Batı tuvalet temizliğinden parfümü anlıyordu

Tarihçiler, bir "mekan" olarak tuvaletin, Doğudan Batıya geçtiğinde hemfikirler. Fakat bu geçiş yüzyıllar sürmüş. Ayhan Çiftçi yazdı..

Batı tuvalet temizliğinden parfümü anlıyordu

Umumi tuvalet işletmeciliğinin dünyada ve ülkemizde ilginç bir gelişim serüveni var. Günümüzde büyük getirisi olduğu da yadsınamaz bir gerçek. Ancak yalnızca ticari boyutuyla düşünmek yanlış. Bu işin sağlık, turizm ve sosyal boyutları var.

Tuvalet konusu genellikle ihmal edilmekte, iğrenme veya utanmayla ele alınmaktadır. Oysa insanın yemek, içmek ve nefes almak gibi doğal olarak yaptığı bir şeydir ve aynı zamanda bunların sonucudur. En eski tuvaletlere M.Ö 4000’li yıllarda Mezopotamya'da rastlanır. Hindistan'da, Suriye'de ve daha başka yerlerde tıpkı bizdeki gibi alaturka tuvaletler bulunuyordu. Hitit uygarlığında da dönemine göre bir hayli gelişmiş kanalizasyon sistemi vardı. İslam öncesi cahiliye toplumu tuvalet nedir bilmezdi. İhtiyacı gelen uygun bir yer bulmak için oradan oraya gezerdi. Onları bu sıkıntıdan yüce dinimiz İslamiyet kurtarmıştır. Onlara, ihtiyaçlarını nezih bir ortamda nasıl gidereceklerini öğretmiştir.

Tarihçiler, bir "mekan" olarak tuvaletin, Doğudan Batıya geçtiğinde hemfikirler. Fakat bu geçiş yüzyıllar sürmüş. Ortaçağ Avrupa’sında görülen salgın hastalıkların baş sebeplerinden biri olmuş. Çünkü "her türlü pislik" sokaklara dökülürmüş. O kadar sıkıntılı süreçler yaşanmış ki memleket meselesi haline gelmiş. Mesela 1388 yılında İngiltere Kralı II. Richard göl ve derelere def-i hacet yapılmasını yasaklamış. Batı’da tuvalet üzerinde başka ilginç gelişmeler de yaşanmış, şapka ve parfüm gibi geçici çözümler üretilmiş.

Ev ve mekan dışındayken de bu ihtiyaç geçmişte rahatlatıcı etmen iken sonraları sorun haline gelmiş. Bilindiği gibi umumi tuvalet, ev dışı ortamlarda, halka açık bir şekilde ticari amaç ile yapılmış tuvaletlerdir. Birden fazla kişinin kullanabildiği bu tuvaletlerin uluslararası normları vardır. Amerikan Tuvalet Birliği standartlarına göre, her 300 kişiye bir tuvalet yapılması, günde 2 binden fazla yayanın kullandığı yollarda 500 metrede bir tuvalet olması gerekiyor.

Taharet musluğu medeniyetimizin en büyük icatlarından

Avrupa’da bu gelişmeler yaşanırken bizde durum biraz daha farklı gelişmiş. Tuvaletin, Anadolu’da milattan önce 1000’li yıllara dayanan bir tarihi vardır. Tuvalet, Türklerin Anadolu’da yaygınlaşmasından sonra çoğalmış. Selçuklular döneminde cami, medrese, kervansaraylara yapılan tuvaletler ücretsiz olarak halkın kullanımına açılmışlar. Osmanlı Devleti döneminde ise seyyar tuvaletler oluşturulmuş. Yakın dönemlere kadar taşrada tuvaletler evin dışında yer alırdı. Şehirlerde ise evin bir bölümü tuvalet için ayrılmıştır.

Türk toplumunda son dönemde bakıldığından Batıdan farklı olarak alafranga tuvaletlere taharet musluğu yapıldı. En temeline inmek gerekirse alafranga tuvaletlere taharet musluğu takılmasını dahi yadırgamalıyız. Çünkü Müslümanlar için bunun dahi yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Taharet musluğu konusunda eksikliklerimiz devam etmektedir. Bunu en lüks mekanlarda, otellerde, rezidanslarda, uçaklarda yaşamaya devam ediyoruz. Esasında taharet musluğu medeniyetimizin en büyük icatlarındandır. Batı dünyasına fark attığımız yararlı buluşlarımızdandır. Ecdadımızın taharet için tuvaletlerde kullandığı ibrikleri müzelerde görüyoruz. Ona dahi sanat katmış, zenginleştirmiş, hatta ev ahalisi için farklı, misafir için farklı çeşitlerini geliştirmiş.

Kamuya açık tuvaletlerin temizliği

Bugün bakıldığında, maalesef ülkemizde ne evlerde ne umumi tuvalet işletmeciliğinde bir düzen olmadığı; ancak çözme yönünde gayretler olduğu görülmektedir. Umumi tuvaletler; genellikle belediyeler, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve özel sektörce işletiliyor. Umumi tuvaletlerin çoğunluğu camilerin tuvaletlerinden oluşuyor. Artık belediyeler, modern tuvalet anlayışını uygulamaya çalışıyor. Bu kapsamda İstanbul büyükşehir Belediyesi de “Şehir Tuvaletleri” projesi başlattı.

Unutulmamalı ki, ülkemizden ayrılan yabancıların en çok yakındıkları konuların başında hâlâ umumi tuvaletlerin pisliği geliyor. Turistlerin ataları tuvalet bilmezken, bu ülke insanlarının ataları, insani ihtiyaçlarını yine insani yollardan gideriyorlardı. Başta İstanbul olmak üzere, şehirlerimizin temizliği dillere destandı. Batılı seyyahlar hatıralarında; hamamların yanısıra camilerde mükemmel hizmet veren umumi tuvaletlerin bulunduğunu hayranlıkla nakletmekteler. Osmanlı döneminde umumi tuvalet dendi mi, şırıl şırıl akan sularla, her daim pırıl pırıl mekânlar akla gelirdi.

Sonuç olarak, kamuya açık tuvaletlerin gerek sayı gerekse nitelik bakımından iyileştirilmesi önemli ve öncelikli bir konudur. Tuvalet ihtiyacını belirlemek için bilimsel yöntemlerle çalışmalar yapılmalıdır. Tuvalette görevli kişiler eğitilmelidir. Bunlarla birlikte turistlerin konakladığı ve ziyaret ettiği bölgelerde ortak kültürlerine uygun tuvaletler yapılmalıdır, tuvalet haritaları hazırlanmalıdır, uygun yönlendirme ve işaretlemeler yapılmalıdır. Özellikle tuvalet temizliği ve güvenliği sağlanmalıdır. Belirli bir prosedür çerçevesinde denetlenmelidir. Umumî tuvaletlerin planlama, tasarım ve işletmesinde kadınlar, engelliler, yaşlılar ve çocukların ihtiyaçları dikkate alınmalıdır. Biz bu aşamalardan geçerken Japonya bu konuda çağ atlamış gibi görünüyor. Bir gazete haberine göre gelecekte tuvaletler laboratuvar işlevi görecek.

Umumi tuvaletler laboratuvar olur mu derken Obama kullanıyor bile…

Japonlar teknolojinin nimetlerinden faydalanıp tuvaletleri geliştirmişler. Şöyle ki; masaj yapanı, yıkayanı, kurulayanı, parfüm sıkanı derken istenmeyen sesleri duyurmamak için su sesi çıkaranını bile yapmışlar:

"Şu an üretilen teknolojiler sayesinde 20 yıl sonra bir kadının günü şöyle olabilir: Sabah kalktığında tuvalete girince, küçük bir laboratuvar olan tuvalet, idrar ölçümleri yaparak kadının meme kanseri ihtimalini doktoruna mesaj atar. Doktoru kadını arayıp randevu verir. Kadın doktora gittiğinde damar yolundan bir nanorobot verilir. O nanorobot gidip kanserli hücre yapısını bularak tedavi etmeye başlar. Bu sürede kadın gündelik yaşamına devam eder. Bu bahsettiğim tuvaleti şu an Obama dahil pek çok politikacı kullanıyor. Ancak maliyeti yüksek olduğundan henüz yaygın değil." (Sabah Gazetesi, 13 Ekim 2013, Pazar Eki, “Gelecekten Mesajınız Var”)

 

Ayhan Çiftçi yazdı

Yayın Tarihi: 10 Eylül 2014 Çarşamba 14:43 Güncelleme Tarihi: 11 Eylül 2014, 10:57
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Okuyucu nam kişi
Okuyucu nam kişi - 7 yıl Önce

Doğrusu, milletçe taharet musluğu ile iftihar etmeyi, bu cürmü küçük kari büyük buluş ile medeniyet yarısında ne kadar mesafe kat ettiğimizi söylemeyi pek severiz. Fakat bugün ğniversitelerde bile tuvalet için personel – öğrenci ayrımı yapılıyor. Halbuki hocası ve öğrencisi aynı kenefe def-i hacet etmeyen okul bir zahmet kendini feshetsin. Demek ki olmuyor!

banner26