Aşk Getiren Trajedi Fırtınası

Bülent Akyürek'in kitabında aşka bir trajedi sonunda ulaşılıyor. Haydi, trajedi demeyelim ama büyük bir kayıp sonunda.

Aşk Getiren Trajedi Fırtınası

Mayıs 11. Miladi 2009'dayız. 37 yaşındayım. Bülent Akyürek'in Kentkitap'tan çıkan Yağmur Getiren Fırtına'sını bitirdim. Üsküdar Çınaraltı'nda ikinci sigaramı içerken yazmaya başladım. '80 öncesinden başlayarak anlatmaya başladığı yaşamının gerçek-düş karışımı bir panoraması bu kitap. Daha önce 'İçinizdeki Öküze Oha Deyin' kitabını okumaya başlamıştım ama bitiremeden bir arkadaş el koydu okumama. Son günlerde okuduğum kitaplarla çeşitli yönlerden paralellik arz ediyor 'Uragan': Yıldız Ramazanoğlu'nun “Kırmızı” hikâyesi, Cihan Aktaş'ın “Suya Düşen Dantel”i ve “Tatar Çölü”. Fırtına;  Akyürek'in bakış-açısı, dili, anlatımı ve/ya üslubu sayesinde insanı önüne katıp götürüyor dehşet duygusu içinde.

 

Bu Kitap Ne Arıyor

Kişisel ve toplumsal değişimi, klişeleri vurgunları soygunları kardeş kavgalarını, ideolojileri bazı çağa sinmiş nihilist var oluş biçimini, derin kaygıları, manevi boşlukları savrulmaları arayışları, tutunamayışları, gençlik günahlarını, ölümleri, cana kıymaları, sağın-solun boşunalıklarını hayatın anlamını, sorgulamaları, sorgulanmaları, bölünmüşlüklere geçmişe dönüşlerle hatırlayışlarla anlatıyor. Haykırıyor, bağırıyor, çığlık atıyor. Sonu mezarda biten-yeraltında biten bir sayıklama kahramanının yaşamı. Kendini bulamamışlığın ızdırabıyla, hıncıyla, kederiyle kazıyor mezarı o sokağı bulmak için. Kaybettiği en güzel şeyi arıyor orda.

      

Ümit Aktaş'ın Zihin Labirentleri

Burada Ümit Aktaş'ın “Okuma Serüveni”nden bahsetmek gerek. Ümit Aktaş da bu kitabında ilk yüz sayfasında bir çeşit otobiyografisini anlatıyor. Köyden başlayarak, kasabaya oradan İstanbul'a gelişini, en basitinden en karmaşığına hangi dönemde hangi kitapları okuduğunu, çabalarını, arayışlarını, savruluşlarını, hınçlarını, kırılmalarını, kırgınlıklarını, okudukça nasıl değiştiğini ve dönüştüğünü içtenlikle ve akıcı bir dille anlatıyor. Özellikle gençleri bu ilk yüz sayfayı bir arayış hikâyesini çilesini ve zevkini yaşamaları için okumaya çağırıyorum. Bülent Akyürek de bir fırtına hızı tarzında yazdığı ve dikenli tel üstünde okunan ama aynı zamanda gülünebilen (genellikle ağlayarak) romanında okuduğu yazarlara da değiniyor.(kahramanın ağzından)

      

Aşk Trajedidir

Bülent Akyürek'in kitabında aşka bir trajedi sonunda ulaşılıyor. Haydi, trajedi demeyelim ama büyük bir kayıp sonunda. Ümit Aktaş'ın anlatısında ise aşk somutlaşması istenen, sığınabilecek kutsal bir manevi alan-sığınak olarak yüceltiliyor.

 

Kitabı çabucak okuyup kurtulmak istediğim doğrudur. Yoğun ve rahatsız edici bir kitap Tatar Çölü'nü ise çok yavaş bir şekilde okumuştum. Birisi genelde kent (ler) de geçen bir arayış macerasını anlatır. Diğeriyse rast gele bir kaleye düşen bir askerin doğanın etkileyici görüntüleri içinde geçen macerasını anlatır. Ama ikisi de karanlıktır. Birinde zaman ve olaylar çok hızlı işler. Diğerinde ise her şey alabildiğine yavaştır. Sanki ikisi de bizi bir çıkmaza sokmak, muhayyel ama hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir hedefe kilitleyip yüz üstü bir hiçlikte bırakmak isterler.

      

Neo Sufizm Akımı

Bülent Akyürek'in bir çeşit neo-süfi anlayışa sahip olduğunu ve bu kitabın ilk baskısının 1997 de yapıldığını da bilelim Bülent Akyürek'in sahicilikten ve sahihlikten yana olduğunu ve buna da ancak çalışıp acı çekerek zorluklara katlanarak basma kalıpları yıkıp şeylerin ruhuna-derununa nüfuz ederek ulaşabileceğini inatla ve ısrarla vurguladığını da hatırımızdan çıkarmayalım.

 

Okuyana-okuyacak olana şunları sorarak bitirelim.

Yazar; kitabına ''melamet hırkası'' mı giydirmiştir?

Yağmursuzluktan çatlayan toprak mıdır?

Şehrin kirlerinden arınmak için bekleyen midir çırpınarak?

Yıpranmış, yorulmuş, parçalanmış, yitmiş ve ölmüş ruhun dirilişi için ab-ı hayat düşüne yatan mıdır?

 

Mustafa Nezihi Pesen yazdı

Yayın Tarihi: 15 Mayıs 2009 Cuma 07:40 Güncelleme Tarihi: 09 Haziran 2011, 16:43
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
b.can
b.can - 12 yıl Önce

sen iyi bir insansın ey akyürek.

banner26