 gün boyunca böyle bir panayır havasında geride kaldı. Yayın hayatına devam eden kırk derginin yer aldığı standlar (standı dediysek, medresedeki iç odayı çepeçevre kuşatan işte öyle küçük masalar canım), fanzin dergiler bölümü, yaklaşık 200 kadar derginin yer aldığı ve gezenlerin çoğunu hüzünlendiren “kapanmış dergiler sergisi” ile küçük, samimi, heyecanlı bir “fuar”, ya da “panayır”. Sadece bunlar da değil; belli başlı konuşmaların, panellerin de yer aldığı dolu dolu bir programa da sahipti bu panayır.

Ziyaretçilerini kalbinden yakalamayı başardı

Türkiye’deki mevcut yayın dünyasında zaten küçük bütçelerle, yer yer öğrenci harçlıkları ile çıkan bu samimi dergiler görenlere birkaç şeyi ispat etmiş olmalılar: Bu işler için öyle yüz binlerce liralık bütçelere gerek yok. Öğrendiğim kadarıyla başka her hangi bir fuara harcanan paralarla 200 tane dergi fuarı açmak mümkün. Ama o o şaşaalı fuarların bu paragöz olmayan fuarın sıcaklığınıı yakalaması imkânsız diye düşünüyorum. Çok küçük bir bütçeyle bu iş 5 gün boyunca hiç aksamadan yürütüldü.  Ayrıca, belki de en önemlisi, değme büyük kitap fuarlarının yapmayı beceremediği bir büyük olayı gerçekleştirerek takipçilerini gönlünden yakaladı. Bir dergi ile o derginin okuru arasında var olduğu varsayılan ama bir türlü somut olarak gösterilemeyen “bağ”ı en canlı haliyle ortaya koydu ve daha da muhkem bir yere taşıdı.

Türkiye Dergi Fuarı 2010

İşte resmi göstergeler

Bu fuar öncesinde akla gelen “fuarı sponsorların desteğiyle gerçekleştirme” fikrini reddeden anlayışı kutluyor, tutup gönlümün en güzel yerine yerleştiriyorum. Para yok, imkan kısıtlı, zaman dar… gibi bahanelere sığınmadan bir adım attılar bu güzel insanlar. Başta Mahmut Bıyıklı, Asım Gültekin, Abdullah Zerrar Cengiz, Yavuz Selim Güneş olmak üzere tüm dergicileri kutlamak isterim. Sadece TYB değil, Türkiye böyle bir samimi fuar görmedi. Buna kanıt mı istiyorsunuz? İçerden bir bilgi vereyim o halde: Fuar süresince yaklaşık 3000 bardak çay fi sebilillah dağıtıldı!:-) Bu rakam bu dergi fuarının samimiyetinin ölçüsüdür. Çünkü çay muhabbet bağının anahtarıdır. Bu böyledir.

Umarım gelecek senelerde de bu fuar yakaladığı sıcaklık ve samimiyet korunarak devam eder. Dergilerin kendini tanıtmasına, geliştirmesine, dağıtımına katkı sağlamaya devam eder.

 

Mehmet Emre Ayhan, “kalbe dolan o ilk bakış, unutulmaz unutulmaz” şarkısını dinleyerek yazdı

Güncelleme Tarihi: 09 Şubat 2017, 12:19
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20