Biraz erken gelemez misin ey bahar?

"Hazırız, gel artık ey bahar; sana açtık kalbimizin en müstesna yerini. Kokunla mest eyle, âşık olalım sana yeniden. Ey güzel günlerin habercisi." Öznur Görür Kısar yazdı.

Biraz erken gelemez misin ey bahar?

      

İnsanız; iyileşiriz. Şiiri, Güneş’i, kavgayı, dirilişi yeniden hatırlarız. Bize nefes olup sonra yeniden celladımız olanı unuturuz. Baharı karşılamayı biliriz, inatla ey kalbim.

Sonbaharı yaşadın, döküldü yaprakların. Kırıldı kolun, kanadın. Onca hevesin, hayalin uçuştu, güz yaprakları gibi. Elinde avucunda bir tek yoksunlukların kaldı. Oysa ne umutla yeşermişti çiçekleri kalbinin. Tek bir umut tomurcuğuna tutunmuş onunla büyümüştü heyecanın.

Dökülen yapraklar da bir işareti değil midir, yeniden yeşermenin, yeniden doğuşun, yeniden başlamanın. Tüm yokuşların, yorgunlukların ardından yeniden sürgün verip filizlenecek yeniden heyecanımız.

Her bahar sabahı, ilkbaharın müjdesini muştulayan o cıvıltıyı nasıl işitmez gönüller? Çılgınca bir şevkle, bizi yeniden hayata çağıran kuşlardan bahsediyorum. Kuşlar diyorum; bana göre hayattan ve kendinden vazgeçmişlere gökyüzünden adeta umut devşiren tanrının askerleri olmalı. Özgürlüğü, başkaldırışı, aşkı, yeniden başlamayı en güzel kim anlatır, onlardan gayrı?

Sümbüller yeniden açacak, başımızı döndürecek, o deli divane eden kokuları ile sarhoş edecekler, bizi kendilerine yeniden. Yüzümüze değen o ılık rüzgâr hafif hafif okşayacak bizi şefkatli elleri ile. Yeni bir bahara hazır mısın ey can? Herşeye heyecanla başlamaya, aşk’la yeniden.

Ağaçların, çiçeklerin yeni filizleri gelip fısıldayacak kalbimize. Ey bahara yeniden erişen insan, onca kışı atlattım ben; ne kara kışlardı, ne zordu uyanışım. Bir cılız dal, bir kuru yaprak iken dökülmüşken yaprağım, dalım, budağım. Can buldum işte yeniden. Elbette sen de yeniden başlayacaksın, baharla herşeye, haydi ey can, cancağızım.

Gökyüzü daha da parlayacak günbegün. Güneş yanağımızdan bir makas alıp öyle başlayacak yeni güne. Yaşadığın kışı kapalı sandıklar içine hapset hadi artık, diye seslenecek her birimize. Ve umudun üzerindeki o ince tülü bir çırpıda silkeleyip at haydi. Yeniden başlayanların, her zaman yardımcısı mutlak olandır diyorlar ya hani. Bu tılsımlı söze sarıl, bahara, kuşlara, yeniden filizlenen tüm gonca tomurcuklara, yeniden ve yeni baştan var olacak gönlüne, ağır yenilgilerin üstesinden bir kahraman gibi gelip ayağa kalkabilen kalbine, gökyüzünün şehadetine, rüzgârın seni sarıp sarmalayıp yüreğini serinletmesine, güneşin kalbini iyileştiren gücü ile sıcacık ısıtmasına sarıl. Sarıl ey kalbim bahar geliyor. Bahar gönüllerimizi iyileştirmesi ile meşhurdur. Onda bir Lokman Hekim sırrı kaimdir unutma. Onun elinde şifa bulacak gönlümüz. Onulmaz denen yaralarımız onunla iyileşecek. Sen yeter ki yüreğinin perdelerini bir arala. İçerinde seni boğan, düşüncelerden, kem duygulardan, bivefa olan her şeyden kurtul, arın, aç kapılarını bahara. Yolda kalmasın sakın, onu ayakta karşıla. Çok zamandır beklediğimizdir, buz tutan kalplerimizi ısıtıversin, bizi yoran, yıpratan kederlerimizi alıp götürsün bizden tâ uzaklara taşısın. Bizi kendimize getirsin, yeniden yâr olsun kimsesiz yüreğimize.

Bahardan başka bir bahane var mıdır ey kalbim? Yeniden başlayabilmek için söyle. En güzel bahanesidir gönlümüzün; unutmak, iyileşmek ve yeniden yeşermek için. Ve ondan gayrı bir heyacan bilmiyor gönlüm, yeniden sevmek için hayatı yeniden. Yeniden yürüyebileceğim yollara düşmenin umuduna tutunup yeniden ayakta olmanın gücü ile o şevkle koşabilmek muradım.

Hazırız, gel artık ey bahar; sana açtık kalbimizin en müstesna yerini. Kokunla mest eyle, âşık olalım sana yeniden. Ey güzel günlerin habercisi. Kalbimize yenildiğimiz, gönlümüzün bize ihanetinin kaçıncı seferidir bilmediğimiz bir kıştı, yine yaşadığımız. Senden başka bizi yeniden kendimize getirecek çok az şeye sahibiz. Tut elimizden, gönlümüzün buz tutmuş odalarına doğ bir an önce, ısıt bizi üşüyen yalnızlığımızla. Ve öp yaralarımızdan, kederli gözlerimizin yaşını sil merhamet çiçeklerinle. Biz bu hayatın öksüz çocuklarıyız ey bahar, ellerinin şifasına muhtaç gönüllerimiz. Biraz daha erken gelemez misin? Gözlerimizin yollarda kaldığı doğrudur. Doğrudur incindiğimiz kara kıştan, vefasız dünyadan. Elini çabuk tut bu sefer. Gelemez misin ey tatlı bahar; bu kez biraz daha erkenden?

Öznur Görür Kısar

Yayın Tarihi: 16 Mart 2022 Çarşamba 16:00 Güncelleme Tarihi: 16 Mart 2022, 19:18
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Güzel Özdemir
Güzel Özdemir - 2 ay Önce

Canım dostum çoook güzel bir yazı olmuş teşekkür ederiz Rabbim gönlüne gozune eline sağlık versin ...

banner19

banner26