Bazı Dostlara ve Dostluklara Dair

''Sese ihtiyacın olur; istersin ki bir kelime etsin, seni rahatlatsın. Sesini sesine karıştırsın, zaten günlerdir yaşadığın şu ıssızlığa bir son versin.'' Necdet Subaşı yazdı.

Bazı Dostlara ve Dostluklara Dair

Bazı dostlarım var, iyimserdir. Her şeyin iyiye gideceğinden kendi adları kadar emindirler. Her şey iyi olacak. Lazım olan biraz sabır, biraz da iyi bakmaktır. İnsanların çoğu art niyetlidir. Oysa iyiye giden şeyleri görmemek için insanın bir sürü yetenekten mahrum olması gerekir. Baksana her şey ne de güzel akıyor, etrafımızda devasa binalar ışıl ışıl göz kamaştırıyor. Sen hiç Tunalı Hilmi’den Kızılay’a indin mi ya da Taksim’de İstiklal Caddesi’nden şöyle bir gidip geldin mi? Görmedin mi insanlar ne kadar da mutlu. Millet birbirinin koluna girmiş, sence onlar kör mü sağır mı?

Bazı dostlarım var, kötümserdir. Hiçbir şey iyiye gitmemektedir. Kendinden başlarsa umutsuz, etrafındakilerden hareket ederse gidilecek yer bellidir, yıkımdır. Orasında burasında bir sızı varsa gerçekte acillik bir durumdadır. Çevresinde gördüklerinden hiçbir umut devşirememiştir. İnsanların yüzüne baksak bir yeter. Hem hiç bakmamış mıdır mesela camiden vakit namazından çıkan insanların yüzlerine, akşam vardiyasından dönen işçilerin simalarındaki kırışıklıktan hangi umuda yol alınır? Her şey kötüdür, kötü değilse bile, ben diyeyim üç vakit sen de beş vakit, ne varsa kötüye gidecektir.

Bilmenin, anlamanın hiçbir önemi yoktur, onlar uzun işlerdir

Bazı dostlarım umursamazdır. Dünyadan haberleri yoktur; hayır vardır, ama hiçbir şey umurlarında değildir. Ortalık ateş alsa kendinde ne onu söndürmeye yetecek su vardır ne de onunla başedecek bir heves. Olsun, ne olursa olsun. Hem ona nedir ki? Olandan ne kendi sorumludur ne de kendine bir pay çıkaracak durum vardır. Fail başkalarıdır, yakan başkadır, yanan başka. O zaman ne diye kalkıp bütün bunları kendine dert edinecektir. Her şey onun için bir magazin değerinden daha fazla değildir. “Şurada bir yeri ateş almış, yanıyor.”, “Şurada bir çocuğu hayat rehin almış!” deseniz günahına girmek istemem, kesin haberi vardır, hatta bütün bunları seyretmiştir, ama asla oralı olmamıştır. Onu ilgilendiren bir şey yoktur.

Bazı dostlarım tez canlıdır. Yeter ki bir şey duysunlar, yerinde duramazlar, hemen atlarlar. Bilmenin, anlamanın hiçbir önemi yoktur, onlar uzun işlerdir. Eğer bir nane olamıyorsak bu hep ihmalkârlığımızdan kaynaklanır. Hem şimdi bize düşeni yapalım, varsa bir hesabı onu da sonra görürüz. Hiç akletmeye vakti yoktur, acelecidir, ondandır her bir yaptığı yarım, ondandır her bir yaptığı alelacele.

Hayat onlar için fazla kirlidir

Bazı dostlarım müşkülpesenttirler. Onlar bir şeye karar verdiklerinde atı alan çoktan Üsküdar’ı geçmiştir. Alttan almakta üstlerine yoktur; çok düşündüklerinden, üzerinde fazla mesai yaptıklarından değil, aksine harekete geçmeleri için ne bedenleri müsaittir ne de zihniyetleri. Öyle ki akıllarıyla bedenleri, kalpleriyle adımları aynı ağırlıkta çalışır. İnsanı kahreden yavaşlıkları sizi yolda bırakır.

Bazı dostlarım vardır yanlış bir zamanda yaşamaktadırlar. Melektirler, pir ü pak; ben diyeyim Cennet’ten çıkma siz deyin evliya. Hayat onlar için fazla kirlidir. O kadar temiz, o kadar dürüsttürler ki onları çevresindekilerin bir oyuna getirmesi, birinin ayaklarına basması, birinin dağa kaldırması an meselesidir. Neye baksalar iyi görürler, dünya onlara bizim iyimser dostlarımızın gördüklerinden daha temiz görünür. Onlar hayra yorarlar, bunlar öyle görürler.

Sese ihtiyacın olur; istersin ki bir kelime etsin, seni rahatlatsın

Bazı dostlarım vardır, ağızları var, ama onu kerpetenle bile zor açarsın. Sese ihtiyacın olur; istersin ki bir kelime etsin, seni rahatlatsın. Sesini sesine karıştırsın, zaten günlerdir yaşadığın şu ıssızlığa bir son versin. Hayır, o susarak rahatlar, ama sizi o suskunluğuyla bitirir. Bir söz alsa, bir mevzu açsa rahatlayacaksınızdır, bir muhabbet başlatacak, içiniz dışınız nefes alacaktır. Ama hayır, bunu senden esirger, susar ve seni öyle yaparak delirtir.

Bazı dostlarım vardır, tek kelimeyle gevezedir. Çenesi mübarek olmasa söylenecek çok güzel şeyler vardır, resmen durdurulamaz bir şeydir onun ağzı. Vara yoğa konuşur, ne duysa üzerinden söyleyeceği şeyler vardır, konuşmasa patlar, sussa kendini aşağılanmış hisseder. ‘Biri buna sus desin’ diyebileceklerimiz bunlardır. Hiç susmaz, mütemadiyen konuşur, kafanız şişer, size dinlemekten başka bir şey kalmaz. Ondan bir fersah bile uzaklaşsanız o beyninizin içinde bir yerde konuşmaya devam etmektedir.

Bizde onlardan hepsi var, biz de bu hasletlerden muaf değiliz. İnsan bir çeşitlilik içinde yaşıyor, dostlarımızın varlığı ne bir eksiklik ne de bir fazlalık. Hepsinin ayrı bir yeri, ayrı bir değeri olduğu muhakkak. Birlikte bir form kazanıyoruz, birlikte bir anlam ve değer...

 

Necdet Subaşı

Yayın Tarihi: 04 Nisan 2018 Çarşamba 15:36 Güncelleme Tarihi: 05 Nisan 2018, 12:16
YORUM EKLE

banner19

banner36