Bir Müslüman dertsizmiş gibi dolaşamaz

Şehid Erdoğan Tuna hakkında bir kısa film hazırlanmış. Önden giden başka Müslümanların hayatlarını sunmak ve onları tanıtmak açısından bu çalışma emsal teşkil etmeli. Fatih Pala yazdı.

Bir Müslüman dertsizmiş gibi dolaşamaz

25 Aralık 1978’de şehid edilen Erdoğan Tuna ile ilgili, geniş bilgi sahibi olarak güzel bir haber oluşturmayı aklıma koyduğumda, ilkin, sağlığında onu tanıyanlara ulaşmanın daha sahih sonuçlar getireceğini düşündüm. Benim de vilayetim olan Gümüşhane’nin Şiran ilçesinin Telme köyünde doğup büyüdüğü için köylülere sorayım dedim Erdoğan Tuna’yı. Onun için araştırıp köy muhtarının telefon numarasını buldum. Muhtara, kendimi tanıttım ve kendisini rahatsız etme sebebimi söyledim. Tabi öncelikle Köseli (Gümüşhane’nin bir diğer ilçesi) olduğumu belirttim ki daha bir sıcak karşılanayım ve daha çok bilgi edinebileyim. Sağ olsun, muhtar gerçekten ilgilendi; ancak bana istediğim, beklediğim bilgileri veremedi. Yaşıyorsa babasıyla görüşebilir miyim, dedim. Babasının vefat ettiğini ve aile fertlerinin geri kalanlarının da Konya’ya göç ettiklerini ifade etti. Onlara ulaşabileceğim bir irtibat numarasının da yanında olmadığını söyledi yine sormam üzere. Tabi takdir edersiniz ki aramaya koyulduğumdaki o heyecanım sönüvermiş ve hevesim kursağımda kalmıştı.

Şehidimize dair belki tek diyebileceğimiz, belki en geniş olarak belirtebileceğimiz kaynaklar Mehmet Ali Tekin’in Şehidlerimiz 1-2 kitapları ile AKEV’in Yakın Tarih Şehidler Albümü isimli çalışmasıdır. Şehidimizle ilgili kitabî bilgilerden ziyade, bizzat tanıdıklarından onu öğrenmek istediğim için, ama yine de bu çalışmaları yabana atmadan Mehmet Ali Tekin’e telefonla ulaşmaya çalıştım. Kitaplarındaki iletişim bilgileri bölümüne not ettiği numarasını tuşladım. Telefonda beni kızı karşıladı ve babasıyla mail yoluyla daha rahat ve daha hızlı irtibat kurabileceğimi bildirdi. Ben de bunun üzerine Tekin’in mail adresine, önce kendimi tanıtıcı, sonra da meramımı anlatıcı ifadeler yazarak en kısa zamanda dönüş yapabilirse mutlu olacağımı vurguladım ve Allahu Teâlâ’ya emanet eyledim kendisini. Cevap gelmişti çok geçmeden, ama yine beklediklerim değildi yazılanlar. Erdoğan Tuna’yla sağlığında pek görüşmüş olmadığından, kimlerin onu tanıdığı noktasında da malumatı olmadığını yazmış.

Azmimi kaybetmeden araştırmalarıma devam ettim ve AKEV’in hazırladığı kitaba mühim katkısı olan Bünyamin Doğruer’e sormamın fayda getireceğinden mütevellit, aylık şiirlerinin ve yazılarının yayınlandığı Haksöz dergisinden iletişim bilgilerini rica ile aldım. Kardeşçe selam ve tanışma faslından sonra meseleyi arz ettim kendisine. O da hatırında kimsenin kalmadığını, şehidi en iyi tanıyanın, o dönemde Akıncılar başkanlığı yapmış olan Mehmet Güney olacağını söyledi. Teşekkür ederek kapattığım telefondan yine aradığımı bulamamanın hüznünü yaşadım. Şimdi Güney’e nasıl ulaşacaktım? Özgün Yayıncılık’ın sahibi Cemal Balıbey’in bu konuda yardımcı olacağı fikrinin hareketlendirmesiyle yayınevini arayıp Cemal ağabeyi selamladım. Güney ağabeyi müsait bulmamızın çok zor olacağını, bunun için İMH merkez şubede falanca kişiyle görüşebilirsem ondan bilgi alabileceğimi ifade etti. Tabi ben yorulmuştum. O kişiden bu kişiye, o numaradan bu numaraya geçmekten bitap düşmüştüm.

Bir Müslüman dertsizmiş gibi gezemez, dolaşamaz, yaşayamaz

Erdoğan Tuna’yı en yakından tanıyan kişiler olabileceklerini düşündüğüm şahıslardan almak istediğimi alamayınca, çareyi yine yukarıda isimlerini zikrettiğim kitaplara başvurmakta bulmuştum. Tam bu düşünceyle kütüphanemdeki bu kitapları masama indirmiştim ki, internet üzerinden, yakın zamanda Akıncılar Derneği’nin şehidimizle ilgili yaptığı bir video filmi ile karşılaştım. Sekiz küsür dakika olan bu videoda, şehidin beş dakikadan fazla bir canlandırması yapılmış. Kendisini ziyarete gelen arkadaşıyla yaptığı bir diyaloga yer verilmiş. Kendisini çok sıkıntılı, dertli gördüğünü, biraz sıkıntılardan uzaklaşmasını, gülmesini söyleyen arkadaşına şehid Erdoğan’ın cevabı şu şekilde oluyor: “Bak kardeşim! Bir Müslüman dertsizmiş gibi gezemez, dolaşamaz, yaşayamaz. Müslüman, ne zamanki kendi düzeninde yaşar, o zaman rahat olarak uyuma zamanı gelmiştir.” Kendisini dikkatlice ve edeple dinleyen arkadaşına ayrıca şunları söyler Erdoğan: “Bu bozuk düzenin kahredici illetleri dururken, Müslümanın gülmeye asla vakti olamaz. Müslüman, çilelidir; Müslüman, çilekardır; dertlidir o. Çünkü yuvasını uğursuz baykuşlar sarmıştır. Yılanlar içerisinde rahat uyunur mu kardeşim?” Bu çerçevede sürer konuşması şehidin arkadaşına.

Videoda, bir gece, üzerinde “İstikbal İslam’ındır” yazan bir duvarın önünde nöbet beklerken, dönemin faşistleri tarafından tehditlere maruz kalır. Ama onda korku namına bir şey yoktur. İlerleyen günlerde olay çığırından çıkar ve Erdoğan’ın şehid edilmesine kadar varır. Canlandırmanın sonrasında, şehid Erdoğan Tuna’ya ait fotoğraf ve resimlerle hayatı anlatılır. Çocukluğundan gençliğine ve toprağa verilme anına kadar çekilen fotoğraflar paylaşılmış burada. Söz konusu kitaplarda denk geldiğimiz birkaç fotoğrafın üstüne bunları görmemiz, bunlara tanık olmamız sevindirdi bizi doğrusu.

Şehid Erdoğan Tuna konulu yapılan bu çalışmaya benzer çalışmalar; diğer unutulmaya yüz tutmuş ve hatta tanıyanları bile neredeyse kalmamış olan Müslüman şahsiyetler, şehidler, âlimler için de yapılmalıdır. Erdoğan Tuna’yı bu kısa film kadar güzel anlatan başka bir şey olmazdı sanırım. Dediğimiz gibi, önden giden başka Müslümanların hayatlarını sunmak ve onları tanıtmak açısından bu çalışma emsal teşkil etmelidir. Katkısı olanların her birine, bu işlerinden dolayı minnettar olduğumuzu özellikle belirtmek isteriz. Eksik olmasınlar. Yolları açık olsun her daim.

Zikri geçen video filmi:

 

Fatih Pala yazdı

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2015, 15:00
YORUM EKLE

banner19