banner17

Akif'in çok sevdiği ilahi!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ, 1431 Muharrem ayında Muharremiye adlı bir albüm sundu bize. Lakin...

Akif'in çok sevdiği ilahi!

Muharrem ayına binaen10611

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ, 1431 Muharrem ayında Muharremiye adlı bir albüm sundu bizlere.

Eserin genel sanat yönetmeni Taşkın Savaş’ın sunuş metnini aynen aktarıyorum:

10614“Muharrem Hicri takvime göre yılın ilk ayıdır.

Bu ayda Hz. Hüseyin’in Kerbela'da şehit edilmesi önem arzeder.

Bu vesile ile devlet erkânı ve halk arasında tebrikleşme, şiirlerin okunması, verilen bereket paraları, bestelenen ilahiler, az da olsa şarkı ve halk müziği formunda yapılmış eserler, ayrıca evlerimiz alınan erzaklar ve pişirilen aşureler… Bunların hepsine “Muharremiye” denilir.

Kültür mirasımızı  yaşatan, aktarılmasında rol oynayan, Anadolu ve özellikle İstanbul’daki Tasavvuf Ocaklarının ortak neşesi, hüznü ve burukluğunu, 12 adet eserden oluşan bu albüm ve beraberinde takdim edilen notalarda bulacağınızı umuyor, beğenilerinize arz ediyoruz. Albüm Türk müziğinde bolahenk (yerinden) diye tabir edilen akorddan okunup çalınmıştır.

Bu albüme hizmeti geçen tüm dostlara teşekkür ederim.”

Biz de hem Taşkın Savaş’a, hem onun teşekkür ettiği zevata çok teşekkür ederiz.

10613

Ancak albümle ilgili iki “keşke”miz var.

İlki: Kitapçıkta “arzeder” bitişik yazılmışken, “arz ediyoruz” ayrı yazılmış. Keşke ikisi de bitişik, daha iyisi ikisi de ayrı yazılaydı!

Diğeri: Albümde 4. sırada yer alan, güftesi Saffet’e (“Safvet” mi olmalı?) ait. Bestesi anonim, hüzzam ilâhinin sözleri, Mehmed Âkif’in Safahat’ında, Âmin Alayı şiirinin başında şöyle yer alır:

“Gözüm ki kana boyandı, şarabı neyleyeyim?

                                    Şarabı neyleyeyim?

      Ciğer ki odlara yandı, kebabı neyleyeyim?

                                    Kebabı neyleyeyim?

      Ne yâre yaradı cismim, ne bana, bilmem hiç!

      İlâhî ben bu bir avuç türabı neyleyeyim?

                                    Türabı neyleyeyim?

                                    Âmin! Âmin!”

Keşke tamamı olsaydı

Âkif merhumun bu ilâhiyi çok sevdiği, çeşitli hatıralarda nakledilmektedir. Keşke, albümde bu ikinci beyit de söylenseydi. Albümde ikinci ve son beyit şöyle:

Açıldı mü’mine cennet, saçıldı âleme rahmet

O gün de bîçâre Saffet hesâbı neyleyeyim”

(Metinde “hesâbı” denmiş  ama eseri icrâ eden koro, “hisâbı” diyor.)

Ilâhinin azıcık uzaması pahasına, Âkif’in sevdiği mısralar da okunmuş olsaydı keşke!

Aynı “keşke”  ilâhiyi Ender Doğan’ın sesinden dinlerken de içimden geçmiş  idi:

 

İbrahim Demirci iç geçirdi; "olsa keşke" dedi

demsaz at gmail.com

Güncelleme Tarihi: 18 Ocak 2010, 12:31
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20