Basın tarihinde bir ilk: ADNAN MENDERES’İN EL YAZISI İLE YASSIADA SAVUNMALARI-4

"Yakın tarihimizin unutulmaz trajik hadiselerinden olan ve Türk milletinin hafızasında silinmez travmatik izler bırakan 27 Mayıs 1960 darbesi neticesinde Başbakan Adnan Menderes ve bakanları Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan idamla öldürüldüler. İşte bu elîm hadisede çeşitli zulümlere uğrayan Demokrat Parti Lideri ve Başbakan Adnan Menderes, türlü baskılar ve zulüm altında kendi savunmasını, kendisi yapmıştır. Adnan Menderes'in yargılanma sürecinde bizâtihi yapmış olduğu savunmaya dair, "Yassıada Savunmaları" olarak tarihe şerh düştüğü belgelerin 4. bölümünü dikkatlerinize sunuyoruz." Hacer Yeğin yayına hazırladı.

Basın tarihinde bir ilk: ADNAN MENDERES’İN EL YAZISI İLE YASSIADA SAVUNMALARI-4

Sayfa 16

… arkadaşlarının karşısında birer cellat kesilirler ve itham edici şahit rolünde karşılarına dikilirler. Dikta ve diktatör karşısında yaşayabilmek için ya o rejimin lehinde konuşulur ve yazılır yahut ağızlar susar kalem elden bırakılır Rejimde iktidar hükümet ve meclis aleyhine toplantı yapmak hayaldir. Kürsülerde değil ihtilal konuşmaları rejim aleyhinde nazik bir tehdit dahi muhâldir. Rejimde askeri bir disiplin hâkimdir, muhalefet yoktur, iktidar mebusları hükümet programına itimat mevzuunda kırmızı oy veremezler. Lidere karşı gelemezler hükümeti deviremezler, yaylacılar yoktur, grup toplantıları için takdirler imzalanamaz, kulüplerde hükümet devirmek için toplantılar yapılamaz, dikta rejimini benimseyenlerin yeri toplama kamplarıdır. Diktaların ideolojileri vardır, o ideoloji; ilim sanat ve eğitim de dahil olmak üzere bütün sahalara şamildir.

Sayfa 17

Ankara'daki hukuk ve siyasal bilgiler olaylarının ise örfü idarenin ilanından sonra vukua geldiği de yüksek malumlarıdır Örfi idarenin hareket ve tedbirlerine karışmamak yolunda olduğumuz ve bütün bu olayların cereyan esnasında durumu hükümet olarak yetkililere emanet etmiş olduğumuz anlaşılmıştır, kanaatindeyim. Harp Okulu yürüyüşü dolayısıyla ne kadar sükûn ve itidalle hareket etmiş olduğumuz, elbette nafiz nazarlarınızdan kaçmamıştır. Hükümet olarak gizli veya aşikâr hiçbir tedbirimiz olmadığı da olaylar ve neticeler ile sabittir. Bu itibarla dikta rejimi kurmak niyetinde olanların böyle hareket edeceklerine akıl erdirmenin mümkün olmadığını yüksek müsaadelerinize arz etmek isterim. Mayıs ortalarında İzmir'e gidiyorum ve seçimlerin kısa bir zamanda yapılacağını ifade ediyorum. 27 Mayıs'tan iki gün evvel de seçimleri ilan etmek ve oradan huzuru iade edecek gerekli açıklamaları yapmak üzere ve diğer bazı vilayetlere de uğramak niyetiyle bir hafta sürecek olan ve tam mânâsı ile demokratik bir yurt gezisine çıkmak üzere Ankara'dan ayrılıyorum. O gün Eskişehir'deki konuşmamda yine seçimlerin süratle yapılacağını ve tahkikat komisyonunun vazifesini bitirmiş olduğunu açıklıyorum. Eskişehir'de hoparlörün işlememesi yüzünden konuşmam pek kısa oluyor, bu sebeple umumi efkara bildirmek istediklerimi zaruri olarak Konya'da ve müteakiben ziyaret edeceğim vilayetlerde yapacağım konuşmalara bırakıyorum.

Sayfa 18

Çünkü bilhassa Eskişehir konuşması ile seçim sathına girilmiş oluyordu. Bu sebepten umumi efkârımıza açıklanacak görüşlerimiz olacaktı. Esasen memleket seyahatini tertip maksadı da bu idi. Genel İdare Kurulu Grup İdaresi heyeti ve gruptaki birçok arkadaşların temayül ve arzuları da seçime derhal gidilmesi sathında birleşiyordu. Diğer taraftan seçim kanunu tasarısı üzerindeki çalışmalar muhalefetle de tam mutabık olarak komisyonlarda irtihap olunmuş ve yine muhalefetin teklifi kabul edilerek tasarı meclis gündemine alınmıştır. Şimdi hülasa olarak arz edeyim İzmir'de ve Eskişehir serbest ve dürüst seçimleri süratle yapılan komisyonun vazifesini bitirdiği ve zorlamalarla olsa da hiçbir fevkalade tedbir alınmayacağı açıklanmış ve seçim hazırlıklarından olmak üzere “Seçim Kanunu Tasarısı” meclis gündemine alınmış bulunuyordu. Ayrıca hemen ertesi gün yapacağım konuşmalarla “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu”nun kaldırılması meselesi diğer huzursuzluk veren meselelerle ele alınarak bunlar hakkında da tereddüde yer bırakmayacak tatmin edici açıklamalarda bulunacaktım. Burada bir istidrât yapmama müsaade buyrulmasını istirham ederim. Meclis Tahkikat Komisyonu’nun vazifesini bitirmiş olduğunu ifade etmenin doğru olmadığını ifade edeyim. Çünkü komisyon o zaman vazifesini henüz bitirmemiş olduğunu yüksek Başkan’a bir duruşma sırasında ihtar etmişlerdi.  O zaman da arz etmiş olduğum gibi raporun bile yazılmış, bitmiş…

Sayfa 19

… olduğunu komisyonu sözcüsü bana ifade etmişti. Hatta bunu ben, 25.05.1960 tarihli gruptaki konuşmamızda da söylemiştim. Bundan başka bu haberin umumi efkara duyurulmasında da fayda vardı. Binaenaleyh komisyonun çalışmalarını bitirmiş olduğumu ifade etmiş olmam gayri varid ve yanlış sayılmamak icabeder, kanaatindeyim.

Pek Sayın Başkan,

Bazı sanıkların hatıra defterleri ele alındI ve bir hayli incelendi. Bahis konusu etmek istediğim çok yakın arkadaşım Ethem Menderes'in hatıra defterinden naklen ve tarihe geçirmek maksadı ileri sürülerek, sayın iddia makamı tarafından huzurlarınızda okunmuş olan bir cümledir. Tarihe geçirilmesi maksadı da olsa o kelimeler, keşke yüksek iddia makamının nezih söylemiyle huzurlarınızda okunmamış olsaydı. Arkadaşım Ethem Menderes'e bunları birisi söylemiş olacak, ne kadar birbirini sevseler de insanların birbirine kızgın ve kırgın oldukları zamanlar da olur. Böyle zamanlarda bir dedikoducuya rastlarsa aleyhte biraz çekiştirmek ferahlık da verebilir. Böyle bir zamanda olacak kim söylemiş kendisine bilmiyorum, maalesef o çirkin sözleri defterine aktarmış. Kendisine asla kırgın değilim, fakat böyle sözleri asla söylemiş olamayacağımı ben de tarih huzurunda ve katiyetle ifade etmek isterim. Değil bakan ve milletvekilleri için hiç kimseye karşı böyle sözler söyleyemem. Bu kesinlikle makul…

Sayfa 20

… bir yol değildir. Yine Sayın Başsavcı muhalefetin meclis tahkikat önergelerinin gazliz ve müstehcen kelimeler ihtiva ettiği iddiasıyla reddedilmesine göz yumulduğunu ileri sürmek suretiyle de vekilleri suçlu bulmaya çalışmaktadır. Ben Büyük Millet Meclisi Reisi miyim ki muhterem iddaa makamı, bu mevzuda beni suçlu bulmaya çalışıyor. Muhalefetin vermiş olduğu tahkikat önergelerinin içtüzük hükümlerine uygun olup olmadığını tenkid edecek önergeler galiz ve müstehcen kelimeleri ihtiva ediyorsa reddedecek olan ve reddeden makam, Büyük Millet Meclisi siyaset makamıdır. İster iktidara ister muhalefete mensup olsun mebuslar tarafından verilen bir tahkikat önergesinin siyaset makamınca tüzük hükümlerine uygun görülerek kabul veya uygun görülmeyerek reddedilmesinden bir vekilin malumatı dahi olmaz ve malumatım olmamıştır. Tahkikat önergelerini reddeden meclis riyaset makamı bu hususta önceden bana…

Sayfa 21

… hatıra defterinde atfedilen bu sözlerin ne kadar gayri varid olduğunu, bu maddi hakikat ve mânâlar açıkça ortaya koymaktadır. Huzur'da yaptığım müdafaama yüksek müsadeniz ile birkaç cümle daha ilave etmek istiyorum. Ben, Menderes haklı olarak kendisini en yetkin ve yüksek arkadaşım kabul ettiği için zaman zaman kendisine bunun icabı olan yakın alakayı göstermediğim sebebiyle olacak bu bahiste son derece bir alınganlık içerisinde yaşamıştır. İşte böyle zamanlarda hislerindeki acılığı şu veya bu şekilde ve herhalde biraz çarpık bir şekilde hatıra defterime nakşetmesinden kompleks bir ruh hâli içinde kendisini anlayamamış olduğum anlaşılıyor. Şevki Engin'in hatıralarına gelince derhal arz edeyim ki bu hatıralar okununcaya kadar bir takım his ve fikirlerinden hiçbir surette haberdar olmuş değilim. Ve Bakanlar Kurulu toplantılarında ve grupta ve hususi konuşmalarımızda bunların hiçbirinde ne izhar ne de aksettirmemiş bulunuyor. Bu gizliliği hizmet ve netice almak maksadına bağlamak için ancak bir devlet ve siyaset adamı olmanın icapları bu izah tarzına müsait olmasa gerektir. Fakat kendisi iyi ve terbiyeli bir insandır. Nihayet bu gizlilik ve rikkatle maalesef bir miras meselesi olarak kabul eden başka izah ve gayesi yoktur. Bu konuda uzunca düşünüp durmamanın üzüntüsü içindeyim fakat Yüce Divan'ın hatıra defterleri ile duruşmalar sırasında bu şekilde meşgul etmiş bulunduğumu düşünerek kendimi bundan alıkoyuyorum.

Sayfa 22

Ve bu durumu mazur görerek teselli oluyorum. Hatıra defterlerimin pek çoğu ve bunların muhtevasının büyük bir kısmı hakkında eski bir sözü tekrarlayarak bahsi kapatmak istiyorum: “Şeyhin kerameti olur kendinden menkul.”

Büyük hakimlerimiz müdafaama başlarken arz ettiğim gibi bu davaların temeli siyaset hayatının seyyal ve kayacı zeminine dayanmaktadır. Bu davaları saran havanın ve şartların, biz sanıkların bu derece aleyhinde olması; ihtilalin karşısında imişiz gibi görünmesinin, gerek muhalefette gerek iktidarda iken 15 senedir şiddetli mücadeleler geçirmiş olmamızın bir neticesi ve bir bahtsızlığıdır. Tek parti idaresinin kutsallaştırılacak kadar övüldüğü zamanlar çok uzak değil. Ve o zamanlarda 1924 Anayasası bugün hakkımızda tatbiki istenilen Ceza Kanunu hükümleri de yürürlükte idi. Halbuki biz şimdi tek parti İdaresi kurmak yolundan Anayasa’yı tagyir ve ilga iddiası ile vatana hıyanet ithamı karşısındayız.

Dikta veya tek parti rejimi kurmak şöyle dursun yıllarca önce beliren anarşi tehlikesini önlemek imkânlarını da ortadan kaldıran sert bir mücadele ve hücumlarla karşı karşıya bulunduk. Biz ne anayasayı ilgayı ne diktatörlük rejimiyle tek parti iktidarı kurmayı asla düşünmedik. Ne muhalefeti başsız bırakmak…

Sayfa 23

... ne de memleketi muhalefetsiz bırakmak bir an tasavvurumuzda bile yaşamadı.

Tedbirler diye düşündüklerimizde isabetli olanları bulamamış olabiliriz, hatalarımız neticeler ile tahakkuk etmiş bulunuyor fakat tedbirler diye düşünürken diktatörlük peşinde değil anarşi endişesinin pençesinde çırpındık. Nezaretteki riyazet hayatımın seyyal heyecan dalgaları bizi şimdi, vatana ihanet ithamının pençesine atmış bulunuyor. 14 yılın muhasebesi bizi ve Anayasa’yı tebdil ve tagyir ve demokrasiyi tahrip ve ne de vatana ihanet etmiş olmak neticesine asla götüremez.

Adalet tarihine şerefle kaydedilecek kararlar vereceğinizden emin olarak ve adil vicdanlarınıza sığınarak bizi haysiyete, hayata ve hürriyete kavuşturmanızı kemal-i hürmetle istirham etmekteyim.

Sanık Adnan Menderes

07.08.1961

Sayfa 24

… tek parti Devri'nin sultasına dayanılarak amme bütçelerinden 57 milyon lira tahsisat alınmış, bir siyasi partinin ihtiyaç duyabileceği miktarlarla kabili telif olmayacak nispette gayrimenkul iktisap olunmuş ve bütün bunlar şekle uydurulmuştu. Bu bakımdan kaza-i bir mercide bir ihtilaf mevzuu olarak meselenin halline imkân yoktu. Ancak bir kanunla hâl olunabilirdi.

“Halkevlerinin hazineye devri” kanununun üzerinden 9 yıl, Halk Partisi mallarının hazineye devri kanununun yürürlüğe girmesinden sonra aradan 6 yıl geçmiş; muhalefet yok olmak şöyle dursun, her gün biraz daha kuvvetlenmiştir. Realite bu iken “bu kanunları kabul etmekten maksat muhalefeti yok etmektir” iddiası varid olamaz.

-2- Kırşehir'in kaza hâline getirilmesi hakkındaki kanun mucip sebepleri bildirilerek dahiliye vekaleti tarafından hükümete teklif olunmuş ve bu mucit sebepler hükümetçe uygun görülmüştür. Mucip sebeplerde hakikate aykırılık var mıdır tarzında bir tetkikat hükümet içinde mutad değildir. Müşterek mesuliyet…

Sayfa 25

…  bir vekaletin her işini ve teklifini, diğer vekaletler bir itimatsızlık havası içinde yeniden ve teferruatıyla tetkik ederler mânâsına gelmez. Kanun tasarısının hükümetçe müzakere ve kabulünde tasarıyı hazırlamış olan dahiliye vekaletinin muhalefete rey vermiş olan Kırşehir'i cezalandırmak kastının bulunabileceği hatıra dahi gelmemiştir. Kanun çıktıktan sonra gerek muhalefette gerek umumi efkarda beliren bu kanunun çıkarılmasının siyasi bir maksada matuf bulunduğu yolundaki görüşlere ve iddialara itibar gösterilerek buna samimiyetle iştirak olunmuş ve Kırşehir hâl-i sabıkına irca olunmuştur. Bir hükümet âzası olarak bu kanunu kabul ederken muhalefete rey verenleri tecziye etmek, anayasanın tebdil tagyir ve ilgası ve diktaya gidiş gibi maksatlar hayalimden dahi geçmemiştir.

-3- Emekli sandığı kanununun 39 maddesinin değiştirilmesi ve maarif vekâletleri tarafından ehliyetsizliğin tasfiyesi maksadıyla sürülmüştür.

Hükümet müzakeresinde ve kabulünde…

Devam edecek…

https://www.dunyabizim.com/mercek-alti/basin-tarihinde-bir-ilk-adnan-menderesin-el-yazisi-ile-yassiada-savunmalari-3-h47502.html

Yayına hazırlayan: Hacer Yeğin

Yayın Tarihi: 26 Ocak 2023 Perşembe 11:00 Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2023, 14:25
YORUM EKLE

banner19

banner36