banner17

Arif Ay: Mahallen camili olsun!

Şair Arif Ay'a beş vaktini sorduk. Güne başlamaktan geceye kadar...

Arif Ay: Mahallen camili olsun!

1-Arif Ay güne nasıl başlıyor?

Sabah: Müslüman saatiyle başlar;  geceyi ve karanlığı sonlandıran, zamana dirim katan, Allah’ın tekliğini, ululuğunu ve Hz. Muhammed’in  (SAV) resullüğünü, namazın uykudan daha hayırlı olduğunu bildiren ezanı duymak, dinlemek ve harekete geçmek. Ezan mutluluğu, mahallenizde ya da semtinizde cami varsa ve evinize ezan sesi ulaşabiliyorsa mümkündür. (Kötü sesli müezzinler ve hoparlör gürültüsü bu mutluluğa gölge düşüren iki şey.) Modern zamanların camisiz semtlerini mezarlıklardan farklı görmüyorum.“Ev alma, komşu al” uyarısının yanına mahallen camili olsun” uyarısını da eklemek lazım.

Arif AyBurada yaşamımdaki beş vakti yazarken, elbette değişmez olanlardan bahsetmem gerekir. Benim için sabahın anlamı ve değişmez yanı bu. Değişenler neler olabilir? Örneğin, hafta sonuysa, kahvaltı öncesi iki saat süren sıkı bir yürüyüş yapılır. Hafta içiyse, o günkü program bir kez daha gözden geçirilir. Çantaya konacak kitaplar ve ders notları hazırlanır. Duş alınmıştır, tıraş olunmuştur, giysi giyilmiştir, ayakkabıya cila çekilmiştir…

Arkasından bahçesi kuşlarla (öğrencilerle) dolu, kuşluk (okul) vakti. Dersler, dersler… Bazen bir umut, bazen bir hayal kırıklığı… Başkalarının mantığıyla ve mantalitesiyle hazırlanmış bir çark! Dönüyor ve öğütüyor… Öğütülmemek için gösterilen direnti ; yani “klas duruş”, yani hayatın anlamı.

2-Öğle aralığında Arif Ay hangi kapıları  aralıyor?

Öğle: Kuşları kiş kişleme  vakti. Muhammed  Esed’in mealinden birkaç sayfa. Bir dergiden ya da antolojiden birkaç şiir, birkaç yazı. Bilgisayardan gazeteleri tarama... Üniversitenin kütüphanesinde kitaplararası gezinti.

Arif AyAmfi ya da sınıf: Kanat sesleri, cik cikler, ühh üürü üüüler…  “Kısa Türkiye Tarihi”, “Meçhul Öğrenci Anıtı”, “Hızırla Kırk Saat” böyle… böyle… böyle…

3-Arif Ay ikindi sularında dünyanın neresindedir?

İkindi: Gölgesi gibi uzun bir ara. Yorgunluğu atmak: Küflerden, ahmaklık tozlarından silkinmek, çarkın hasarını onarmak.

4-Akşamları  hangi minval üzeredir?

Akşam: Eve dönüş. Dilimde türkü: “Şu dağlar kömürdendir/ Giden gün ömürdendir/ Feleğin bir kuşu var/ Pençesi demirdendir.”

Bazen eve dönülmeyebilinir. Kitabevleri özlenmiştir. Bir iki dostla çay içmek özlenmiştir. Eve erzak alınacaktır. Eskiden filelerle taşınırdı, şimdi ise poşetlerle taşınıyor: çay, peynir, mercimek, bulgur…

Şair Arif AyEve girmek bir mesele… Site kapısı için elektronik anahtar, blok kapısı için anahtar, daire kapısı için başka birkaç anahtar. Aman Allah’ım! Bir torba anahtar… Bu ne rezillik. Bu ne güvensizlik… Bu ne yalnızlık! Bütün bunların ardından eşimin emeği ve sevgisiyle kurduğu akşam sofrası …

5-Arif Ay geceyi/geceleri ne yapar, nasıl yaşar?

Gece: Uzun bir ırmak; girilir, çıkılır uykulara, uyanıklıklara, daha çok da kitaplara, yazılara, şiirlere. Bazen içimi ağır bir bungunluk kaplar. Bunu dağıtmanın, bunu berhava etmenin tek yolu: Seslerin çekildiği, uykuların perde perde koyulaştığı saatlerde kıyama durmak… Günün bütün yenilmişliklerini zafere dönüştürmek. Yatağa yarın için tüm planlarını yapmış bir savaşçı kaviliğinde girmek. Böyle girişlerde rüyaların da tadına duyulmaz; renkli ve sinemaskop filmler gibi.

 

Adem Turan sordu

Güncelleme Tarihi: 07 Aralık 2009, 10:02
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
melami
melami - 9 yıl Önce

adem turan a teşekkür...

banner8

banner19

banner20