Başarı hikâyeleri engellerle başlar

Kişisel gelişim ve sosyal başarı türünde kitapların yazarı olan Mümin Sekman “Her şey Seninle Başlar” isimli kitabı ile Türkiye’de baskı rekoru kırdı. Kitap başarıya ulaşmanın yollarını yaşanmış hikâyelerden örnekler vererek anlatıyor.

Başarı hikâyeleri engellerle başlar

İnsanların tamamı başarılı olamaz. Bunu nedeni kişilerin başarıyı yeteri ka­dar istememesidir. Her insan başarma isteğiyle doğar. Fakat zamanla bu istek­lerini yitirirler. Başarı kendini arttıra­bildiğinden çoğalarak devam eder. Bazı insanlar ise dışsal ya da içsel sebepler­den dolayı ilk denemelerinde başarıyı yakalayamazlar. İlk denemede başarısız olduğunu düşünmek doğru bir şey değil­dir. İnsanlar başarılı olabilmek için başa­rı bilgisini öğrenmelidir. Her insan büyük insan olamaz ama şu an olduğu durum­dan daha iyi işler başarabilir.

Hayallerden yapılmış olan ve bir kere yaşadığımız hayat, okul hayatı ve hayat okulu olmak üzere iki dönemden oluşuyor. Okul hayatı bizi hayat okuluna hazırlarken, hayat okulu en çok lazım olan bilgileri öğretiyor. Hayatımızın içeri­sinde istekler, mecburiyetler, hayaller ve gerçeklerin çatışması sürüyor. Bu sırada bizler kendimize güzel hikâyeler yazma­ya çalışıyoruz. İnsanlar yapabildiklerini arttırıp, güç ve kontrol alanını genişlet­tikçe mutlu olur. Bazıları başarılı olurken bazıları başarısızlık bilgisini biriktire­rek hayatını başarısız devam ettireceğini düşünür. Başarısızlığın sebeplerinden biri de öğrenilmiş çaresizliktir. İnsanlar birkaç denemeden sonra yapamadığını düşünüp kaybetmeyi öğrenir. Çaresizliği kabullenerek özgürlüğün kendi ellerinde olduğunu unuturlar. Öğrenilmiş çaresiz­lik ile birlikte cam tavan sendromuna ka­pılırlar. Bir insanın gelebileceğine inandı­ğı en üst nokta onun cam tavanıdır. Fakat insan kendisine camı limit olarak belirle­ diği için daha fazla ilerleyemez. Bir insan başarılı ve mutlu olmak için ne yapması gerektiğini, ne zaman yapması gerekti­ğini ve nasıl yapması gerektiğini biliyor ama yapmıyorsa o kişi psikolojik atalet halinde yaşıyordur. Atalet fizik biliminde “eylemsizlik hali” demektir. Psikolojik atalet ise insanların tembellik, isteksizlik ve kararsızlık gibi engelleyici hareketle­rin insan ruhunu ele geçirmesidir. İnsan hayatı atalet ile değil hareket ile devam etmektedir. Bu nedenle insan her zaman koşması gerektiğini bilmelidir.

Denemeye korkanlar hükmen yenik sayılırlar

İçimizde bulunan inançlar dışımızda gelişen olaylar ve şartlara uymuyorsa dü­şüncelerimizi bir an önce değiştirmemiz gerekir. İçimiz bir haritaya benzerken, dışımızdaki gerçekler bir arazidir. Akıllı insanlar haritalarını araziye uydurur. Gü­nümüzde haritalar sürekli güncellendiği için başarı ve başarısızlığın şartları da devamlı değişmektedir. Bu durum haya­tımız boyunca öğrenmeyi bir zorunluluk haline getiriyor. İnsan her gece yeni bir sabaha uyanmak üzere yatıp, her sabah yeni bir güne uyanmak için kalkmalıdır. Her gün yeni ihtimallerle doludur. Can­lılar denedikleri zaman kaybedebilir de kazanabilir de. Fakat denemeye korkan­lar hükmen yenik sayılırlar. İnsanlar ba­şarıyı elde edebilmek için sistematik ve planlı bir şekilde denemeler yapmalıdır. Bir Afrika deyişiyle, “İnsan bulanık bir suyun derinliğini iki ayağıyla içine atla­yarak ölçmeye kalkmamalıdır!” Bilinç­li bir başarı bunu gerektirir. Size uygun olan kariyeri seçip denedikten sonra ba­şarılamayacak şey çok azdır.

İnsan hayatı boyunca cenneti bul­mak ve cehennemden kaçmak için mü­cadele eder. Ya istediklerimize ulaşırız ya da istemediklerimizden kaçarız. Acı ve kederden kaçmaya, mutluluk ve huzura yaklaşmaya eğilimli bir içgüdü ile doğa­rız. Tam olarak çaresiz durumda olma­dığımız halde, geçmişte yaşadıklarımız nedeniyle hiçbir şey yapmama durumu sahte çaresizliktir. Aşılamaz engelleri, en çaresiz görünen olayları zekâ ve fark­lı bir düşünceyle aşmak yaratıcı başarı tarzıdır. Engeller çoksa ve hiçbir şeyiniz yoksa zekânız ile tüm engelleri kaldıra­bilirsiniz. Yüksek mertebelere miras ile değil kendi çabalarıyla yükselmiş olan insanlar beyinlerini kullanarak çaresiz­likten kurtulmuştur.

Başarı insanı onurlandıran bir deneyimdir

Başarılarımızda etkili olan faktörle­rin üzerine eğilirsek o noktada daha çok başarılı olabiliriz. Başarısız bir durum ile karşılaştığımızda olumsuz sonucu için yaptığımız açıklama çok önemlidir. Bu durumdan tecrübe çıkarmak bir sonraki adımda başarılı olabilmek için gereklidir. Nasıl başaracağımızı öğrenmeden önce niçin başarmamız gerektiğini bilmeliyiz. İnsanlar başarıyı yakaladığında olması gereken yerde olduğunu düşünür. Başarı insanı onurlandıran bir deneyimdir. Bu­raya ulaşmak için gittiğiniz yolda yaşanan olumsuzlukları unutturur. Ödenen tüm bedeller bir mutluluğa dönüşür. İnsanın hayatı boyunca hayallerine ulaşabilmesi için iki türlü sınırı vardır. Doğal sınırlar ve psikolojik sınırlar. Doğal sınırları kişinin yapabileceklerinin en üst sınırıdır. Psiko­lojik sınırlar ise kişinin olduğunu sandığı halini yansıtır. Büyük başarılar hızlı bir şe­kilde gerçekleşmez. Bu süreci yavaş ya­vaş ve adım adım ilerletmelisiniz. Zirveye ulaştığınızda her an biraz daha başarılı ve daha iyi olmak istersiniz. Artık başarısızlı­ğı kabullenmeyeceğiniz için sürekli kendi­nizi geliştirirsiniz.

Başarı ve mutluluk aynı hedefe giden farklı iki kavramdır. Sadece mutlu olmak için başarılı olmaya çalışmak motivasyon azaltıcı bir durumdur. Mutluluk başarının tek amacı değildir. Kişisel ve sosyal başarı birbirini tamamlayan önemli faktörlerdir. Kişisel başarı ardından sosyal başarıyı ge­tirir. Başarmak kendi sınırlarınızı aşmak­tır. Bugün dünden daha fazlasını yapmaya çalışmaktır. “Dün yaptığınız işler bugün hala gözünüze yeterli geliyorsa, yarı­nın kaybedeni siz olacaksınız demektir!” Kaybederseniz mutsuz olursunuz. Başarılı olursanız ardından mutluluk kazanırsınız. Bugün iyi yerlerde olan büyük insanlar yo­lun başındayken çevrelerinden yapamaya­caklarına dair olumsuz tepkiler almıştır. Yapamazsın cümlesini çok kez duymuş­lardır. En son din olan Müslümanlığın pey­gamberi Hz. Muhammed’e ilk zamanlarda sadece üç kişi inanmıştı. Müslümanlık bugün inanan sayısına göre dünyanın en büyük üçüncü dinidir. Büyük işler başar­mak için kendi dünyamızı, “başarabili­rim” diyerek devam ettirmemiz gerekir. Başarı hikâyeleri engellerle başlar. Daha da büyüyebilen başarılar o insanları çok tanınmış büyük liderler haline getirebilir. Başarının en önemli koşulu çaresizlikten kurtulmak ve inanmaktır. İnanan insanın başaramayacağı hiçbir şey yoktur.

Behice Gamze Gümrah, “Başarı hikâyeleri engellerle başlar”, Kitabın Ortası dergisi, Mart 2019, sayı 24.

Güncelleme Tarihi: 01 Mayıs 2019, 11:55
YORUM EKLE

banner19

banner13