banner17

Beyazıt Meydanı hiç boş kalmasın

Bu kez Beyazıt Meydanı ne demek diye sorduk. Çok ilginç cevaplar aldık.

Beyazıt Meydanı hiç boş kalmasın

Beyazıt Camii, İstanbul Üniversitesi, Merkez Kütüphanesi ve tramvay yolunun ortasında bir meydandır Beyazıt Meydanı. Her gün binlerce insanın yolunun düştüğü, güvercilerin ve işportacıların eksik olmadığı bu meydan, meydanlar şehri İstanbul'un en güzel, en cana yakın meydanıdır. Bu güzel meydan nice tarihi olaya da şahitlik etmiştir. 70'li yıllarda Ayasofya'yı esaretten kurtarma yeminlerinin Sultanahmet Meydanı'yla beraber en büyük şahididir mesela. Sonraki yıllarda başörtüsüne özgürlük eylemlerinin vazgeçilmez mekanıydı. Üzerinde ayeti kerimeler yazan İstanbul Üniversitesi'nin giriş kapısının önünde coplanan başörtülülerin safında, zorbaların karşısındaydı Beyazıt Meydanı ve hep öyle kaldı. Bosna'da, Çeçenya'da, Filistin'de ve dünyanın dört tarafındaki zulümlere en sert tepkilerin verildiği, müslüman kamuoyunun sesinin yankılandığı bir yer oldu. Cuma namazı sonrası eylemlerinin merkezi, umudun, direnişin sembolü Beyazıt Meydanı'nın kendileri için neler ifade ettiğini 'Beyazıt Meydanında' eserinin sahibi Eşref Ziya Terzi'ye ve bu meydanı sevenlere sorduk:

 

Eşref Ziya Terzi- Müzisyen: Beyazıt Meydanı'nın benim için farklı bir değeri, anlamı vardır. Belli bir dönem bu meydan sembol bir yerdi. Ülkenin gidişatıyla alakalı meselelerin ve islami taleplerin dile getirildiği bir yerdi. ''Beyazıt Meydanı'nda'' eserini başörtüsü eylemi yapan bir grubu ziyaretimden sonraki hislerimi kaleme alarak yazmıştım. Ne zaman bu meydandan geçsem o günler aklıma gelir.  Beyazıt Meydanı hiç boş kalmasın diyorum.

Selman Maltaş- Kurtuba Dergisi Editörü: Beyazıt meydanı, dünyaya gözlerini taşrada açmış bizler için bir semboldür. Tesettüre özgürlüğün sembolü, Filistin’e, Çeçenistan’a özgürlüğün sembolü, eylemin sembolü.

Ben Akşehir’de büyüdüm. 17 yaşına kadar ilçemizde gördüğüm tek eylem, “başörtüsüne özgürlük için el ele” eylemiydi. Gazetelerde, dergilerde, radyolarda, televizyonlarda Beyazıt ismini her duyduğumuzda içimizi bir heyecan kaplardı. Ruhumuzdaki dinamizmi canlı tutardı Beyazıt’tan yükselen sesler. Bir şeyler yapma iştiyakımızı dirileştirirdi.

En son, terör şebekesi İsrail’in Gazze’de başlattığı dökme kurşun operasyonu sırasında Beyazıt’ta yapılan bir eyleme katılmıştım.

Beyazıt meydanı denilince gözlerimin önüne ilk gelen şey Filistin bayraklarıdır ve o meydan, bana göre Filistin’in Türkiye’deki uzantısıdır. Uç beyliğidir.

Yeri gelmişken şunun altını çizmekte fayda var. Beyazıt ve diğer meydanlarda yapılan eylemlere burun kıvıran Müslümanlar türedi.

Hatırlatırım: Beyazıt Meydanı’ndan yükselen her ses, Anadolu’daki diriliş heyecanını ateşlemektedir. Konya’nın Kayalıpark’ında, Diyarbarkır’ın İstasyon, Tokat'ın Kent meydanlarında karşılığını bulmaktadır.

Yasin Onat
Yasin Onat

Yasin Onat- Şair:

Beyazıt Meydanı, İstanbul'da yaşayan insanlar için hem bir gezi meydanı hem de Kapalı Çarşı ve Sahafçılar Çarşısı'nın bu meydanla içiçe olmasından ötürü; kültürel, ekonomik ve sosyal bir yapının hareketli olduğu bir yerdir. İstanbul Üniversitesi'nin bu meydanda olması hasebiyle de, öğrenciler eylem ve mitinglerini bu meydanda yapar. Bunun yanı sıra sadece öğrenciler değil neredeyse tüm sivil toplum kuruluşları duyurularını, eylemlerini burada gerçekleştirirler. Osmanlı belirli bir döneminde Seraskerliğin bu bölgede bulunduğu ve ilk sarayın da buraya yapılmış olmasının Beyazıt Meydanı'nın önemini anlamak açısından yeterli bir veri olduğu düşüncesindeyim. Benim için Beyazıt meydanı, romanlarda ve hikayelerde adı sıklıkla geçen sahafçılar çarşısıyla, Beyazıt Camisi ile ve insanların vicdanlarını rahatsız eden bir konuda seslerini tek bir ses haline getirebilmeleri açısından önemli ve tarihi bir meydandır. İnsanların anıları olduğu gibi meydanların da anıları vardır. Cemal Süreya'nın da dediği gibi: "Anılar yaşandıkları yerlerde filizlenir."

Said Ercan
Said Ercan

Said Ercan- Zemheri Edebiyat Dergisi:

Beyazıt Meydanı direnişin başkentidir.

Vicdanlı yüreklerin temizlendiği bir ütopyalar diyarıdır.

Beyazıt Camisi'nde dua dua rabbe yönelen dilekler, güzel bir dünya özlemi, adaletli bir ülke hayali, mü’min kalplerin samimi haykırışları bu meydanda göğe yükselmiştir.

Ezgiler yazılmıştır, şiirler okunmuştur, el ele gönül gönüle haksızlık için mücadele edilmiştir.

Kadıköy nasıl başkalarınınsa Beyazıt Meydanı o kadar “bizim”dir, o kadar künyemize yazılmıştır.

M. Mustafa Uzun
M. Mustafa Uzun

M. Mustafa Uzun - Vakit Gazetesi Muhabiri:


Beyazıt elbette bir “umudun adıdır” bizim nesil için. O meydanda yumruklarımız güç bulur. Cümlelerimiz Tel Aviv’den, Vaşinton’dan ziyade kendi kalplerimizde yankı bulur Beyazıt’ta. İşin asıl amacı da budur zaten bence.
Ama şehit sayısına endeksli Beyazıt’ı da reddediyorum. Bir “Beyazıt Mevsimi” var, bilirsiniz. Şehit sayısı en az 100 olmalı veya meşhur bir kumandan şehadete ulaşmış olmalı. Günlerden Cuma ve illa Cuma Namazı sonrası olmalı. AGD katılım sağlamış olmalı ama ön plana da çıkartılmamalı. Milli Gazete ve Vakit haber yapmış, bin tane derneğe haber salınmış, pazarlıklar tamamlanmış ve konuşmacılar ayarlanmış olmalı. Geçiyorum şimdi hepsini. Şehit sayısına endeksli bir Beyazıt’ı normal karşılamak mümkün değil elbette ama Beyazıt’ın susturulması da küresel zalimler için büyük başarı.
Beyazıt kim ne derse desin susmuştur. Ümmet’in genç erkek ve kızlarına umut veren, aşk veren, güç veren Beyazıt suskundur. Bosna’da, Çeçenistan’da susmayan Beyazıt maalesef “bizimkiler”in iktidarında susmuştur. 1.000.000 can yoldaş’ın hemen yanı başımızda, Irak’ta katledilmesine susmuştur, Afganya’ya susmuştur, Hicap mücadelesinde susmuştur. Üstelik en fazla konuşması gerektiği bir zamanda susmuştur. Çünkü Beyazıt muhalefettir, Beyazıt isyankarlıktır, isyandır, Beyazıt dik bir duruştur, Beyazıt bir büyük inattır ve maalesef Beyazıt bayrağı sadece birkaç yüz onurlu yiğidin ellerinde sallanmaktadır şimdilerde.

Ahmet Tek soruşturdu.

Güncelleme Tarihi: 12 Kasım 2009, 08:30
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Örs
Ahmet Örs - 9 yıl Önce

beyazıt 90ların başında bizi yetiştiren bir öğretmendi.
pankartsız, dövizsiz; tekbir, öfke ve yumruklarla!

her zaman kendisine koşacakları bekliyor!

mızraksız ilmihal ve ben
mızraksız ilmihal ve ben - 9 yıl Önce

Nereye gittiyse eski abilerimiz. anlamadım. bir anda kayboldu herkes. bilardo oynayan, ihracat şampiyonu ağabeylerin bize telkin ettikleri kirli yastıkları olan öğrenci evlerinden ne kaldı şimdi geriye? ipham iktidar mı oldu sahi. oldu galiba...

...
... - 9 yıl Önce

ve beyaztın o eski kalabalığı birer birer sıyrıldılar beyazıt ruhundan hepsi ayet üstü strateji üretmektedirler.hepsi dediğime bakmayın kendilerini hepsi yapmaya çalışanlara yazdım sadece.

Sümeyye bint-i Yûsuf
Sümeyye bint-i Yûsuf - 9 yıl Önce

Beyazıt..
KIYAM'ın adıdır benim sözlüğümde..
Yalnız İstanbul'da bir meydanın adı olmaktan öte, tüm müslüman yüreklerde yer tutması icab eden bir KIYAM mahalidir. Mazlumun yanında, zalimin karşısında; hakkın yanında, batılın karşısında saf tutabilmenin adıdır..
Evet mekan olarak bizler için ayrı bir önemi olsada, asıl mühim olan bir müslümanın tepki vermesi icab eden konularda 'yüreğinin Beyazıt'ında KIYAM'a kalkmak'tır..
Tüm umursamazlıklara inat yüreğinin Beyazıt'ından hakkı haykırab

banner19

banner13

banner20