banner17

Benim adım Maşallah, şapka giymem inşallah

Başlarını sarıklarıyla yele verdiklerinde, insanların aklında şaşkınlık, vicdanlarında sarsıcı etkiler uyandırdılar. Pişman olmadan, eğilmeden, bükülmeden, özür dilemeden ve suçlarını anlayamadan gittiler. Ahmet Mercan yazdı.

Benim adım Maşallah, şapka giymem inşallah

ASRI AŞAN AN'LAR: DİLİ BAĞLI GİDENLER

Namazını kıldı. Elleri arkadan kelepçelendi. Basamakları vakur bir şekilde çıktı. Üzerindeki idam gömleği ile ötelere ait bir çağrışım gibiydi.

Ve boynundaki yafta, iki ayrı dünyanın buluştuğu çelişkide karar kılışının göstergesiydi. Son sözün nedir diye sorulunca, "Benim adım Maşallah, şapka giymem inşallah" dedi.

Büyük bir dramın, anlaşılmaz bir çelişkinin kurbanlarından biriydi Maşallah amca. Öte yandan cennetin ufkunda beliren yiğit bir şehit.

Ölülerin bile idam sebebine güldüğü, suçu adında saklı duranlardan biriydi. O ülkeyi kurtarırken sırt sırta veren, imkansızlıklardan destanlar üreten Kurtuluş savaşı gazilerinin, gün gelip o ülkede kıyafetlerinin suç olacağı akıllarına gelir miydi?

Dahası, böylesi komik, anlaşılmaz ve keyfi tutum ve davranış insanın canına kast edebilir miydi? Rize, Erzurum, Maraş, Konya ve diğer beldelerde şapka giymeyen, vatanlarından kovdukları düşmana benzemek istemeyen yürekli Müslümanlar, idama mahkum edildiğinde sözleri boğazlarına düğümlendi.

Düşmana ölüm yağdırdıkları Hamidiye savaş gemisinin namluları onları gösterdiğinde şaşkındılar, çaresiz ve anlaşılmaz halde; ancak kime komşu olacakları konusunda kararlı ve heyecanlıydılar. Başlarını sarıklarıyla yele verdiklerinde, insanların aklında şaşkınlık, vicdanlarında sarsıcı etkiler uyandırdılar.

Pişman olmadan, eğilmeden, bükülmeden, özür dilemeden ve suçlarını anlayamadan gittiler.

Arkaya, izlerini kutlu işaret belleyeceklere önemli soruyu miras bıraktılar: "Biz hangi suçtan öldürüldük?"

 

Ahmet Mercan yazdı

Güncelleme Tarihi: 01 Şubat 2016, 16:23
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20