banner17

19. yüzyılı hatıratlardan okumalı bir de...

1800’lü yılları kapsayan 19. yüzyıl, dünyada ve Türk matbuatında bolca hâtırat kaleme alınmış bir zaman dilimi.. Peki, kimlerin hatıratları var?

19. yüzyılı hatıratlardan okumalı bir de...

1800’lü yılları kapsayan 19. yüzyıl, dünyada ve Türk edebiyatında bolca hâtırat kaleme alınmış bir zaman dilimidir. Bu yüzyılda yazılmış hatıralardan yabancı müelliflere ait olanların bir kısmı tercüme yoluyla Türkçeye kazandırılmış, Türkçe kaleme alınmış hatıralardan büyük bir kısmı ise çeviriyazı yoluyla günümüz alfabesine aktarılmıştır.

19. yüzyıl, Tanzimat sonrası tanınmış birçok şair ve yazarın doğup öldükleri, Cumhuriyet döneminin de ilk şair ve yazarlarından bir kısmını doğduğu bir yüzyıldır. 18. yüzyılda doğmuş bir kısım hâtırat yazarları da doğal olarak 19. yüzyılda ölmüştür. Yüzyıllar arasındaki bu geçişlilik, hâtıratlara da yansımış, bazı hâtıra kitapları bazen bir önceki yüzyıldan, bazen de bir sonraki yüzyıldan hatıraları sayfalarına taşımıştır.

Salâh Birsel, haklı olarak 19. yüzyıla gelindiğinde hâtırat kitaplarının çoğaldığını söyler. (Birsel’in Batılı hâtırat yazarlarının kitaplarından yüzyıllara göre söz eden yazısı için bk. “Anı Üzerine”, Türk Dili, Mart 1972, S. 246, s. 377-397) Gerçekten de bu yüzyılda, bir önceki yüzyıla göre daha fazla hâtırat kitabının yayınlandığını, bu yayın faaliyetinin 20. yüzyıldaki hâtırat yayınıyla da boy ölçüşebilecek durumda olduğunu gözlemliyoruz.Muallim Naci - Yazmış Bulundum

19. yüzyıl içiyle sınırlı hâtırat kitapları

Ömrünü 19. yüzyıl içinde geçirmiş bir şair ve yazar olarak Muallim Naci’nin Medrese Hatıraları adlı eseri de bu yüzyıl içinde cereyan etmiş hatıralardan müteşekkildir. Muallim’in Yazmış Bulundum adlı eseriyle birlikte açıklamalı çeviriyazı metni Erdoğan Mura tarafından günümüz alfabesine aktarılmıştır (2007).

1826-1859 Kafkas Savaşları’nın önemli kaynaklarından biri olan Şeyh Şamil’in hatırâtı da tamamen yüzyıl içinde cereyan eden olayları konu almaktadır. Şeyh Şamil’in, kâtibi Tâhir el-Karahî’ye dikte ettirdiği bu hatıralar H. Ahmed Özdemir tarafından Tahirü’l-Mevlevî’nin neşri esas alınarak hazırlanmış ve birkaç baskısı yapılmıştır (Kültür Bakanlığı baskısı, 2000).

Aşçı Dede’nin Hâtıraları, 19. yüzyıl Osmanlı Devletinin hem bürokratik yanını hem de tasavvufî yüzünü ortaya koyan en kapsamlı ve en ilgi çekici hâtırat kitaplarından biridir. Eser önce Reşat Ekrem Koçu tarafından bir ufak cilt hâlinde özetlenmiş, yakın zamanlarda da dört ciltlik hâtırat bütünüyle yeni harflere aktarılmıştır (2006). Mustafa Koç ve Eyyüp Tanrıverdi tarafından hazırlanan hâtırat, Aşçı İbrahim Halil Dede (d. 1828)’nin sûfî bir kişilik olarak portresini bütün ayrıntılarıyla yansıtan bir kitaptır.

1874 İstanbul’unu konu alan bir hâtırat kitabı Edmondo de Amicis (1846-1908)’e aittir. İstanbul’da bulunduğu zaman diliminde şehrin altını üstüne getiren Amicis, 1874 yılının İstanbul’u hakkında oldukça geniş bir hâtıralar yığını oluşturmuştur. Eser Beynun Akyavaş tarafından tercüme edilmiş ve birkaç baskısı yapılmıştır (TTK Y.: 1993).

1823-1892 yılları arasında yaşamış bulunan Ernest Renan’ın Çocukluk ve Gençlik Hâtıraları, mevcut hâtırat kitapları arasında en dikkat çekicilerinden biridir. Ruhi Dervişoğlu tarafından Türkçeye tercüme edilen eserde (1956), din eğitimi alarak yetişmiş olan müellif, Fransa’nın 19. yüzyıldaki dinî durumuyla ilgili çok önemli tanıklıklara yer verir. Din eğitimi almış olmasına rağmen Hıristiyanlığa duyduğu tepkiyle kilisedeki görevinden ayrılan Renan, bütün eleştirel bakışına rağmen hâtıralarında içinde yaşadığı ülkenin diniyle barışık bir görünüm sergiler. Yazarının, sadece İslâm aleyhindeki düşünceleriyle zihninde yer ettiği Türk okuyucusu için şaşırtıcı bir kitaptır.

Fransız seyyah ve siyaset adamı Jean Henry Abdolonyme Ubicini (1818-1884)’ye ait La Turquie Actuelle adlı eser 19. yüzyılda Osmanlı Devletinin ve tebaasının bir Batılı gözüyle durumunu gözlemlere dayalı bir şekilde aktaran bir tür hâtırattır. Yazar, dönemle ilgili tarih bilgilerini bizzat gözlemleyerek yazmıştır. Eser 1855’de Türkiye adıyla Ayda Düz tarafından Türkçeye tercüme edilip yayınlanmıştır (1977).

Ömrü tamamen 19. yüzyılda geçmiş bir hatırat yazarı da George William Frederick Howard (1802-1864)’dır. Diary in Grek and Turkish Waters adlı deniz yolculuğu hatıraları Şevket Serdar Türet tarafından tercüme edilerek Türk Sularında Seyahat adıyla basılmıştır (1978).

1845 doğumlu İbrahim Edhem, Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa’nın ordusunda Ruslara karşı çarpışmış bir askerdir. 19 Temmuz-9 Aralık 1877 arasında cereyan eden Plevne Savaşı’nı anlatan Sebat ve Gayret / Kıyametten Bir Alâmet adlı 1886’da basılmış hatıraları oğlu Seyfullah Esin tarafından Plevne Hatıraları adıyla yayınlanmıştır (1979).

Mehmed Arif Bey - Başımıza GelenlerErzurumlu Mehmed Ârif Bey, 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’nin Anadolu cephesini kapsayan hatıralarını Başımıza Gelenler adıyla kaleme almıştır. Birkaç baskısı bulunan eserin iki ayrı sadeleştirmesi vardır. M. Ertuğrul Düzdağ tarafından yapılan sadeleştirmesi önce iki cilt hâlinde (tarihsiz), daha sonra da İz yayıncılık tarafından tek cilt olarak basılmıştır (2006).

Mehmed Emin Efendi’nin İstanbul’dan Asya-yı Vustâya Seyahat adlı yol hâtıralarının ilk baskısı 1878’de yapılmıştır. Hâtırat, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında savaş ilân edilmesine yakın bir tarihte, 1877 yılında Rusya’ya yapılan bir gemi yolculuğuyla başlar; İstanbul’dan Hive’ye kadar sürmüş bir yolculuğun hikâyesidir. Eser Rızâ Akdemir tarafından İstanbul’dan Orta Asya’ya Seyahat adıyla sadeleştirilerek iki kez yayınlanmıştır (1986, 2000).

1828 doğumlu Ahmed Hamdi Şirvanî’nin yine bir yolculuk hatıraları toplamı olan Seyahatnâme adlı eseri “Hindistan, Svat ve Afganistan” alt başlığıyla Fatma Rezan Hürmen tarafından çeviriyazı olarak yayınlanmıştır (1995).

Seyahat hâtıratı türünden bir eser de Edward Raczynski (1786-1845)’nin Leh diliyle kaleme aldığı kitabının Almanca tercümesinden Türkçeye aktarılmış 1814’de İstanbul ve Çanakkale’ye Seyahat adlı eseridir. Adında da vurgulandığı gibi eser 19. yüzyıl içinde cereyan eden bir yolculuğun ürünüdür.

Hayrullah Efendi (1818-1866)’nin Avrupa Seyahatnâmesi de 19. yüzyılın içinde gerçekleşmiş bir yolculuğun ürünüdür. Avrupa şehirleri hakkında bilgi vermeyi amaçlasa da, bu yolculuk esnasında yaşadıklarını, gördüklerini anlattığı için hatırattır aynı zamanda. Eser Belkıs Altuniş Gürsoy tarafından çeviriyazı yoluyla günümüz yazı diline aktarılmıştır (2002).

19. yüzyılın Osmanlı saray hayatında kadınların rolüyle ilgili ayrıntılı bir hâtırat kitabı Leylâ Saz’a aittir. Fransızca yazılmış bu hatıralar Şen Sahir Sılan tarafından Türkçeye tercüme edilmiş ve yayınlanmıştır (2. b., 2000). Bu hâtıratta sarayın mutfak vb. bölümlerinin düzeni, saray kadınları, saray düğünlerine ait gözleme dayalı olaylar resmigeçit yapar.Ömer Lütfi - Yüz Yıl Önce Güney Afrika

1800’lerde kaleme alınmış bir deniz yolculuğunu konu alan hâtırat kitabı Ömer Lütfi’nin Yüz Yıl Önce Güney Afrika (Ümitburnu Seyahatnâmesi) adlı eseridir. Eser Hüseyin Yorulmaz tarafından yayına hazırlanmıştır (2. b.: 2006). Aynı yüzyılda hazırlanmış bir diğer deniz seyahatnâmesi de Mühendis Faik’e ait Seyahatnâme-i Bahr-i Muhît’tir. Türk Denizcilerin İlk Amerika Seferleri adıyla N. Ahmet Özalp tarafından hazırlanan eser, alanında dikkat çekici eserlerdendir.

1840-1870 yılları arasını konu alan son derece ilgi çekici bir hatırat da Melek Hanım’ın hâtıralarıdır. Fransızca yazılmış olan bu hâtırat, İsmail Yerguz tarafından Türkçeye tercüme edilmiş ve Haremden Mahrem Hatıralar başlığıyla yayınlanmıştır (1996). Bir sadrazamla evli olan mühtedî Melek Hanım, hâtıralarını yazmakla, 19. yüzyıl Osmanlı Devletinin bürokratik yapısı hakkında dikkatle incelenmesi gereken bir yığın anekdotu tarihçilerin önüne koymuş olmaktadır.

İlhan Pınar’ın derleyip tercüme ettiği Gezginlerin Gözüyle İzmir başlıklı seyahatnâme yazılarından oluşturulmuş toplamın iki cildi, 19. yüzyılda İzmir’e gelen seyyahların hatıralarını ihtiva eder (1994 ve 1996). Pınar ayrıca 19. Yüzyıl Anadolu Şehirleri başlığı altında Manisa, Edirne, Kütahya, Ankara, İstanbul, Trabzon, Antalya, Diyarbakır, Konya ve yine İzmir’e uğramış yabancı seyyahların hâtıralarını bir araya toplamıştır (1998).

20. yüzyıla sarkan hâtıratlar

Ahmet Rasim - Muharrir Şair EdipAhmet Râsim (1865-1932), hâtıralarını öykü üslûbuna büründürerek kaleme almış bir yazardır. 1865 doğumlu olan yazarın çocukluk ve gençlik dönemleri 19. yüzyılda geçmiştir. Eserlerinden Ramazan Sohbetleri ve Falaka ve Gecelerim’de tatlı bir üslûpla dönemin sosyal hayatından ilgi çekici kesitler sunar. Muharrir, Şair, Edib başlıklı kitabı ise Ahmed Rasim’in matbuat hatıralarıdır. Eser Kâzım Yetiş tarafından hazırlanarak basılmıştır (1980).

Kayserili Başkâtipzâde Ragıp Bey’in Tarih-i Hayatım adlı hatıraları ibtidaî mektebini bitirip rüşdiyeye başladığı yıllara kadar 1800’lü yılların yaklaşık son on yılını anlatarak başlar. Hâtıratın Ahmet Emin Güven tarafından ilki çeviriyazı, ikincisi sadeleştirilmiş olmak üzere iki ayrı basımı yapılmıştır (1996 ve 2003).

1884 doğumlu Yahya Kemal’in hatıraları da 19 yüzyılın son yıllarına ait hatıralarla başlar. Nihad Sami Banarlı tarafından hazırlanan hatıraları 1960’ta Yahya Kemal’in Hâtıraları adıyla yayınlanmıştır.

Tahirü’l-Mevlevî’nin Matbuat Âlemindeki Hayatım ve İstiklâl Mahkemeleri adlı eseri, 19. yüzyılı kıl payı yakalayan bir hâtırattır. Eser, müellifin 1892’de ilk kez yazı hayatına başlayışı ve 1894’te Mevlevîliğe girişi anlatılarak başlar. Dolayısıyla bu kitapta anlatılan olayların kahir ekseriyeti 20. yüzyıla sarkmış durumdadır.

Yine Servet-i Fünun dergisinin kurucusu Ahmet İhsan Tokgöz’ün ilk bölümü 1888-1908 yılları arasını konu alan Matbuat Hatıralarım adlı eseri de 19. yüzyılı kıl payı yakalayan hatıratlardandır. Alpay Kabacalı tarafından sadeleştirilerek yayınlanmıştır (1993).

1865 doğumlu Halit Ziya Uşaklıgil’in Kırk Yıl (1936) adlı 5 ciltlik hatıraları da kapsamlı hâtıratlardan biridir. Bu hâtıratın devamı ve sadece 20. yüzyıl olaylarını kapsayan Saray ve Ötesi’nde olduğu gibi hâtıralarında tarih vermeyen Uşaklıgil, doğumundan 40 yaşına kadarki dönemi anlattığı Kırk Yıl’ı Mehmet Reşat’ın tahta çıkışına kadar (1909) getirdiğine göre eser ağırlıklı olarak 19. yüzyıl olaylarını kapsar.

1857 doğumlu olan Ali Emirî’nin Yemen Hatıratı adını taşıyan ve yakın zamanlara kadar yazma nüshası yayınlanmadığı için bir hâtırat kitabı sanılan eseri ise hatıra ihtiva etmez. Özet bir Yemen tarihidir. Arapça kısımları tercüme edilerek, Türkçe kısımları ise çeviriyazı yoluyla aktarılarak basılmıştır (2007).

1867 doğumlu Ali Ekrem Bolayır’ın Hayâtım adlı hatıraları çocukluk yıllarından başlar, meslek hayıtına atılışıyla devam eder. Eserin Metîn Kayahan Özgül tarafından hazırlanmış çeviriyazı metni iki kez basılmıştır (1991, 2007).

Bulgaristan göçmeni Osman Kılıç’ın Kader Kurbanı adlı hatıratı 1877 yılı olaylarıyla başlar. 1980’li yıllara kadar geniş bir zaman dilimini kapsayan eserin üç baskısı yapılmıştır (3. b.: 2002). Osmanlının terk etmek zorunda kaldığı Balkan topraklarının bir parçasında Osmanlı sonrası yaşananları anlamak açısından en ayrıntılı hâtırat kitaplarından biridir.Reşid Bey - Sürgünden İntihara

İttihat ve Terakkî tarihine ışık tutabilecek hâtıratlardan biri de Dr. Reşid Bey’in hatıralarıdır ve 1897 tarihli bir hatırayla başlar. Hatıralarında Reşid Bey’in Diyarbakır valiliği esnasında vuku bulan Ermeni tehciriyle ilgili olarak kendisine yöneltilen suçlamalara da cevap verir. Eser, Ahmet Mehmetefendioğlu’nca Dr. Reşid Bey’in Hatıraları / “Sürgünden İntihara” adıyla yayına hazırlanmıştır (1992, 1993).

1875 doğumlu Hüseyin Cahit Yalçın’ın Edebiyat Hatıraları, yazarın çocukluk yıllarından başlayıp Servet-i Fünun Edebiyatının ortadan kalkışına kadarki dönemi kapsar. Hatıraların sadeleştirilmiş bir baskısı Rauf Mutluay tarafından hazırlanmış ve basılmıştır (1975).

1881-1907 tarihleri arasında İstanbul’da bulunan Dorina L. Neave, Twenty Six Years on the Bosphorus adlı eserinde 19. yüzyıl sonlarıyla 20. yüzyıl başlarındaki İstanbul hayatını canlı bir şekilde tasvir eder. Eser Osman Öndeş tarafından Türkçeye tercüme edilmiş ve Eski İstanbul’da Hayat adıyla basılmıştır (1978).

Bunların dışında hepsi 19. yüzyılda doğmuş ve ün kazanmış fakat 20. yüzyılda vefat etmiş yedi şairin hatıralarını ise Hilmi Yücebaş Yedi Şairden Hatıralar (2004) başlığı altında bir araya getirmiştir. Bu kitapta hâtıraları yer alan şairler, Abdullah Cevdet, Sâmih Rıfat, Celâl Sahir Erozan, İhsan Hamami, Halil Nihat Boztepe, İ. Alâeddin Gövsa ve Enis Behiç Koryürek’tir.

19. yüzyılda kaleme alınmış hâtıratlardan, -kolayca görülebileceği üzere- sadece 1928 sonrasında Türkçe olarak yayınlanmış olanlardan söz ettik. (Osmanlı alfabesiyle yayınlanmış Türkçe hâtırat metinlerinden de söz eden bir yazı için bk. İbrahim Olgun, “Anı Türü ve Türk Edebiyatında Anı”, Türk Dili, Aynı sayı, s. 403-427.) Okuyucunun günümüzde ulaşabileceği 19. yüzyıla ait hâtırat kitapları -üç aşağı, beş yukarı- bunlardır diyebiliriz.

 

Yusuf Turan Günaydın haber verdi

Güncelleme Tarihi: 21 Mayıs 2012, 14:03
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20