banner17

Ahmet Cevdet Paşa anlaşıldı mı?

Ahmet Cevdet Paşa Sempozyumu'nda neler oldu? Ramazan Yılmaz sizler için notlar aldı.

Ahmet Cevdet Paşa anlaşıldı mı?

Ahmet Cevdet Paşa,  İlmi Etüdler Derneği'nin, Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde düzenlediği bir  sempozyumda anıldı. Modernite ile birlikte kesintiye uğrayan ilim geleneğimizi yeniden diriltmek ve günümüz ilmiyle buluşturmak iddiasında olan İlmi Etüdler Derneği’nin sempozyum konusu olarak Ahmet Cevdet Paşa’yı seçmesi bu seçimin gelişigüzel bir tercih olmadığını düşündürüyor. Çünkü Ahmet Cevdet Paşa, geleneksel düşünceye hâkim ancak onu modern bir formda ifade eden önemli Osmanlı aydınlarındandır. Tarihçiliği, hukukçuluğu ve devlet adamlığı kimliklerinin her birinde klasik âlimlerden ve batıcı aydınlardan farklı, özgün bir çizgisi olan Cevdet Paşa, İLEM’in yetiştirmeye çalıştığı ilim adamı tipini hatırlatmıyor değil.        

Ahmet Cevdet PaşaHukukçu kimliği

Sempozyumda Prof. Mehmet Akif Aydın hoca, Cevdet Paşa'nın hukukçu kimliği üzerinde durdu. Aydın, o güne kadar dağınık halde bulunan çeşitli içtihatların ilk defa Cevdet Paşa tarafından kanun formuna sokulduğunu, modifiye edildiğini ve bunun hukuk tekniği açısından da başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini ifade etti.        

Sami Erdem İslam dünyasındaki kanunlaştırma hareketlerinin toplumsal ihtiyaçlardan çok batının siyasi baskısı altında yapıldığını hatırlattı. Ayrıca daha sivil, yerel ve farklılıklara açık olan içtihat fıkhının kanunlaşma ile birlikte yerini devlet otoritesinin daha belirgin olduğu tek tip bir hukuka bıraktığını, bunun da hukuk uygulayıcılarını İslam fıkhının temel kaynakları olan Kur'an ve sünnetle doğrudan irtibat kurmak yerine kanunu temel almaya zorladığını anlattı. Sami hoca, ulus devlete ait bir form olduğunu söylediği kanunun fıkıh usulüne aykırılıklar taşıdığını söyledi. Nitekim kanunlaştırmayla birlikte mezhepler ve mezhepler içindeki farklı görüşler hukuksal temelini yitirdi. Fıkıh usulünde kıyas yapılmazken Mecelle ile bu mümkün hale geldi. Neticede Mecelle'nin, İslam Hukuk tarihinde çok ciddi bir yeri olduğunu kabul etmekle birlikte, birçok problemi de bünyesinde barındırdığını da inkâr etmemek gerekiyor.

Ahmet Cevdet Paşa Sempozyumu

Klasik anlayışları yıktı

Ahmet Cevdet PaşaAyhan Bıçak, Cevdet Paşa'da vak'anüvisçi klasik tarih anlayışından farklı olarak tarihsel olayları belli bir amaca göre sıraladığını ifade etti. Cevdet Paşa tarih felsefesini klasik İslam geleneğinin verileriyle oluşturmuş olmakla birlikte tarihçiliğe yeni bir veçhe kazandırmıştır dedi.       

Bedri Gencer ise Cevdet Paşa’yı, Alman modernleşmesindeki gelenekselci bir aydın  Edmund Burke ile karşılaştırdı. Gencer, modernleşmeye karşı olmaları, ancak geleneksel düşüncenin de yeni formlara ve açılımlara ihtiyaç duyduğunu düşünmelerinin bu iki aydını birleştiren ve kıyaslanmasını gerektiren en önemli unsur olduğunu söyledi. Nitekim Cevdet Paşa gibi Burke da hikmetten, sünnetullahtan, ilahi iradeden ilahi hikmetten bahsediyor. İkisi de modernizmin getirdiği eleştirilere karşı geleneksel hikmete dayalı dünya görüşünü savunuyorlar. Bedri Gencer'in ifade ettiği genel olarak şu:

Modernizmin baskısı altında kalan -modernleşen- bütün geleneksel kültürlerin aydınlarının şahıslarında bu iki kültür, dünya görüşü çatışmaktadır.       

Son olarak Ahmet Şimşirgil, Ahmet Cevdet Paşa Dönemi ilim zihniyeti konulu tebliğini sundu. Şimşirgil, bir Osmanlı kasabasında doğmuş olan Cevdet Paşa’nın sahip olduğu ilmi seviyeyi Osmanlı’daki ilmi yapının kasabalara kadar hâkimiyetini kurabilmiş olmasıyla açıklanabileceğini ifade etti. Mecelle'yi hazırlayanlardan önemli bir çoğunluğunun İstanbul dışında yetişmiş olduğunu buna delil olarak gösterdi. Osmanlı'daki medrese usulünün günümüz zihniyeti açısından da faydalanılmaya değer olduğunu düşündüğünü belirtti. Bugün istenilen çapta ilim adamı yetişmemesini de bu irtibatın yeteri kadar kurulamamış olmasına bağladı.

 

Ramazan Yılmaz bildirdi. 

Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2010, 08:36
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20