Azığımız aczimiz, günahımız ve pişmanlığımızdır

Huzura götürülmesi düşünülen bir başarı iddiası, güzellikleri yok eden bir çıban gibi durur. İzahtan vareste bırakır sahibini, mahcup eder, pişman eder, küçültür. Ahmet Mercan yazdı.

Azığımız aczimiz, günahımız ve pişmanlığımızdır

İnsanın iyilik ve başarı duygularıyla, küçük bir iddia taşıyarak Mevla’ya varması yerine, devasa günahların pişmanlığı ve sızısıyla gelmesi daha yeğdir.

Günah çünkü, Rabb’in merhameti, bağışlaması karşısında dayanabilecek güce sahip değildir.

Günah, cehennem ateşine düşen kar tanesi gibidir.

Samimi pişmanlık ağrısı, insan için kurtuluş vesilesi olabileceği gibi, Mevla’ya karşı övünülecek her hangi bir başarı iddiası mümkün değildir.

Nasıl olabilir?

İnsan Rabbi’nin müsaadesi, yardımı olmadan başarılı olabilir mi? Kelamullah’ı okuyan akıl sahipleri, düşünen, tevekkül eden ümmiler, daha önce bu gerçeği idrak ederler.

Huzura götürülmesi düşünülen bir başarı iddiası, güzellikleri yok eden bir çıban gibi durur. İzahtan vareste bırakır sahibini, mahcup eder, pişman eder, küçültür.

Şeytanın başarıyı neden sevdiği, insana başarı üzerinden sürekli “sen farklısın” fısıltısıyla ulaştığı pek de anlamlı olsa gerek.

En güçlü yanı insanın zayıflığıdır, bunu anlaması, pişman olmasıdır.

Allah (cc) karşısında, pişmanlıktan başka hiç bir izah tarzı, hele güç izharı, başarı zehabı kâr etmeyeceği gibi, bu haller gizli güç tutumuna denk geleceğinden hoş değildir.

Nefsini tam manasıyla kontrol eden ve hatadan beri olan mümin olamaz. Olsa ve kendisi tarafından dile getirilmiş olsa, aynı anda, öyle olmadığının bir işareti, göstergesidir.

Azığımız aczimiz, günahımız ve pişmanlığımızdır.

Hiç bir amel yetmez bize, ne akla geliyorsa O’nun, neye el atsak O’nun.

Nihayetsiz şükür…

 

Ahmet Mercan yazdı

Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2016, 12:22
banner12
YORUM EKLE

banner19