banner17

Berat Zarifoğlu'na misafir olduk

Zarif Haykırışlar topluluğu yeni adıyla Mavera Gençliği Cahit Zarifoğlu'nun evine davetliydik!

Berat Zarifoğlu'na misafir olduk

Daha önce defalarca Zarif Haykırışlar programına katılmıştım İstanbul ve Eskişehir’de. Şubat ayında tekrar İstanbul’da katılmak nasip oldu. Bu seferki programın yapılacağı mekan ise diğerlerinden çok daha farklıydı…

Etkinlikten birkaç gün önce, programın Zarifoğlu’nun ailesinin yaşadığı evde yapılacağını öğrenince heyecanlanmadım desem yalan olur. Temmuz 2010’da Gülhane Parkı’nda gerçekleştirilen ilk program ve Kasım 2010’da Eskişehir’de Atasoy Müftüoğlu’nun ofisinde, kendisinden Zarifoğlu’yla ilgili hatıralar da dinleyerek gerçekleştirdiğimiz okuma programından sonra yine güzel bir etkinlik olacağına emindim.

Eve girer girmez kitaplık!

24135Duyurulan saat geldiğinde Zarifoğlu aşığı gençler, belirlendiği gibi Üsküdar Çeşmesi’nin önünde toplandı. Orada büyük bir kalabalık olduktan sonra Zarifoğlu’nun evine yolculuk başladı.

Eve ve sonrasında evin salonuna girdiğimizde ilk göze çarpan, hemen soldaki kitaplıktı. Yerden tavana kadar ve alabildiğine geniş kitaplık. Hatta daha sonra Berat Hanım’ın söylediğine göre kitaplığın bir kısmı, sık sık taşındıkları ve taşınırken sıkıntıya neden olduğu için elden çıkarılmış… Buna rağmen zengin bir kütüphaneydi. Kimisi kitaplara dokunmaya kıyamayıp sadece isimlerine bakarken, Zarifoğlu neler okurmuş diye, kimi arkadaşlar da kitapları eline alarak zarifçe incelemeye başladılar. Kimisi Necip Fazıl’dan, kimisi Rasim Özdenören'den, Sezai karakoç'tan, Mustafa Kutlu’dan, daha birçok kişiden imzalı ilk basım kitapları görünce heyecanlandı gençler.

24134Berat’e şiirinin hikâyesi…

Herkes yerlerine oturdu, zarif şiirler okunmaya başlandı. İlk olarak Zarifoğlu’nun, eşi Berat Hanım’a yazdığı “Berat’e” adlı şiir okundu, Berat Hanım şiirin nasıl ortaya çıktığını anlattı: “Bir gün Cahit Bey’den bana bir şiir yazmasını istemiştim, ‘getir kalemi kağıdı, yazayım’ dedi. ‘Hayır öyle olmaz, ilham gelmesi gerekir’ dedim, o da ‘ben şair adamım, ben ilhama gel derim, o gelir!’ şeklinde cevap verdi ve yazdı.”

Her biri birbirinden güzel Zarifoğlu şiirlerini okuduktan sonra gençler, Berat Hanım’a eşiyle ve ailesiyle ilgili sorular yönelttiler.

Aile ilişkileri hakkında gelen bir soruya şu şekilde cevap verdi Berat Hanım: “Kendisiyle pek fazla dışarı çıkmazdık. Halbuki ben beraber dışarı çıkıp Ulus’a gidip gezmeyi isterdim mesela. ‘Bu adam neden evlenmiş ki?’ diye düşünürdüm kendi kendime. Şiire, işine o kadar düşkündü. Yalnız o zamanlar kendisini anlayamasam da, artık çok iyi anlıyorum…”

24136

Bir başka soruda Zarifoğlu’nun şiirlerini ya da yazılarını nasıl yazdığı sorulunca da Berat Hanım şöyle cevapladı: “Şiir ya da yazı yazmakta zorlanmazdı, her durumda yazabilirdi. Hatta herhangi bir şey yazarken yarıda bırakıp çocukların odasına gider, çocukları sever, tekrar kendi odasına dönüp yazmaya devam ederdi.”

Programın sonlarına doğru çeşitli ikramlar ve tabi ki çay eşliğinde Berat Hanım’ı dinlemeye ve Zarifoğlu’nun kitaplığını incelemeye koyulduk, daktilosu, saati, cüzdanı gibi bazı özel eşyalarını görme fırsatına eriştik.

Günün sonunda zarif bir iz kaldı herkesin aklında, Zarifoğlu’na misafir olmanın getirdiği güzel his eşliğinde…

 

İsmail Kaplan bildirdi

Güncelleme Tarihi: 19 Şubat 2011, 17:28
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
emine
emine - 8 yıl Önce

Ne güzel bir gün olmuş.Berat Hanım'dan Zarifoğlu'nu dinlemek ayrı bir zevk olsa gerek.Haberini okuyunca bile oradaymış hissini duydum.Teşekkür ederim haber için kendi adıma.

elif
elif - 2 yıl Önce

Keske sevdigim bütün şairlerle tanisma firsatim olabilseydi belkide yol gosterirlerdi bana.Keske daha fazla röportaj ve daha fazla bilgi alabilsek şairler ve şiirler hakkinda.Şiire yapilan bu haksizliklarin bitmedi dilegiyle

banner8

banner19

banner20