banner17

Babasızlık sancısını bilir misin?

Dolaptaki iki tebeşir kutusunun birinde 'beyaz' diğerinde 'renkli' yazar ya işte onlarınki de böyle bir yalnızlık.

Babasızlık sancısını bilir misin?

Onları çizdikleri resimlerden az çok çıkartabilirsiniz. O resimlerde en güzel elbiselere hep kaybettikleri layıktır. -Anne ya da baba- hangisinin mahrumiyetini yaşıyorlarsa her zaman çok büyük olurlar o kâğıtlarda. Dağlardan bile… Sınıfta okunan her metinde, eksiksiz bir aile bulup gölgesine sığınmaya çalışırlar. Gözleri cümlelerde dolaşırken bir anne ya da baba kelimesi avına çıkmış gibidir. Hayat Bilgisi dersinde ”çekirdek aile” konusu işlenirken misafir çocuk edasıyla ya başlarını öne eğer ya da yabancı bakışlarla arkadaşlarının yüzündeki mutluluğu anlamaya çalışırlar.

yetim çocukO yetimlerin labirent kadar karmaşık gözlerine dalarken kendi çocukluğum aklıma gelirdi. Çok güzel duygu sömürüsü yapılırdı vesselam. Çok akıllıydım. Fasulye ya da patates yemeğindeki etleri ayıklayıp yedikten sonra; 'Anne ben doydum.' derdim. Ardından anne-babam kendi payına düşen et parçalarını benim tabağıma taşırdı. İşte bu duygudan bu deneyimden uzak yetişen çocukların bir tarafı dünyaya hep yabancı kalır.

İlk gözyaşımızın hikâyesi

Yapılmamış ödevleri; çoğu zaman kirli elbiseleri bir de taranmamış saçlarıyla bir çocuk görürseniz kızmak ya da küçük düşürmek yerine kendinize bir “anne”sinin olup olmadığını sormayı deneyin. Sabun kokulu, temiz tırnaklı çocuklar arasında boynu bükük her çocuk potansiyel bir “yetim” sayılabilir. Aslında “anne” bunların ötesinde bir şey ifade ediyor. Dünyadaki bütün güzelliklere en üst seviyede sahip olan kadın bile annemizin yerini dolduramaz; çünkü nefes alıp da dert çekmediğimiz tek yer annenin karnıdır. İşte ilk gözyaşımızın hikâyesi de böyle başlamaktadır. O, bünyesinde barındırdığı “ana rahmi” ile Allah’ın rahmetine ayna görevi üstlenir. Bu rahmet sağanağı ve kaynağından mahrum bir çocuğu üzmek “Gayretullah”a dokunabilir.

yetim çocuk

Her yetimin başını okşarken çoğu zaman Peygamberimizi hatırlarım. Ebva’da duyulan kor kadar yakıcı bir hüznün ağırlığı çöker. Simasının bile görülmediği bir “baba”sızlık sancısı başlar. Bazen de babamı hatırlarım; çocukken bayramlarda harçlık özlemi çeken o insanı. Daha doğrusu harçlık verecek bir “baba özlemi” duyan babam gelir gözlerimin önüne…

 

Nurullah Demir yetimlerin başını okşamaya davet etti

Güncelleme Tarihi: 12 Nisan 2011, 08:52
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Faruk
Ahmet Faruk - 8 yıl Önce

Büyük büyüüük şehirlerde yaşayıpta yanıbaşlarındaki komşularından haberdar olamayanlara duyurulur.. Deniz Feneri ve İHH gibi STK' lar yetimlerle ilgili çok güzel çalışmalar yapmakta.
Sevap kazanmamız için işimizi kolaylaştırmaktalar. Benim etrafımda başını okşayabileceğim yetim çocuk yok, böylesi acılardan haber edenim de yok demeyin!. Demesi benden

sd
sd - 8 yıl Önce

DUHÂ SURESİ 6. AYET:
Seni yetim bulup da barındırmadı mı?
hatırlattıklarınız için tesekkürederiz..

Osman DOST
Osman DOST - 8 yıl Önce

Yazının ilk fotoğrafındaki dudaklarını büzmüş çocuk resmi; Ey müslümanlar beni (bizi) unuttunuz mu? der gibi bakıyor. Hani ben yalnız kalmayacaktım, benim boynum bükük, ellerim havada olmayacaktı, ben size emanettim diye haykırıyor. Ben kendi adıma bu fotoğraf ile bittim bittim...

izzet okay
izzet okay - 8 yıl Önce

gözlerm doldu canım arkadaş anne babalarmzın çok kıymetli varlklar olduğunu, bu yaz babasını elim bir kazada kaybeden babamı önmzde bir çocuk gibi hngür hüngür ağladığını görünce anladım ve senn yazınla tekrar hatrladım. allah ım geride kalanlarımıza sağlk sıhht versin acılarnı göstermesin

necip aşık
necip aşık - 8 yıl Önce

yağmurun çöpleri vurduğu gece
aç yattı çocuklar

banner8

banner19

banner20