banner17

8 km'den buz taşırdım çocukken!

Zahir Ertekin'e çocukluğunun Ramazanlarını sorduk.

8 km'den buz taşırdım çocukken!

Babam Mardin’in bir dağ köyünde imam olarak çalışıyordu. Amcamın imam olarak çalıştığı köy ise bizden yedi-sekiz km. uzakta. Onların köyü ovada sayılırdı ve lükstü. Çünkü onların elektriği vardı, köylerinin içinde de çeşmeleri vardı. Bizim köyde ise ikisi de yoktu. Dolayısıyla eşekler, köyümüzün unutulmaz anılarına mühür basan fedakâr hayvanlardı. Evlere suyu çekmek için bir buçuk iki km. yol gitmek ve bu şekilde defalarca gidip gelmek gerekiyordu.Eşek sırtında su taşımak

Her gün iki köy arasında gidip gelmek

Bizde de su görevi bana aitti. “Anlatılmaz; ancak yaşanır” cinsinden bir durum bu. Gel gelelim konumuzun Ramazan ile bağlantısına. Dedim ya, köyümüzde elektrik yoktu. Yaz Ramazanlarında soğuk suyun ne demek olduğunu şu anda çok daha iyi anlıyorum. İşte yine böyle bir Ramazan mevsimiydi. Yazdı, sıcaktı. İlkokul beşinci sınıfa gittiğime göre 11-12 yaşlarında olmalıyım. Eşek ile bizim köyden amcamın köyüne buz almaya gidiyordum. Hem de her gün. Düşünün dağ, taş, bayır demeden tek başına bir çocuk, buz için köy yollarında… Amcam da geleceğimi bildiği için her gün komşuların buzdolaplarına da buz için su koydururdu. Öğlen sıcağında amcamlara varırdım, ikindiden sonra oradan çıkardım. İftara az bir zaman kala köyümüze varırdım.

Gelecek güzel bir buz haberi bekleyen insanlar

Buraya kadar bir sorun yok. Sorun köyümüze girer girmez başlıyor. Çünkü bizim evimiz, köyün girişinde değil, en sonunda. Yani eve gelene kadar geldiğimi gören kadınlar önümü kesiyor ve herkes bir-iki parça buz koparabilmek için benimle mücadeleye giriyorlardı. Onları herhalde şimdi daha iyi anlıyorum. Öyle ki, bazen eve gelene kadar ya bir parça buz kalıyor ya da hiç kalmıyordu. Oysa en yakın komşuların da gözü benim gelişimde idi. Cacıklar, hoşaflar hazırlanmış, gelecek güzel bir buz haberi bekleniyor. Çoğu zaman inkisar-ı hayal ile evlerine dönüyor, kimi zaman ise buzlarını almış olmanın sevinci ile dua ede ede evlerine dönüyor komşular.

Yenik savaşçıBir Ramazan ayının her gününün böyle geçtiğini biliyorum. Bazen bütün buzlarımı kaptırmış olarak eve dönerken, savaşta yenik düşmüş bir savaşçı hüznüyle, ağlayarak eve girdiğimi ve babamın, ‘bir şey olmaz oğlum, onların da bizim gibi ihtiyacı var’ diyerek beni teselli ettiğini hatırlıyorum.

Bugün ‘cola’larla sofralarını donatan, evlerinde derin dondurucular bulunduran insanların böyle bir anıyı okuduklarında şaşıracakları kanaatindeyim.

 

Mustafa Oğuz, oruç güzelliğine bir güzellik daha eklensin diye sordu

Güncelleme Tarihi: 28 Ağustos 2010, 16:51
YORUM EKLE
YORUMLAR
nurdicle
nurdicle - 8 yıl Önce

"Oruç güzelliğine bir güzellik daha eklediniz" sağolun. Lakin Zahir Ertekin'e Kürt dili ve edebiyetına dair sorularda sorulmalı, yetkin olduğu alanların başında gelirn sanırım, "kürt kardeşlerimizin bir güzel çeşmesini daha keşfetmek için" soralım.... Selametle...

banner8

banner19

banner20