Bir okuma grubuna girmekle başlar her şey

Dostlarla okuyup, konuşup, tartışıp, muhabbet demlediğiniz bir okuma grubunuz var mı? Yoksa buyurun Yedi Hilal’e..

Bir okuma grubuna girmekle başlar her şey

 

İnsan kendisi ile baş başa kalıp da içinin sesini dinlemeye koyulduğunda en çok gittiği yer galiba geçmişi oluyor. Ve bu gidişlerde de yaşadıkları bir bir akıp giderken hayal âleminden en tatlı ve belki de en verimli geçen günleri yoklamak, kahvaltı sonrasındaki bir bardak keyif çayını, bitmesini istememecesine ağır ağır yudumlamak gibi adeta.

İşte hayatımızın böylesi anlamlı kesitlerinden birine tekabül ediyor arkadaşlar arası oluşturduğumuz okuma gruplarımız. Bir gruba dahil olmak zaten başlı başına heyecan verici bir durum. Cemaat ruhu malum… Hele bir de kafaca uyuşup, zihnimizde taşıyıp durduklarımızı dile döktüğümüzde benzer meselelerin sorumluluğunu taşıyıp sancısını duyduğumuz ve aynı dertlerle hemhal olduğumuz dostlardan müteşekkil bir okuma grubunuz olmuş ise, onun tadı kolay kolay damağınızdan gitmez, gidebilemez.

Önceliğimiz tefsir idi

Aslında ben bahsetmiş olduğum gruba sonradan dâhil olmuştum. O vakitler yaşadığımız memlekette kızımın büyüyüp okul çağına gelmesi sebebiyle köyden şehre ufak çaplı bir göç durumu mevzubahis olduktan sonra, bir yerlerden bir şeyler öğrenme, bir ilim ile meşgul olma aşkının içimi yakıp kavurduğu günlerde, arayan bulur misali Rabbim nasip etti şüphesiz. Kimisi bizim okuldan mezun olmuş ve kısmen tanıdık simalar idi. Beş, altı arkadaşın halihazırdaki gruplarına biricik dostumun vesilesi ile müdahil olmuş oldum.

Laf aramızda, gruba öyle herkesi almıyorlardı, aradaki kişi onların da samimi ve güvendiği bir arkadaşları olmasından dolayı “bir görüşüp tanışalım, uyuşabilirsek olur” kayd ı şartıyla kapıdan girdik anlayacağınız. Tanışma faslı filan derken konuştuk, anlaştık. Öyle protokol adetleri yok, ilk ve tek amacımız yapacak olduğumuz dersler. Dört evli, üç bekar idik; evliler bir farkla önde. Elbette evli olanlarımızın kendilerine ait evi olması ve daha rahat ders yapabilme imkânı olduğundan öncelik bizim evlerimizde toplanmaktaydık. Evli olanların arasındaki öncelik ise henüz dünyaya yeni göz açmış bebeği olanlarımızındı. Artık her cumartesi, çok önemli bir mani çıkarsa da mutlaka on beş günde bir önceliğimiz tefsir olduğu içindir ki “tefsir grubu” olarak toplanıyorduk.İsmet Özel, Kırk Hadis

Ardından hadis ve okuduğumuz kitaplar

İlahiyat mezunu ve malum şartlardan ötürü mesleğini icra edemeyen arkadaşımız öncülüğünde Kur’an’ın mesajını anlamaya, hiç değilse onun ile hemhal olmaya çalışıyorduk. Derse kadar okuyacağımız surenin tefsirini bizler de önceden çalışıp, araştırıp, aklımıza takılanları not alıp hazırlanıyorduk. Ayetlerle arkadaşlık kurmak gibi bir şey tefsir dersleri malum; hiç bitmesin istiyorsunuz tadını aldıkça, öylesi enfes.

Tefsir sonrası hadis dersi yapıyorduk ki o da bambaşka bir lezzet. Her birimiz farklı kitaplardan Peygamber Efendimizin hayatını okuyor ve sıra ile anlatıyorduk birbirimize. Böylelikle hem muhtelif yazarların farklı yorumlarına vakıf oluyor, hem de birçok siyer kitabını aynı anda okumuş kadar oluyorduk. Ve son olarak da önceden belirleyip almış olduğumuz kitapları herkes okuyor, anlayabildiği kadarıyla ve altını çizip en çok hangi satırların kendisinde tesiri olduysa tartışıp mülahazalarda bulunuyorduk.

Güzel yazarlardan ne güzel kitaplar okumuştuk

Ne de güzel kitaplar okumuştuk. Şimdi düşünüyorum da Rasim Özdenören’in Kafa Karıştıran Kelimeler, İsmet Özel’in Kırk Hadis ve Henry Sen Neden Buradasın kitapları, Cemil Meriç’in Mağaradakiler, Sezai Karakoç’un Yitik Cennet kitabı, Hakan Albayrak’ın Kemalizm Terakkiye Manidir, Murat Zelan’ın Amerika Diye Bir Yer Yok, Ali Şeriati’nin Hacc, Fatma Barbarosoğlu’nun Acı Deniz, Cihan Aktaş’ın Mahremiyetin Tükenişi kitapları ilk aklıma gelenler ve ben de izi kalmış, yüreğimi ferahlatmış kitaplar.

Murat Zelan, Amerika Diye Bir Yer Yok Galiba düşünce dünyamıza hücum eden cümle sorulara birden kapı aralayan yazarların birçoğu ile de ilk kez tanışma imkânı bulduğum kitaplar. Her güzel şeyin sonu olduğu gibi bizim okuma grubumuzun da sonu geldi. Beş, altı senenin ardından evlenip de başka şehirlere gidenler, mecburen taşınmak durumunda kalanlar derken artık nadiren görüşebiliyoruz. O da cemaatin pek azı, kalan sağlar ile ancak.

Vakti bereketlendirmek mümkün

Çocuklar büyüdükçe, farklı meşguliyetler zuhur ediyor ve düşünüp sorumluluğunu duyduğunuz mevzularda da hatırı sayılır oranda artış meydana geliyor. Genel itibari ile bazıları çocuklar küçükken okul dönemine kadar kendilerine vakit ayıramamaktan şikâyet ederler. Ama zihinsel manada belki de daha dingin ve daha enerji yüklü oluyorsunuz o yıllarda. Ve evlerde yapılabilen bu tür faaliyetlerle belki de hayat diliminizin en bereketli saatlerini ihya etmiş oluyorsunuz.

Bu okuma grubu bambaşka!

Şimdilerde okuma grubu dendiğinde ise aklımıza Yedi Hilal Okuma Grupları geliveriyor hemen. Aslında bu daha önce hiç tecrübe etmediğimiz ve bambaşka bir tarzda okuma faaliyeti. Çünkü kendi seçtiğiniz, sevdiğiniz ve bir ömür boyu okuyup takip edebileceğiniz, üstelik sadece Türkiye’de değil dünyada da o yazardan sorumlu bir okur olmaya aday olmuş oluyorsunuz. Yani biraz ciddi ve mesuliyet gerektiren bir okuma grubuna dahilsiniz Yedi Hilal Okuma Grubu’na iştirak ettiğinizde. Mesuliyet gerektirdiği kadar aynı zamanda heyecan verici ve insanı şevklendirip coşturan da bir iştirak. Zira ilk ve yeni bir yola koyulmanın taze adımlarını cemaat ruhunu hissederek atmaktan daha güzel ne olabilir.

 

F.Kebire Gündüz Karaaslan yeni bir okuma grubuna dahil olmanın heyecanı ile yazdı

Yayın Tarihi: 19 Aralık 2012 Çarşamba 10:35 Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2013, 10:50
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
zehra canpolat
zehra canpolat - 9 yıl Önce

Bende bir okuma grubuna katılmak istiyorum

türkan
türkan - 9 yıl Önce

okuma grupları devam ediyor mu hala ediyorsa nasıl dahil olabiliriz?

Erdem Hak
Erdem Hak - 9 yıl Önce

güzel bir proje.içinde okuma var "oku" diye başlayan bir medeniyetin evlatlarıyız çünkü.bütün kitaplar tek bir kitabı anlamak için okunur diyerek okuduk.okuyoruz.Gençlerimize Anadolu Gençlik Derneği de yaklaşık 1 yıla yakın zamandır okuma grupları çalışmaları yapıyor bu konuya ağırlık veriyor.üstadları anlayan,onları okuyup yaşatacak nesiller yetiştirmek için çalışmak çabalamak zorundayız

banner26