Bana Hadisini söyler misin?

"Hayatınıza etki eden, aklınızda kalan yada aklınızda tuttuğunuz bir Hadis-i Şerif söyler misiniz?" dedik onlara. İşte cevapları:

Bana Hadisini söyler misin?

Birçoğumuzun düşüncelerine yön veren, ağızlarından çıkan cümleleri yıllarca heybemizde taşıdığımız, hallerini seyre daldığımız isimler ile;  kimi zaman kendi köşelerinde üfledikleri nefeslerin yanından geçip gitsek de farkına varamadığımız, haberdar dahi olamadığımız, bir selam bile veremediğimiz isimleri altalta sıraladık beyaz bir kağıtta. Sonra tek tek kapılarını çaldık. Sorduğumuz tek bir soruydu. Ancak cevaplar biriktikçe beyaz kağıtlar birleşip bir koca uçurtma oldu. İpin ucunu sımsıkı tutarken ellerimizde, gökteki uçurtmaya diktik gözlerimizi: bizi de alır mı ki yanına? 
 

"Hayatınıza etki eden, aklınızda kalan yada aklınızda tuttuğunuz bir Hadis-i Şerif söyler misiniz?" dedik onlara. İşte cevapları: 

 

İlhami Atalay (Ressam):

"Yarın kıyamet kopacağını bilseniz, yine de elinizdeki son fidanı dikiniz." 

 

İhsan Kabil (İBB Kültür A.Ş'de sinema etkinlikleri yönetmeni):

"Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecek gibi de ahiret için çalışınız." 

 

Hasan Basri Sarıçam (Vefa'da Nur Berber'in ustası):

"İnsanların en hayırlısı, insanlara hizmet edendir."

(70 küsür yaşında olan berber amcanın hayatını bu hadis üzerine devam ettirdiğini, o sırada orada bulunan eski bir müşteri arkadaşı özellikle belirtti.) 

 

Alev Erkilet (Sosyal Bilimci):

"Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi âhiret için çalış" diye bilinen hadis, Suyûtî'nin Câmiu's-Sağîr'inde (2:12 Hadis No:1201) şöyle geçmektedir: "Hiç ölmeyeceğini zanneden kişi gibi (dünya için) çalış, yarın öleceğinden korkan kimse gibi de (dünyaya bağlanmaktan) kaçın."

Bu hadisi önemsememin nedeni üretim, emek ve çaba dolayımıyla insanı doğanın bir parçası ve tarihin aktif öznesi olmaya çağırırken, ölüme gönderme yaparak tarihselliğin insana dayattığı tüm hırsları elinin tersiyle itmesinden kaynaklanıyor. Dünyaya itibar etmeden onu imar etmeyi ve dönüştürmeyi sağlayacak ideal dengeye atıfta bulunuyor. Bu dengenin üzerine kurulacağı bireyler, sınıflar ve toplumlararası ilişkilerde dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir? Sorusuna cevap olarak da aşağıdaki ilkeleri hatırlatmak isterim:     

 

Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz(Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6)

Mümin, bir  delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)(Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63)

 

Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir(Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248)

 

Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir(Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.)

İnsanı helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah'a şirk koşmak, sihir, Allah'ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu(Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144)

 

Ramazan Gül (Üsküdar Davet Kitabevi Sahibi):

Efendimiz bir hadisinde buyuruyor ki: "Cebrail(a.s) komşu hakkından bana o kadar bahsetti ki, komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım." 

Bu hadis beni çok etkiler. İnan olsun gece yattığımda uykularımın kaçtığı anlar vardır, acaba komşumu incittim mi? diye. Hakk mevzuu çok önemli. Kimse benden alacaklı olmasın da, ben herkesten alacaklı olmaya razı gelirim. 

 

Azâd Tekin Ulutaş (Boğaziçi Tarih Mezunu, Üsküdar Mekan Çınaraltı Sahibi):

"Bir kötülük gördüğünüzde onu elinizle, gücünüz yetmez ise dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalbinizle buğz ediniz. Bu da imanın en düşük noktasıdır." 

90'lı yıllardaki İslâmi mücadeleye, cemaatlerdeki hareketliliğe, hatta bizzat kendi iç dünyamızdaki değişimlere baktıkça bu hadisi düşünürdüm. Fakat şuanda müslümanların genel haline baktığımda, bizim bu hadisi yaşamadığımızı düşünüyorum. Bazen elimiz yettiği halde dokunmuyoruz, dilimiz yettiği halde konuşmuyoruz. Hatta o hâle geliyor ki; olan olayları, acıları, sıkıntıları, zulümleri o kadar yadsıyoruz ki, kalbimizle bile artık buğz edemiyoruz. 

 

Ferhat Kalender (Yazar/Şair):

Peygamber; "Din nasihattır/samimiyettir" buyurdu. "Kime Yâ Rasûlallah?" diye sorduk. O da; "Allah'a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara" diye cevap verdi. 
 
Bu söz karşısında bize yalnızca sükût etmek düşer; şairin dediği gibi "sükût suretinde/ çok koyu düşer ses!" 
 

Şeref Akbaba:

"Müslüman, elinden ve dilinden insanların emin olduğu, huzur bulduğu kimsedir." 

 

Münire Danış:

Bir değil aynı güçlü etkiyi taşıyan bir çok hadis var tabi. Bana derin bir tefekkür boyutu sunan, ufkumu açan hadislerden biri;

 

"İnsan uykudadır ölünce uyanır; siz ölmeden evvel uyanın."

 

Bir de şu hadis: İbn Mesud (ra)dan; "İlim kaynakları, hidayet kandilleri, evlerin çulları, gecelerin lambaları olun! Yepyeni kalplere, eskimiş elbiselere sahip olun ki gök ehlince tanınasınız ve yer ehlince de bilinmeyesiniz."  

 

Murat Çelik:

"İnsanların en hayırlısı, insanlara hayrı en çok dokunanıdır".

 

Münib Engin Noyan:

"Din kolaylıktır. Kim bu dini kendi yaptığı ilavelerle zorlaştırırsa din ona galip gelir"(Buhâri)

 

Bir de bunun kardeşi sayılacak bir hadis var ki, Müsnedi Şihab'da geçer: 

 

"Bu din çok sağlamdır. Onu yaşamada kendini zorlama ve aşırı zorlayarak Allah'a kulluk etmekten ikrah eder hâle gelme. Yorgun ve bitkin bir insan ne yol alabilir, ne de ihtiyaçlarını karşılayabilir". 

 

Bu hadisler son zamanlarda çokça andığım ve aklımda tuttuğum hadis-i şeriflerdir. Bir de şuandaki sorunlarımızın baş müsebbibi gösterilebilecek bir konuya işaret eden bir hadis var: "Kim ki kendini bir kavime benzetirse, o kavimden olur". Buradaki benzeme hâli sadece şeklen değildir tabii. Beklentileri, hayalleri, amaçları, düşünce biçimini de yöneltmektir. Sakınmak lâzım. 

 

Şükrü Gökmen (Üsküdar'da bir güzel tespihçi):

1986 yılında hidâyete kavuştuğum zaman, eşim Ziraat Bankası'nda, ben Yapıkredi Bankası'nda çalışıyordum. Cuma namazına gidemiyordum, göndermiyorlardı. 1988 yılında birazdan söyleyeceğim hadis-i şerif, benim hayatımı değiştirerek bankadan istifa etmemi sağladı. Ve 1988 yılından bu yana, Üsküdar Mihrimah Sultan Camii'nin duvarı dibinde tespih satarak geçimimi temin ediyorum, Allah'ımın izniyle ve Sâdat'ın himmetiyle. Nedir hadis-i şerif? Cuma namazına gitmek istiyordum müsade etmiyorlardı. Oysa âyet-i kerime, "yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz" diyordu. Ama ben namaza git diyen Allah'a değil de, namaza gitmeyeceksin diyen banka müdürüne kulluk etmek yolunda ilerliyordum. Bankanın müdürü gitmeyeceksin diyordu ve ben bankanın müdürüne itaat ediyordum. İmanım da zayıftı demek ki. İşte o zaman bir hadis-i şerif imdadıma yetişti: "seni kullara kulluk etmekten Allah'a kulluk etmeye, kulların dostluk ve himayesinden Allah'ın dostluk ve himayesine davet ediyorum". Rasûlallah, Allah'ın emirleri karşısında başkalarının emirlerine itaat etmekten, Allah'a kulluk ve itaat etmeye çağırıyor bizi. Başkalarına itaat etmekte kazancımız ne olabilir? İşte olsa olsa iki ev, bir araba. Peki Allah'a itaat etmekte kazancımız ne olur? Onu ben bilemem, Allah bilir. Bizim yolumuz aşktan geçer, bizim yolumuz sevdadan geçer. Biz ancak mü'minlerin ayağının altının çamuru olmakla ilerleriz... Soran sormayan bütün kardeşlerime selam ederim. 
 

Mustafa Nazif (Fotoğraf Sanatçısı):

''Sizden her kim bir kötülük görürse onu eliyle düzeltsin. Eğer eliyle değiştirmeye gücü yetmezse diliyle, ona da gücü yetmezse diliyle düzeltsin. Ona da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin. Ki bu da imanın en zayıf noktasıdır.''  
 

Esra Türkan yazdı

Sorguya katkıda bulunanlar: Mehlika Toyga, Hatice Büşra Gülcan

Güncelleme Tarihi: 09 Haziran 2011, 17:27
YORUM EKLE
YORUMLAR
merve asaroglu
merve asaroglu - 10 yıl Önce

biriniz kızdığında sussun.

betl tunçel
betl tunçel - 10 yıl Önce

"kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz!"

kirpi
kirpi - 10 yıl Önce

bu güzel yazıyı okumamızda emeği geçen herkesi teşekkürler...çok daha geniş kapsamlısını tekraren okumak dileğiyle

E.A
E.A - 10 yıl Önce

Ayet olarak ; "Duanız olmasaydı Rabbiniz size niye değer versin ki ."
Hadis olarak ; "Utanmıyorsan dilediğini yap."

nihan
nihan - 10 yıl Önce

çok güzel bir çalışma olmuş Allah razı olsun. devamını bekliyoruz...

filiz balcı
filiz balcı - 10 yıl Önce

çok güzel bir çalışma olmuş. Tebrik ediyorum. bana sorulsaydı diye düşündüm. Sürekli işini yarına erteleyen bir tabiatım vardı.. 'YARIN YAPARIM DİYEN HELAK OLDU' ışığı aydınlatmadan önce. Şimdi en zor olandan başlıyorum,parçalıyorum ama yarına bırakmıyorum.Değiştim.

Yılmaz Yılmaz
Yılmaz Yılmaz - 9 yıl Önce

selamdan sonra,

gerçekten güzel bir soruşturma, bugün okuma imkanı buldum. ne güzel olmuş, dünyabizim böyle kaliteli işler için var işte!

Yılmaz Yılmaz
Yılmaz Yılmaz - 9 yıl Önce

keşke şükrü gökmen ile iilgili bir haber hazırlansa... helal olsun adama, gül gibi şini bırakmış tespih satıyorum. ellerinden öpülür bu adamın.

haberini yapsanız da okusak ne güzel olur

banner19