banner17

89'dan beri ve farklı ve zengin bir dergi!

Seher’i başka okullarda, sokakta esnafın elinde, öğretim üyesinin masasında, bir kitapçı vitrininde veya olmadık bir Afrika ülkesinde de görebilirsiniz.

89'dan beri ve farklı ve zengin bir dergi!

 

Seher, görünüşünde belli etmese de bir okul dergisi. “Görünüşünde belli etmese de” diyorum çünkü diğer birçok okulunki gibi içinde öğrencilerin sınıfları ve numaraları yazmıyor, öğrencilerin ve okulun resmi yok (ilk sayılarında öğrenci resmi konmuş), hatta öğretmen yazısı da yok. İşte bu yüzden okulu Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi gibi ezberlerin bozan bir dergi Seher.

Dergilerle biraz alakadar olanlar bilirler ki bu iş hiç kolay değildir. Hele bu bir okul dergisiyse daha zordur; hele dersleri yoğun olan bir okuldaysa çok daha zordur. Zoru başarmak da ancak kaliteli okulun işidir. Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, üçten fazla süreli yayınıyla şüphesiz ki bu övgüyü hak eden okulların başında gelir.Mitat Tekçam

Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi müdürü sayın Mitat Tekçam’ın dediği gibi, “… nitelikli edebiyat ve sanat dergilerine sahip olmayan okullar zafiyet gösterecektir. Devingen bir okuldur dergiler. Okullar dergileri, dergiler okulları oluşturur.”

Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi dört yaşındayken…

Bu yıl on altıncısı basılan bu derginin serüveni, 1985’de Beykoz’da kurulan, sonra Kartal’a taşınarak Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi adını alan okulda 1989 yılında başladı. Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerinden Nevzat Yüksel Bey’in önderliğinde, Adem Kandemir Bey ve Mahmut Özdil, Bünyamin Yıldız, Kerem Abadi, Asım Gültekin gibi bir grup öğrencinin gayretleriyle çıkılan yol bugünlerde görenlere dudak ısırtıyor. Okul dergisi imajını kökünden değiştiriyor.

Derginin kurucusu Nevzat Bey, “… Müslüman’ın ilk adımı seherdir. Seheri olmayan, seheri görmeyen birisi gerçek Müslümanlığı yaşamıyor demektir.” diyor. O ve ekibi seherle kalkıp seherle yürüyorlar. Bunu düstur edinenler arasında bu parola ortaya çıkıyor.

Sigara okulda Seher odasında serbestmiş!

Küçükken pazardaki sigara içen satıcılara sataşan, oradan alışveriş etmemek için anneme ısrar eden, öğretmeninin ev davetinde sigara paketini saklayarak delici bakışlara maruz kalan ben elbette sigaranın hayırlı bir işe vesile olacağını düşünememiştim. Ama oldu. Kartal’a geldikten sonra bizim şer bildiğimizden bir hayır çıktığına da şahit oldum.

Efendim şöyle bahsedeyim. Okulumuzda, biz öğrencilerin vefalı olabilmeleri, değerlerini unutmamaları, kurumsal ciddiyet bilinci kazanabilmeleri gayesiyle düzenlenen Vefa Günleri’nin sekizincisi Seher dergisi için yapılmıştı. Seher’in eski yazarlarından öğrendiğimiz bilgiye göre okulda sigara içmeye müsaade edilen tek yer Seher dergisinin odasıymış. Tabi bu serbestlikten haberdar olan tiryakilerimiz fırsatı kaçırırlar mı? Bir yandan sigara tutan parmaklar kendilerini geliştirerek iyi işler yapmışlar özgürlük odasında. O gün ben de yıllardır kafamı karıştıran “Yahu bu edebiyatçıların geneli niye sigara içer?” sorusunun cevabını faklı bir açıdan düşündüm.

Seher dergisiÖnemli olan davranışa dönüştürmek

Biliriz ki pratiğe geçirilmeyen teorinin pek ehemmiyeti yoktur. Bırakın dergiyi çıkarmayı, öğretmenin zorla yazdırdığı kompozisyonlardan başka yazıların yazılmadığı yerlerden gelip böylesine bir dergiyi görmek yetişenin de yetiştirenin de takdire şayan olduğunu gözler önüne seriyor. Birçok lise öğrencisinin isminden bihaber oldukları kalemlerle, düşünürlerle, üstadlarla röportaj yapan, şiirler, denemeler, hikâyeler yazan, eli öpülesi adamların varlığının idrakinde olan, organizasyon yetenekleri olan, öğretmene bağlı kalmadan özgürce dilediğini aktarabilen Kartallı yazar ve şairlerimiz öğrendiklerini davranışlarına tatbik etmeyi başarmışlar. Bu başarılar onları meslek hayatında çok iyi yerlere getirmiş ve getirmeye devam ediyor.

Fındık bahçesinde ders

Öğrencilik yıllarını az çok herkes hatırlar. Baharın gelip, çiçeklerin gül yüzlerini göstermesiyle talebe milleti pek ders talep etmez. Herkesin aklı dışarıdadır. Bu vakitlerde öğrencilerin dersi dışarıda işleme talebi de bu kaçış yolları arasında başı çekmektedir. Elbette çok az öğretmen tarafından müspet cevaplanır bu fikir. Onlara da hak vermek lazım; her dersi dışarda işlerlerse zaten şımarmaya meyilli olan gençler dersi unutur. Bu da test çocuğu yetiştirilmesinin taleb edildiği sistemin boyun eğen ya da eğmek zorunda kalan öğretmenleri tarafından hoş karşılanmaz. Çünkü derece çıkarması gereken öğrencilerin yetiştirilmesi lazımdır.Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi

İşte Seher’in ilk günleri öğrencilerin kendi rızalarıyla çalıştığı, fikrî çalışmalara da fizik kanunları kadar ehemmiyet verildiği, henüz test ile tost arasında geçmeyen günlerdi. Seher’in bu günlere gelmesinde çok mühim bir yere sahip olan Adem Hoca, bir grup öğrenciyi yandaki fındık bahçesine götürerek yazı çalışmaları yaptırırmış. Şimdi sayılı yerde olan yazarlık derslerinden verirlermiş yani. Allah böyle öğretmenlerimizden razı olsun. Sayılarını arttırsın inşallah.

Kıtalar ötesinden sipariş geldi

Bu emekler boşa gitmemiş, “Marifet iltifata tabidir” sözü birçok kez tecelli etmişti. Seher’in çıkmasında belki de en çok paya sahip olan Adem ve Nevzat Hocalarımızdan bu bayrağı alıp bugünlere getiren, edebiyat dersinin müfredattan ibaret olmadığını bilerek adeta yazarlık dersi veren, bir zamanlar Kartallıların ablası ve şu an Kartallıların annesi olan Ferhan Küçükali Hocamıza şair Erdem Bayazıt’tan tebrik mektubu gelmiş. Sadece ondan değil tabi, Anadolu’nun birçok yerinden teşekkürler, tebrikler gelmiş. Adem Hoca’ya da yurt dışından “Dergilerinizi çok beğendik, sayılarınızı bize gönderir misiniz?” mektubu gelmiş.

Bunlardan çıkarıyoruz ki Seher’i başka okullar dışında, sokaktaki esnafın elinde, öğretim üyesinin masasında, bir kitap kafenin vitrininde de görebileceğimiz gibi Afrika'da da görebiliriz. Tüm bunlarda emeği geçen, geçmekte olan, geçecek olanlardan Allah razı olsun.

Selam olsun Seherle Kalkıp Seherle Yürüyenlere..!

 

Saliha Kübra Solaş yazdı

 

GYY notu: Seher'imizin kalitesinden taviz vermeden yürüyüşünü eski minik bir Seherci olarak can-ı gönülden takdir ediyorum. Başından beri Seher'de Büyük Doğu-Diriliş-Edebiyat Dergisi- Mavera hattının ihmal edilmediğini, Seher'in farkının biraz da bu olduğunu, yaşayan İslamcı edebiyata açık olmak olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Seher elbette başka okul dergilerine göre iyi bir dergi ama kalite bakımından ancak kendisi ile yarıştırılabilecek bir dergi. Orta 3'te iken içinde, hatta kenarında bulunduğum bir derginin 23 yıl sonra tekrar haberini yayınlamak hem de Türkiye'nin en büyük kültür sitesinde bu haberi yayınlamanın bana şu an neler yaşattığını bilmem hissedebiliyor musunuz...

Allah razı olsun Adem Kandemir Hocam, Allah razı olsun Nevzat Yüksel Hocam, Allah razı olsun Mitat Tekçam Ağabey... Varolasınız Kartal'ın solmayan gülleri, gençler!

-Seherle kalkıp Seherle yürüyenler birinci kısımın kenardaki sessiz çocuğu Asım-

Güncelleme Tarihi: 22 Ağustos 2012, 03:41
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20