banner17

Belki de bir taşla değişecek Filistin'in kaderi

''Taşlar, mücadelenin başından beri hep Filistin direnişinin ve Filistinlilerin İsrail zulmüne karşı duruşunun sembolü oldu'' diyor Emel el-Kehlut... Hatice Sarı yazdı.

Belki de bir taşla değişecek Filistin'in kaderi

Tarih 6 Eylül 2013’tü. Cuma namazını kılmak için Kubbetü’s Sahra’ya geçmiştik Kudüs’te. Cuma namazını hanımlar Kubbetü’s Sahra’da kılar, erkekler Kıble Mescidi’nde. Cuma namazının ardından da ikindi namazı cem edilir. Tam ceme niyetlenmiştik ki önce Aksa’nın bahçesinden peş peşe bomba sesleri geldi. Ardından içinde bulunduğumuz mescidi bombalamaya başladı İsrail askerleri. Çocukların ağlama sesleri bomba seslerine karışmaya başladı bir anda.

Avluda askerlerin saldırısından yaralananları mescidin içine getiriyorlardı tedavi etmek için. Burj Al-LuqLuq’ın sağlık görevlileri hemen Kubbetü’s Sahra’ya ve Kıble Mescidi’ne doluştular. Yaralıların tedavisi için de, gaz bombalarından, sis bombalarından, ses bombalarından ve küçük namlulu silahlardan sığınmak için de mescide sığınmıştı herkes. Ama tarihinde kutsala saygının ne demek olduğunu bildiğine henüz bir kez bile şahit olmadığımız İsrail, mescidi bombalamaktan başka bir şey düşünmüyordu. Bakara Suresi 114. ayet-i kerimede “Allah’ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir” diye buyuruluyor ya hani, iliklerinize kadar bu ayetin dünyadaki tezahürüne gözlerinizle şahit oluyorsunuz.

Taş”ın İsrailliler için çok farklı bir yeri var

Hayatımın sonuna kadar hafızamdan bir an bile silinmeyecek olan o 6 Eylül Cuma günü bana başka bir şey daha göstermişti o esnada; İsrail askerleri mescidleri bombalamaktan çekinmezken onlara taş atan gençler ve çocuklar vardı avluda. İsrail polisinin üzerlerine giydikleri kalın çelik yelekleri, zırhlı giysileri, bir çocuk boyunda kocaman silahları vardı ve onlara karşılık olarak taşları silah edinen Filistinliler… Manzarayı gözünüzde canlandırın. Adaletin literatürden silinmesine sebebiyet verebilir bu manzara ancak Filistin topraklarını adımlamaya başladığımızda, İsraillilerin onca silahına rağmen taşlardan neden korku duyduklarını çok net anlıyorsunuz.

Taş”ın İsrailliler için çok farklı bir yeri var. Belki de basit gördüğümüz bir taştan çok daha fazlasını görüyorlar onlar. Filistinliler de İsrail’in taşa karşı duydukları bu garip hassasiyetin sebebini geçmişe bağlıyorlar. Davud (as) Calut’u taş ile öldürmüştü. Ebabil kuşları ağızlarında nohut büyüklüğünde taşlarla saldırmışlardı. Yahudi inancına göre de bu böyledir ve İsrailliler işin içinde “taş” varsa adına yasa bile çıkartacak konuma gelmişlerdi.

İsrail parlamentosu geçtiğimiz Kasım ayında Bir Filistinlinin bir İsrailliye taş atma cezasını ağırlaştırırarak 3 yıla, 13 yaş altı çocuklara da para cezasına çıkardı. Bütün bunlar bir araya getirildiğinde taşın Filistin halkı için kıymeti, katil devlet İsrail için de neden korku sebebi olduğu çok daha iyi anlaşılıyor.

İsrail zulmüne karşı duruşun sembolü

İşte tüm bunlardan yola çıkarak Gazze’de yaşayan Emel el-Kehlut ismindeki sanatçı taşların üzerinde Filistin intifadalarını resmetmeye başladı. Taşlara sanatıyla hayat vermeyi amaçlayan ve intifadaların vazgeçilmez silahı olarak kullanılan taşları daha canlı bir hale getirmeye çalışan Emel, çizdiği bu resimlerle direnişe destek olmaya çalışıyor.

"Taşlar, mücadelenin başından beri hep Filistin direnişinin ve Filistinlilerin İsrail zulmüne karşı duruşunun sembolü oldu" diyor Emel el-Kehlut. Mescid-i Aksa’nın, Filistin’in ölümsüz lideri Yaser Arafat’ın, intifadanın resimleriyle süslediği taşlardan oluşan bir sergi açma hayali var. Taşın üzerine normal boyaların yanında kahve de kullanarak çiziyor resimlerini.

Kudüs ve Batı Şeria başta olmak üzere intifada deyince aklımıza gelen tüm figür ve görüntüleri taşların üzerine resmediyor özgür Filistin’in hayaliyle.

Kim bilir, belki de bir taşla değişecek Filistin’in kaderi, bundan önce olduğu gibi…

 

Hatice Sarı yazdı

Güncelleme Tarihi: 22 Şubat 2016, 13:43
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20