banner17

'Aynı'lığı sürdürüyoruz hepimiz!

Öykücü Abdullah Harmancı'ya Beş Vakti'ni sorduk. Deyim yerindeyse, bir dokunduk, bin ah işittik..

'Aynı'lığı sürdürüyoruz hepimiz!

Abdullah Harmancı,  öykülerinde ayrıntılar arasında gezdirir insanı; bir de modern olanın verdiği sıkıntılar üzerinde durur. Şiirle başladığı edebiyat yolculuğuna, Faulkner’in tavsiyesi üzerine öyküye geçiş yaparak devam etmiş. Bir ara roman denemeleri de yapmış. Muhteris, Ertesi Dünya, Yerlere Göklere adında üç güzel öykü kitabının sahibi. Öykümüzün önemli isimlerinden. 5 Vaktini sorduk Harmancı'ya. Cevabı da öykü tadında oldu; kısa ama gerçekten de ilginç ve bir o kadar da içimizi acıtan şeyler söylemiş. Okuyunca, ‘eyvah!’ diyor insan; "ne çok şey yitiriyoruz, ne çok şey!" 

Abdullah HarmancıHep aynı, her şey aynı!

Vakit, vakit olmaktan çıkalı nice oldu? Sabah kaldı  mı, akşam kaldı mı, gece var mı, seher var mı? 

Günü, güneşi hatırlayan var mı? Güneşle uyanan, güneşle evine kapanan var mı? Muhteris’in ilk öyküsündeydi galiba, zamansızlık, günsüzlük, güneşsizlik, ışıksızlık, anlamsızlık, renksizlik, her şeyin sürekli olarak yinelenmesinden doğan anlamsızlık elbette, işte bunları anlatmaya çalıştığım bir öyküm vardı. Sonradan pek çok edebiyatçının bu bıktırıcı “aynı”lığı yazdıklarını gördüm.

Eyvah, yitirdik her şeyi!

Beş vakit namaz da olmasa, vaktin neresinde olduğumuzu bize düşündürecek, hissettirecek ne var?

Zamanı  yitirdik. Günü  yitirdik. Güneşi yitirdik. Işığı yitirdik. Şimdi terapistlerin dudaklarından, güneş doğduktan sonra uyumanın vücudumuza verdiği zararlar konusunda cümleler döküldüğünde, eşimin dilinden, ‘erken yatalım, erken kalkalım hayatım, en faydalı uyku 11–7 arasındaymış’ buyruğu döküldüğünde, içimden gülmek değil, ağlamak geliyor.  

Peygamberimizin hayatı bize örnekken yaptığımıza bakın!

Peygamberin hayatı az yeme ve erken kalkma konusunda hepimize tam bir örnekken, biz diyetisyenlerin ve terapistlerin talimatlarından sonra az yemeye ve erken kalkmaya mı başlayacağız?  

Eyvah ki eyvah! Sabahlarımız sabah değil. Gecelerimiz gece değil. Siz “Beş  Vakit” deyince aklıma Reha Erdem’in filmi geldi. Şimdi ben bir anti-depresan alıp televizyonun karşısına geçeyim, ışığı söndüreyim, battaniyeye sarılayım, çünkü vakit gecedir, televizyonun mavi ışığında uyuşma vakti…     

 

Adem Turan sordu

Güncelleme Tarihi: 01 Nisan 2010, 12:32
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20