banner17

Bireysel ve Kurumsal Açıdan Sosyal Medya Kullanımına Yönelik Bazı Kitaplar

Sosyal medya konusunda değerlendirmeler içeren ve kuvvetli bir kurumsal strateji kurmanız için ipuçları veren bazı kitapları derledik.

Bireysel ve Kurumsal Açıdan Sosyal Medya Kullanımına Yönelik Bazı Kitaplar

Sosyal medya artık yaşamımızın bir parçası haline geldi. Olmazsa olmazımız, vazgeçemediklerimiz arasında yer aldı.

Sosyal medya bizi, bizim için en önemli olan unsurlardan koparıyor, vaktimizi alı­yor. Elimize bir kitap alıp bir saat okumu­yor ancak bir saatte belki yüzlerce paylaşıma bakıyoruz. Özgürlüğümüzden, sevdiklerimizden koparırken diğer taraftan da kendi platfor­munda bizi onlara yaklaştırıyor. Sevdikle­rimizi oradan takip ediyoruz artık. Bu çağda her gün daha fazla dijitalle­şen dünyada ilişkilerimizi zedeleyip bizleri daha fazla yalnızlığa itiyor, ama ne garip ki yine de tesellimizi, bizi bu yalnızlığa iten araçlarda arıyoruz.

Sosyal medyanın insanın üzerindeki etkisi şüphesiz fazla. Psikolojisi ve davra­nışları değişen bireyler söz konusu olma­ya başladı. Bununla da kalmayıp vatandaş gazeteciliği kavramı ile herkes bulunduğu her yerden yayın yapar hale geldi. Reklam mecrası da buraya kaymaya başladı.

We are Social’in 2017 verilerine göre dünyada 3.819 milyar sosyal medya kullanıcı­sı mevcut. Ülkemizde ise mobil bağlantıya sahip kişi sa­yısı 71 milyonken, sosyal medyaya mobilden bağlanan kullanıcı sayısı 42 milyon. Kullanı­cılar gün içerisinde ortalama 7 saatini bilgi­sayar karşısında, 3 saatini telefon üzerinden internete bağlanarak ve 3 saatini de sosyal medya platformlarında geçiriyor. TV karşı­sında geçirilen vakit ise ortalama 2 saat.

Tablo böyleyken sosyal medyanın in­sanların üzerindeki etkisini anlatabilmek için yazacağımız her sözcük veya kelime kifayetsiz kalacak.

Sosyal medya bizi nasıl etkileyebilir?

Sosyal medyanın en önemli etkileşimi, bizleri geleneklerimizden koparıyor olması. Sosyal medyanın gelişiminden önce, dini ve milli bayramlarda, doğum günlerinde ya da ölümlerde insanlar birbirlerini arayıp hal hatır sorar, aile bü­yüklerine yapılan ziyaretlerde muhabbetler edilir ve insanlar arasında samimi bir ortam oluşurdu. Ama ne yazık ki bu günler uzakta kaldı diyebiliriz. Çünkü artık özel günlerde insanlar birbirlerini arayıp hal hatır sormak ya da birbirlerini ziyaret etmek yerine; gelen doğum günü bildiriminin altına kısa bir not yazarak, sayfasından konu ile ilgili bir mesaj yayınlayarak ya da yayınlanan bir gönderinin altına yorum yazarak tebrik iletmeyi yeterli buluyor.

Diğer bir etki, insanların herhangi bir konuda kendilerini ifade edebilmesi ve her konuda fikir beyan ediyor olabilmesi. Elbette herkesin ifade özgürlüğü hakkı vardır. Ancak sosyal medya mecrasında bireyleri ve toplu­mu tahrik ederek, konunun provoke edilme­si toplumsal olaylara neden olabilmektedir. Veya var olan olayların büyümesine ve kont­rol edilemez hale gelmesine yol açabilmek­tedir.

Bir başka etki ise en çok bizim ülke­mizde hissedilen bir etkidir. Sosyal medya uzmanlara göre yaratıcılık kabiliyetini öl­dürüyor. Yani yeni bir şeyler üretmektense var olanı kopyalayan ya da üzerinde deği­şiklik yapan bireyler kendi üretkenliklerini ve bununla birlikte toplumun üretkenliğini azaltmakta. Nadir kişiler için ise benzersiz üretkenliğe aracı olduğu düşünülüyor.

Tüm bunlar sosyal medyanın iyi ya da kötü olduğunu göstermez çünkü her şey ta­mamen kullanıcıların yani bizim eli­mizde...

Yetkinlik sergileme ve sosyal medya

Kişilerin kendilerini ifade edebilme ve yetkinliklerini rahatlıkla sergileyebilmele­ri açısından sosyal medya kullanımı olumlu olarak etki eder. Ayrıca yaşanan bir sıkıntı ve sorunun çözümü konusunda da fayda sağla­maktadır. Özellikle sosyal sorumluluk proje­lerinde insanlara ulaşma konusunda çok et­kilidir. Yeni gelişmeler ve güncel haberlerden anında haberdar olmamıza da faydası var.

Teknolojinin de gelişmesiyle, iletişim konusunda artık daha hızlı olmamızı sağla­yan sosyal medya bu konuda bizlere sonsuz bir alan veriyor. İstediğimiz hemen her yer­den, tek bir tuşla mesafe tanımaksızın birçok kanaldan sesli ya da görüntülü iletişim kura­biliyoruz. Daha önce bir yakını ile görüşmek için saatlerce hattın bağlanmasını bekleyen bizler için, teknolojinin bu denli müthiş geli­şimi, iletişim sorunumuzu neredeyse sıfıra indirdi.

Ama aynı zamanda sanal gerçekliğe kendimizi kaptırırsak bu bizleri günden güne asosyal ve yalnız bireyler yapacaktır. Zaman­la bağları kopan, tamamen bireysel, mesafeli ve birbirlerini anlamayan bir toplum yapısı oluşturacaktır.

Sosyal medya konusunda değerlendir­meler içeren ve kuvvetli bir kurumsal strateji kurmanız için ipuçları veren kitapları derledik.

Sosyal Medya Bizi Neden Kullanır - Murat Dağıtmaç 

Günümüzde, iletişim kanallarının önde gelenlerinden birisi haline gelen sosyal medya, birçok sektörün ve birey­lerin bir biçimde bu mecrayla yakından ilgilenmesini adeta zorunlu kılmıştır. Sosyal medya konusunun anlaşılmasında “iletişim ihtiyaçtır” mottosuyla yola çı­kabiliriz. Bundan henüz 10 yıl öncesinde iletişim ihtiyacımızı, yüz yüze iletişim me­toduyla sağlıyorduk. Daha sonraki yıllar da ekonomik standartlar ve küreselleşme ile birlikte iletişim ihtiyacını karşılamak için kendini önce televizyon ile meşgul etti insanoğlu. Ancak televizyon tek ta­raflı bir iletişim aracı olduğu ve karşılıklı ihtiyacı karşılamadığı için bir süre sonra ondan vazgeçilmeye başlandı. İşte tam bu süreçten sonra “sosyal medya”yı bütün ağırlığıyla hayatımızda hissediyor olduk.

Sosyal medyayı umarsızca kullan­maya başladık, özellikle gençlerimiz çok fazla güvenip kullanmaya başladı, aile­sinde bulamadığı sıcaklığı bu mecralar­da aramaya başladı. Fakat ne aileler ne de gençler o soğuk ekranın arkasında nasıl bir zihniyet olduğunu hesaba ka­tamadılar. En önemlisi ve tehlikesi de denetlenemeyen bir ortam olmasından dolayı suç şebekeleri ve art niyetli in­sanların kol gezdiği bir ortam haline gelmeye başladı. Yolda tanımadığınız bir kişi size gelip bana her gün nereye gitti­ğinin fotoğrafını göndereceksin, nerede yemek yediğini söyleyeceksin, ailenle gittiğin pikniğin fotoğraflarını atacaksın’ dese cevabımızın negatif olacağı kesin, fakat bunu sosyal medyada yapıyoruz.

Bu fütursuzca kullanım akabinde sı­kıntıları getirmeye başladı, işte bu yüz­den sosyal medyayla alakalı denetimle­rin sıklaştırılması gerekmektedir. Ve en önemlisi kendimizin ve ailemizin güven­liğini tehdit edecek davranışlarda bulun­mamalıyız. Sosyal medyada bir şeyler paylaşırken “bunun bana yararı nedir, zararı nedir?” diye sormak gerekir.

Sosyal Medyadaki Yüzümüz - Ahmet Ataner Şapçı

Bu kitap, sosyal medyada öne çıkmak is­teyenlere tüyolar veriyor. Kitaba göre gerçek hayatta geçerli olan her şey sanal hayatta da geçerlidir. Önem­senmeyen bir sosyal medya yüzünüz varsa ken­dinize iyi bakmıyorsunuz demektir. Oysa sosyal medya, hayatınızın ta kendisi, gerçek hayatını­zın aynasıdır. Peki kendimi ve sosyal ortamdaki yansımamı ne şekilde düzenlemem gerekir?

İlk başta şunu kabul edin; gerçek hayatın tabi ki sanal hayatta da geçerliliği vardır. Bu yüzden ilk dikkate almamız gereken şey sosyal yüzünüzün de gülmesidir. Kim somurtkan, renksiz, duygu­suz bakışlara göz atmak ister ki? Sosyal med­yadaki yüzünüz gülmüyorsa sayfanızı ziyaret edenler size acır. Ama acıması acımasızca kısa sürer. Sonuçta kendi mutsuz hayatından kaçış ararken sizinkine yas tutacak gücü yoktur. Bu yüzden yüzünüz hep gülsün. Hem gerçek ha­yatta hem sanal ortamda, bu sizi daha çekici ve kalıcı şekilde tanıtıyor.

Ayrıca kitapta başarılı sosyal medya kullanımı için 21 önemli not düşülmekte. Tavsiyelerden birkaçı:

• Sosyal medya çalışması zaman, enerji ve yaratıcılık gerektiren bir alandır. Hızlıca ta­mamlayacağınızı düşünmeyin. Yatırım yapın.

• Bir topluluğa paylaşımda bulunmamız gerekir. Verebileceğiniz bir şey yoksa kimsenin de sizi dinleyeceğine düşünmeyin.

• Aktif olmanız aynı zamanda üretici ol­manız anlamına gelmez. Yaratıcı ve üretici olun.

• Kaliteli paylaşımlar çok paylaşım yap­maktan daha iyidir.

• Güncel kalın! Bugün gündemde olanı yarın kullanırsanız bir özelliği kalmayabilir.

Bu gibi tavsiyeleri uygulandığınız takdirde zaman kaybetmeden yol alabilmeniz ve ilk baş­ta yapılan hataları yapmadan daha başarılı iler­lemenizi mümkün olacaktır.

Yeni Medya ve Gençlik - Duygu Dumanlı Kürkçü 

İletişim basit anlatımla, kaynak mecra ve hedef kitle üzerinden yapılır. Her toplum­sal olay, olgu gibi iletişim de özünde dünyaları barındırır. İletişim sürecinde günümüze kadar gelen en önemli değişken medya olgusudur. Medya sürekli tek­nolojiyle paralel olarak gelişim göstermektedir. Diğer bir ifadeyle teknoloji alanında meydana gelen gelişmeler mutlaka iletişim alanında da etkili olmaktadır. Bu bağlamda teknik gelişme­ler beraberinde dijitalleşme olgusuyla birlikte geleneksel medyayı da etkilemiş ve yeni medya kavramı gündeme gelmiştir.

Günümüzde bilgisayar, internet, web 2.0 çevrimiçi habercilik, internet gazeteciliği, çev­rimiçi sohbet, wiki, e- ticaret, dijital medya, sosyal medya, sanal uzam, sanal gerçek gibi birçok kavram ve bu kavramların açıkladığı top­lumsal, kültürel ve ekonomik olgular günlük konuşmalarımızın doğal bir parçası konumuna gelmiştir. Tüm bu ekosistemi kapsayan kavram ise yeni medya olarak adlandırılmaktadır. Gü­nümüzde yeni medya kavramı ve onun sunduğu imkânların hayatımıza girmesiyle birlikte sos­yal yaşamımız, iletişim biçimlerimiz ve medya tüketim alışkanlıklarımız önemli derecede de­ğişiklik göstermektedir.

Yeni medya araçlarının yaşamımıza girme­siyle birlikte, çoğu ülkede geleneksel medyaya karşı ilgi azalmaktadır. Özellikle genç nüfus, haber ve bilgi alma, eğlenme, sosyalleşme ih­tiyaçlarını internet erişimi olan, görsel ve işitsel özelliklere sahip yeni medya araçlarından kar­şılamaktadır. Gençler, habere ulaşma konu­sunda öncellikli olarak interneti ve sosyal med­yayı tercih etmektedirler.

Sosyal Medya & Halkla İlişkiler, Reklam ve Pazarlama - Yeşim Güçdemir

Yukarıda da belirtiğimiz gibi diji­tal medya ortamları hayatın her alanını etkilemektedir. Sosyal medya, bireye ve topluma ait her şeyi barındıran yeni bir yaşam alanı oluşturmaktadır. De­ğişen ve etkileşimi artan bu yeni med­ya ile kurumlar örgüt içinde ve dışında etkin, doğru iletişim stratejilerine ihti­yaç duymaktadırlar. Hedef kitleleri ile ilişkilerini yönetebilmek için iletişim stratejilerinde sosyal medya mecrasına odaklanmaları gerekmektedir. Bu yeni mecrada halkla ilişkiler, reklam ve pa­zarlama faaliyetleri yapmak için öncel­likle sosyal medyayı ve onun özelliklerini iyi bilmek gerekmektedir. Sosyal med­yanın en önemli özelliği, kurulan iletişi­min çift yönlülüğüdür. Kurumlar hedef kitleleri ile interaktif strateji geliştirip daha fazla etkileşime geçmelidir. İşte bu kitapta sosyal medya ortamında birbir­leriyle organik bağı olan halkla ilişkiler, reklam ve pazarlama alanındaki iletişim uygulamaları örneklerle ele almaktadır. Sosyal medyanın reklamda işe yarayan özelliklerinden bazıları şöyle sıralana­bilir:

* Katılım: İstekli olan herkes katkı yapma ve geri dönüş sağlama konusun­da cesaretlendirilmektedir.

* Açıklık: Platform üzerinden ser­vislerin birçoğu geri bildirim ve katılı­ma açıktır. Oylama, yorumlama ve bilgi paylaşımını teşvik etmektedirler. İçeriği kullanmada giriş engelleri genelde bu­lunmamaktadır.

* Karşılıklı diyalog: İki yönlü bir iletişim ve etkileşim ortamı sağlanmak­tadır.

* Topluluk: Topluluklar ortak ilgi alanları çerçevesinde bir araya gelirler.

* Bağlantılı olma: Sosyal medya sitelerinin birçoğu bağlantılı olma özel­liklerini geliştirmekte ve diğer sitelere, kaynaklara ve kişilere link vererek trafik sağlamaktadırlar.

Günümüzde birçok kurum iş strate­jilerini sosyal medya üzerinden geliştir­mektedir. Sosyal ağlarla birlikte kurum­lar güçlü bir rekabet ortamı içinde var olmaya çalışmaktadır.

Sosyal Medya ve Gençlik - Mehmet Emin Babacan 

Yaşadığımız zamanın ruhuna karşı­lık gelen bir kavramsallaştırma olarak ‘iletişim çağı’, bireysel ve toplumsal düzlemde hayatın bütün yönlerini bir şekilde etkilemekte ve şekillendirmek­tedir. İletişim çağının yeni medya for­mu olan ‘yeni medya’ araçları, gündelik hayatın önemli bir parçası ve bilimsel çalışmaların konusu olmaya devam et­mektedir. Yeni medya araçlarından özel­likle sosyal medya olarak adlandırılan toplumsal paylaşım ağları (facebook, twitter, myspace) günümüz dünyasının en önemli fenomenlerinden olmuş du­rumdadır.

Modern dönemin başat unsurların­dan biri olan kitle iletişim araçları, sosyal bilimciler tarafından daha çok olumsuz değerlendirilmiştir. Nitekim merkezinde iletişim araçlarının önemli bir yer tuttu­ğu moderniteyi ve onun oluşturduğu yaşam biçimini eleştiren Frankfurt Okulu temsilcilerinden Herbert Marcuse, Tek Boyutlu İnsan adlı eserinde, modern toplumdaki insanın sıradan deneyimle­rini, çalışmanın “tüketici, sersemletici, insanlık dışı bir kölelik haline geldiği” bir toplumsal dünyada “zahmet, saldır­ganlık, sefalet ve adaletsizliği” sürdüren “sahte ihtiyaçların” egemenliğinde bir alan olarak tasvir etmektedir. Marcuse ve eleştirel yaklaşıma sahip diğer birçok sosyal bilimci, modern zamanı ve onun inşa ettiği hayat tarzını eleştirirken ile­tişim araçlarına merkezi bir önem atfet­mektedirler.

Günümüz modern hayatı ve küreselleş­menin ana unsurlarından biri olan iletişim araçları, geçen yüzyılda disiplinler arası alanda çalışılan en önemli konulardan biri olmuştur. Bugün de yeni bir form ve üret­tiği enstrümanlarıyla iletişim araçları, aynı şekilde akademik, entelektüel çalışmaların konusu olmaya devam etmektedir.

Sosyal Medya Sanatı - Guy Kawasaki

“Yazmak zor bir şey değil. Tek yapmam gereken, daktilonun başına oturup kanamak.” (Ernest Hemingway)

Tüm sosyal medya platformlarda bir “profil” sayfası bulunur. Bu sayfayı kendi­nizle ilgili bilgi ve görsellerle, kim olduğu­nuzu anlatmak için kullanırsınız. Profili­nizin etkileyici olması çok önemlidir, çünkü insanlar bu sayfaya bakıp sizinle ilgili hızlı bir izlenim oluşturuyor. Profilin amacı in­sanların sosyal medyadaki faaliyetlerini­ze ilgi göstermesini sağlamaktadır. Yani aslında profiliniz dünyanın görüp değer­lendireceği bir özgeçmiştir. Bu yüzden öncellikle iyi bir ekran adı seçin. Ardında profilinizde hoş, güvenilir ve yetkin biri olduğunuz izlenimi için kollarınızı sıvın. Bunun için birden fazla sosyal medya kul­lanıcıysanız her yerde aynı fotoğraf kul­lanmanızı tavsiye ederiz çünkü fotoğrafı­nız sosyal medyadaki logonuzdur. Böylece insanlar sizi sosyal medya platformların­da gördüklerinde kolayca tanıyabilir. Tüm bunlar yapıldıktan sonra bir motto oluştu­run. Platformların çoğu, profilinizin yanı­na bir slogan koymanız için yer ayırıyor, iki veya dört sözcükten oluşan sloganınız sizin veya kurumunuzun varoluş nedenini anlatmalıdır.

İçerik canavarı nasıl beslenir?

Sosyal medyada her gün karşı kar­şıya kaldığımız büyük zorluk, paylaşacak içerik bulmaktadır. Bir başka deyişle içerik canavarı olan sosyal medyayı bes­lemek gerekir. Bu işi yapmanın iki yolu vardır; içerik oluşturmak ve içerikle oy­namak. İçerik oluşturma işi uzun iletiler yazmayı, resim veya videolar çekmeyi gerektirir. İçerikle oynamak ise başka insanların paylaştığı kaliteli içerikleri bulup özetlemek ve paylaşmak anlamına gelir. Titiz bir yazar yazdığı her cümlede kendine en az dört soru sorar:

*Söylemek istediğim şey nedir?

*İstediğim şeyi hangi sözcüklerle ifade edebilirim?

*Mesajımı hangi imge yada deyimle netleştirebilirim?

*Bu imge bir etki yaratacak kadar taze ve yeni mi?

Sağlam bir sosyal medya stratejisi geliştirmek, en popüler platformlarda kalıcı bir yer edinmek, dijital varlıkla­rınızı büyütmek, pazarda daha görünür olmak ve takipçilerinizi artırmak istiyor­sanız Kawasaki ve Fitzpatrick’in açtığı yoldan gidin ve sosyal medya sanatını tüm incelikleriyle öğrenin!

Sosyal Medya Araştırmaları 1 - 2 – 3 - Ali Büyükaslan & Ali Murat Kırık 

Sosyal Medya, yeni iletişim teknolojile­ri bilgi çağının en etkili ve öne çıkan olgusu olarak dikkat çekmektedir. İnternetin yeni iletişim teknolojileri içeresindeki yeri ve öne­mi, sadece iletişime katkı sağlamasıyla değil, günlük yaşam içinde belirleyici bir rol üstlen­mesiyle de çok daha farklı bir anlam kazan­maktadır. Ses, görüntü ve verinin aynı anda iletimini sağlayan internet teknolojisi, iletişim sistemlerinin alt yapısını baştan aşağı yenile­me ve değiştirmeye başlamıştır. Dünya üze­rinde bütün ülkeler, internet temelli bir sanal dünyanın parçası haline gelmiştir.

Etkileşimli web teknolojileri yeni medya­ya dönüşümü hızlandırarak sosyal medyanın oluşmasını sağlamıştır. Sosyal medya son zamanlarda gelişme gösteren bir olgu olsa da günümüzde her yaştan ve her kesimden birey bu kavramın yapısı ve içeriği hakkında az çok bilgi sahibi durumdadır. Facebook, Twitter, Youtoube, gibi sosyal paylaşım ağları bireylerin ilgisini çekmekte ve sanal topluluk­ları oluşturmaktadır. Geleneksel medyanın çok ötesinde bir teknoloji olan sosyal medya, her geçen gün kullanıcı sayısını arttırmakta ve bireyleri kendisine bağımlı bir hale getir­mektedir.

İşte bu kitapta sosyal paylaşım ağları ara­cılığıyla bireylerin yaşamış olduğu toplumsal dönüşüm, değişik bakış açılarıyla ele alın­maktadır. Sosyal medyanın sürekli yenilenen çehresi ve iletişim alanında meydana getirmiş olduğu önemli değişim, bu konunun araştırıl­ma ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. İşte alanında uzman akademisyenler bu kitabı, sanal ger­çekliğin kuşattığı bir dünyayı, sosyal medyayı farklı başlıklar altında incelemektedir.

Facebook, Twitter, İnstagram, Youtube ve benzer sosyal paylaşım ağları, mobil ile­tişim teknolojisinin etkisiyle kullanım alan­larını genişletmiş ve tüm dünyada kullanılır hale gelmiştir. Sosyal medyada her yaştan her kesimden birey var olabilmekte ve kar­şılıklı olarak etkileşime geçebilmektedirler. Sosyal medyanın etkisiyle birlikte gelenek­sel medyada eski önemini kaybetmeye baş­lamış. Bugün sosyal medya politik yönüyle de ön plana çıkmakta, gündem belirlemekte noktasında söz sahibi olmaktadır. Burada dikkat çekilmesi gereken nokta bireyin bi­linçli olarak kişisel bilgilerin sanal ortamda diğer kullanıcılara aktarmasıdır.

“Sosyalleşen Birey”, “Sosyalleşen Olgular” ve “Gözlenen Toplumdan Gözlenen Bireye” alt başlıklarıyla 3 cilt halinde yayınlanan bu kitaplar, birbirinden değerli akademisyenle­rin kaleme aldığı 15 çalışmadan oluşmaktadır. Kitaplardaa sosyal medya 6 boyutuyla ele alınmıştır. Derlenen çalışmalarda sosyal medyaya sosyo­lojik, kurumsal, hukuksal, eğitsel, sanatsal ve kitle iletişimsel bir bakış açısıyla yaklaşılmış.

Güncelleme Tarihi: 03 Mart 2018, 12:41
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20