Bir tek biz yokuz ne bestede ne güftede!

Kasetler yeniden çıkacakmış. Bu kaset fikri 'coşku' ve 'samimiyet'i de tekrar getirir mi, ya da bizi yine o diyarlara götürür mü diye düşünmeden edemedim. Yavuz Ertürk yazdı..

Bir tek biz yokuz ne bestede ne güftede!

Birkaç gün önce çıkan bir haberde kasetlerin yeniden hayata döneceğini ve bir firmanın kasetleri güçlendirip tekrar piyasaya sürmek için çalışmalar başlattığını okuyunca, zaman makinam geriye doğru sarmaya başladı ve 90’ların o ateşli havası, heyecanlı marşları, alıp götüren ezgileri yürümeye başladı zihnimde.

Cd’lerin ömrünün kalmadığı tartışmaları söyle dursun, ortaya atılan bu kaset fikri “coşku” ve “samimiyet”i de tekrar getirir mi, ya da bizi yine o diyarlara götürür mü diye düşünmeden edemedim.

Radyolara birazcık kulak kabartmış olanlar ve evlerinde kasetçalar teypleri olanlar bilirler ki o coşku ve samimiyet atmosferi dağıldı gitti. İmkânlar kısıtlıyken ortaya konan ürünlerin yerini daha modern sazlarla icra edilen, yapay ve zorlama sözlerle uyduruk besteler aldı. Kimi zaman fantezi müzik ve hatta -abartmak istiyorum- taverna tarzı bestelerle icra edilmeye çalışılan eserler duyuyoruz.

Milyon sattığını yıllar sonra öğreneceğimiz albümlerimiz dahi olmuştu

Çok iyi hatırlıyoruz org, bağlama ve ney üçlüsüyle altmışlık kasetlerin yok sattığını, dinlemekten usanılmadığını. Günlerce öncesinden sipariş ettiğimiz kasetler vardı, Anadolu’ya geç ulaşırdı. Bu arada sipariş ettiğimiz kasetlerimizi beklerken, dini kitaplar, Güllü Yasin’ler satan kasetçilerimizle baya samimi olduğumuzu unutmadık.

Ezgilerle kabarıp, marşlarla coşuyorduk. Milyon sattığını yıllar sonra öğreneceğimiz albümlerimiz dahi olmuştu. Grup çalışmaları, solo çalışmalar, hep bir yardım ve birbirine verilen destekle oluyordu. Hatta bazen bu sanatçı ağabeylerimizin söyleşileri de yer alıyordu gazete ve dergi sayfalarında: İmkânlar kısıtlı, maliyet yüksek, dağıtım kötü vs.

Üç tane saz aletiyle güç bela albüm çıkıyor, Anadolu’daki tenha yerlere kadar bir şekilde ulaşıyor, sonra o eserler birer birer ezberlenip, günlerce, hatta aylarca bıkmadan, usanmadan dinleniyor, yeni kaset ne zaman çıkar ki diyerekten merakla bekleniyordu da, bu beklenti bazen yerini derin bir sessizliğe bırakıyordu. Bazı ağabeylerimiz kimselere duyurmadan elini eteğini çekip müzik dünyasından, kendisini emekliye ayırıyordu.

Bütün sazlar var da bir tek biz yokuz ne bestede ne güftede!

Bugünse artık çello, viyola, yan flüt, obua, klarnet, elektro-bas-akustik gitarlar, her türlü saz, her türlü söz var da, bir tek biz yokuz ne bestede ne güftede. Taner Yüncüoğlu yok, Tamer Duman yok, Bir Güneş Doğuyor yok, Mikail yok, Grup Tan yok, Bestami Korkmaz yok, Dayan Mücahidim yok, Faruk Ekin yok, Grup Kardelen yok, Erdoğan Akın yok, Hasan Sağındık yok, Eşref Ziya yok... Bazıları devam etseler de, yok.

Yeni bir haber.

Kasetler tekrar hayatımıza dönüyormuş. Sanatçı ağabeylerimiz de dönerler mi ki?

 

Yavuz Ertürk yazdı

 

Yayın Tarihi: 15 Mayıs 2014 Perşembe 14:02 Güncelleme Tarihi: 15 Mayıs 2014, 14:22
banner25
YORUM EKLE

banner26