banner17

Benim 'tevafuk' senin 'tesadüf'ünü döver

Neredeyse beş on yıl evveline kadar bu kadar sık kullanılmayan ‘tevafuk’ kelimesi niyeyse bugünlerde her cümleye eklenir oldu. Herkes birden topluca hidayete mi girdi nedir?

Benim 'tevafuk' senin 'tesadüf'ünü döver

 

Şüphesiz her insanın kelimelere yüklediği anlamlar zaman zaman değişiklik arz edebiliyor. Aynı kelimenin insanların zihninde uyandırdığı çağrışım, o kelimeyle daha önce kurduğumuz tecrübelere binaen pek çok muhtelif pencerelerin açılmasına vesile olabiliyor.

Ne çok “tevafuk”lara tesadüf eder olduk böyle!

Neredeyse beş on yıl evveline kadar bu kadar sık kullanılmayan “tevafuk” kelimesi niyeyse bugünlerde her cümleye eklenir oldu. Herkes birden topluca hidayete mi girdi nedir? Olur, olmaz, ilgili ilgisiz sanki büyük bir iş yapıyormuş edasıyla o tevafuk, bu tevafuk, şu tevafuk… Bana öyle geliyor ki, bir kelimeyi yerinde kullandığımızda nasıl derdimizi anlatmakta muvaffak oluyorsak, yersiz yere yani lüzumundan fazla ve özensizce kullandığımızda da kelimenin itibarını zedeleyip, onun kıymetini düşürüyoruz.

İndir şu sopanı artık!yazma kitap

Hele bir de “tesadüf” der demez elinde sopasıyla bekleyenler yok mu? Galiba birileri bu kişileri maaşa bağladı, “tesadüf” kelimesini duyar duymaz -kuyruğuna basılmış kedi gibi- ezberlenmiş cümlelerini sıralayıp “ne tesadüfü, tevafuk tevafuk cık cık” edip bizi hizaya sokmaya çalışıyorlar.

Yok canım, bana baksana sen, ya da sizler, ben zaten inanan bir insanım, Müslümanım, müminim yani hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine daha en başından iman etmişim, teslim olmuşum. Tesadüfün de tevafukun da cümlesinin Allah’ın iradesinde olduğunun bilincindeyim hamdolsun. “Tesadüf” dediğimde dinden çıkmayacağım gibi “tevafuk” demekle de imanım şahlanmayacak. Ne yani, cümleni tevafuklu bitirdiğin için evliya mı kesildin başımıza! Ben de “tesadüf” deyince kâfirin önde gideni oldum öyle mi! Rabbim niyetlerimizin, bazen kendimize bile itiraf edemediklerimizin en yakın şahidi olduğuna göre sen de kim oluyorsun!

Tesadüfün suçu ne?

Şimdi “köktendilcilerin”, kelimelerin zerresine kadar inip didikleyenlerin civarımızda olduğunu bile bile mevzubahis kelimeleri izah etme münasebetsizliğinde bulunacak değiliz elbette. Zaten herkesin bildiği kadarıyla tevafuk, denk gelme; tesadüf, rast gelme demektir. Tesadüf çok da tesadüf olsaydı, deyimlerde olduğu gibi balık tutanlara “rastgele!” der miydik? Aslında tesadüfün de fazla bir günahı yok. Eski deyimlerimizdendir; “falana müsadif oldum” demek…

Hülasa, kelimelerin fazla suçu yok, suç onların arkasındaki niyetlerimizde ve ön kabullerimizde… Kader inancına sahip bir mümin, cümlelerinde tevafuk da kullansa, tesadüf de kullansa isabetlidir. Ama tevafuku fazla kullanmak biraz da “faziletfuruşluk” hatta “evliyafuruşluk” olmuyor mu? Mızraklı İlmihal’de “başkalarına evliyalık taslamak”, imanı zedeleyen unsurlardan biri olarak sayılıyor. Onun için, içte riya kırıntısı taşıyarak mezkûr “tevafuk” kelimesini fazla kullanmasak… Yerine “denk geldi” gibi daha Türkçe bir kelime kullanarak evliyalığımızı gizleyebiliriz. Çünkü artık tevafuk, mucize ve kerametten sonra üçüncü derecede bir kavram/terim olmaya başladı. Fazla ayağa düşürmemek gerek…

Tevafukun kıymetini bilelim, tesadüfü de hafife almayalım lütfen. Her kelime yerli yerinde güzel.

 

F.Kebire Gündüz Karaaslan, tefekkür ederken tesadüf ettiklerini yazdı

Güncelleme Tarihi: 04 Temmuz 2012, 02:47
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
vafuk sadüf
vafuk sadüf - 6 yıl Önce

ne zamandır umduğumuz bir yazıymış. sıkıntı duyuyorduk işittikçe. teşekkür ederiz.

muratk
muratk - 6 yıl Önce

Şerrin Allah'tan olduğuna dair hükmünüzün delili nedir? Bir de şer kelimesi üzerinde durun; Allah, hangi ayetinde şer ettiğini söylemiş?

Fatih Demir
Fatih Demir - 6 yıl Önce

Malum dindarlığımız sıkıcı bir ilmihal kültürünü geçmeyince akidemize eklenen kadere iman ve hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine iman gibi esaslar da dogma halinde zuhur ediyor içimizde. İslam'ın dogmalrı yok lakin Müslümanların çok dogması var zannımca. Kaianatta hiçbir şey Allah'ın kudretinin dışında değildir, Alllah her an yaratmadadır, buna iman etmekteyiz. lakin şerri Allah'a izafe edemeyiz. Zira Kur'an'da Rabbimiz ne demekte " O rahmeti kendi üzerine yazmıştır"

ÖKKEŞ KUL
ÖKKEŞ KUL - 6 yıl Önce

muratk'nın sorusuna cevap: eğer amentü üstüne de kuşkumuz yoksa şerrin allahtan olduğu imanın rükünlerindendir. hayrihî ve şerrehî minallahu teala... bu tevafukçulara ben de gıcık oluyorum. tıpkı bize yaratma kelimesini yasaklayanlara olduğu gibi. allah bizi dar kafalılıktan muhafaza buyursun.

Karaaslan
Karaaslan - 6 yıl Önce

amentüde geçen hayrihi ve şerrihi minellahi teğala ifadesi alimler tarafından düzenlenmiş olup ayetlerden alınmadır. aslında alimler min halkillahi teğala yazslardı daha iyi olurdu. yani kulun seçimi Allahın yartmasıyla fiiller meydana gelir. itikadımıza göre kşi şer de olsa kendi fiilinin yartacısı değildir. ayetteki kul küllün min ğindillah deki hepsi allahtandır ifadesi şerrin de Allahın yaratması olduğuna delildir.

HASAN FEHMİ OZEL
HASAN FEHMİ OZEL - 6 yıl Önce

KULLUN MİN INDİLLAH HAYIR VE ŞERRİN ALLAHDAN OLDUGUNA DELİL

ateş hırsızı
ateş hırsızı - 6 yıl Önce

iktidarla yozlaşmayı bu ufak ama önemli noktaya değindiğiniz için teşekkürler

Abdülmecit
Abdülmecit - 6 yıl Önce

Hayrın ve şerrin de kulun seçimi Allahın yaratmasıyla olduğunu dair akli delil: bir asansör ki alt bodrum katlar cehennem veya ona götüren bar, üst kat cami/cennet ve ona götüren ameller olsun kişi asansörde düşünüyor camiye mi bara mı yoksa 0.kat spor salonuna mı eğilimlerine göre karar veriyor buraya kadar kendi iradesi basılmasını sağlamak ve karar verdiği yere götürmek nasıl ki lektrik ve motorun gücündeyse şerrin de hayrın da yaratıcısı Allahtır.

banner8

banner20