banner17

A. Sarıoğlu güzel insandı

Ömer Karaoğlu çocukluğundan ve yetiştiği çevreden bahsediyor.

A. Sarıoğlu güzel insandı

İnsanlığın önderi (s.a.v.) buyurur ki; “her çocuk fıtrat üzere doğar anne-babası onu yahudi ya da nasrani yapar.”

Hakan Aykut -Ömer Karaoğlu -Ender Doğan
(+)

İnsan yavrusunun büyüdüğü çevre yahut “Salihlerin Bahçeleri”

Aziz ve muhterem okuyucu,

Şükürler olsun cami avlusuna bırakılmadımsa da, oralarda büyüdüğüm doğrudur. Daha ilkokul sıralarındayken babamın ‘kol saati vaadi’yle yıldırım hızıyla Kur’an okumayı öğrenmiştim. Bu çıkara dayalı anlaşmanın hayatımın bundan sonraki bölümünü nasıl şekillendireceğini bilemezdim. Babamın bakkal dükkanında -ki o zamanlar, mahalledeki küçük dükkanların avm denen gettolarda toplanmadığı günlerdi- her akşam yüksek sesle bir sayfa Kur’an okumamdan babamın neden o kadar mutlu olduğunu yıllar sonra anlamaya başlayacaktım.

Ahmet Hoca hepimize çok şey kattı

Mahallemizin imamı; hukukçu, medrese görmüş, “vakıf adam” ve iyi bir âlim olan Ahmet Sarıoğlu Hoca’yı henüz tanıdığım günlerdi. İsimlerini zorlukla telaffuz edebildiğim râvîlerin haber verdiği peygamber sözlerini bir ders halkasının en küçük müdavimi olarak duyduğum Riyaz-üs-Salihin dersleri, ilk ciddi sosyalleşme deneyimim oldu. “Salihlerin bahçeleri” adıyla derlenen bu hadis kitabını okutuyor ve yorumluyordu hocam. Adam yerine konuyordum ve hoca, “hadi bakalım, sıradaki hadisi Ömer okusun” diyordu Karadeniz ağzıyla.

Ömer Karaoğlu
(+)

Çok kimseye çok şey verdi. Yetmeyen gündüzlerine geceleri ekleyip alışageldiğimiz imam profilini alt üst ediyor, kitaptan ve peygamberden yola çıkarak hayata, insana ve evrene dair önemli izler düşüyordu yüreklerimize. Bazı geceler sohbetin ardından, kimsenin ne koyduğu bilinmeyen “ceket altı”nda (veya şapka altı) toplanan bir avuç parayla, meyva ya da tatlı alıp hakça paylaşmayı… Kitabı ve hayatı… Dinimizi ciddiye almayı… Acelesi var gibi sığdırdı hayata onca iyiliği. Ve çok genç yaşta Rabb’ine yürüdü. Ne o,  ne de ben bilebilirdim o vakitler, yıllar sonra on çocuklu ailesinin bir kızıyla hayatı paylaşacağımı.

Askerde bile öğrenemedim rütbeleri

İhtilalden sonraya dönelim. Henüz lise öğrencisiyken milli güvenlik derslerinde kendimi güvende hissediyor, “hazroool!”da biraz geriliyorsam da ardından gelen “rahaaat!”komutuyla gevşiyordum. Parlak bir öğrenciliğim olduğunu itiraf etmeliyim. Çektiğim tek kopya Milli Güvenlik dersindeydi ve komutan (dersin hocası bir komutandı) bütün sınıfa kitaba bakmak için izin vermişti. Rütbesini öğrenemedim. Zaten rütbeleri hiç öğrenemedim. Bedelli askerlik vazifesi sırasında bir dünya para ödedimse de yine olmadı.

Diyalog: Namazın kimyası

(Cuma günleri namaz saatine denk gelen kimya dersini kırıp arkadaşları toparladıktan sonra camiye gitmemize içerlemiş olan öğretmenimiz derse girince)

- “Evladım, âlimlerin kaleminin mürekkebi şehidlerin kanından efdaldir” denir, (bana dönerek) öyle değil mi Ömerciğim?

- Öyle midir, bilmem ki hocam, kem küm…

- Oğlum evde kılın!

- Ama hocam Cuma namazı tek başına?...

- Tamam, her neyse evladım… Proton ve elektronlar çekirdek içinde…

-?!

Ömer Karaoğlu

İz Bırakanlar - Ahmet Sarıoğlu

Ömer Karaoğlu yazdı

Güncelleme Tarihi: 17 Ağustos 2010, 17:46
YORUM EKLE
YORUMLAR
çiçek...
çiçek... - 8 yıl Önce

inşaALLAH bu akşam Niğde'de ömer abimiz...
ALLAH sesinden uzak etmesin...

banner8

banner19

banner20