Mehmet Narlı’dan yeni şiirler; Öylece Yeryüzünde

Ocak 2020’de İbrahim Tenekeci yönetiminde yayın hayatına başlamıştı Muhit Dergisi. Şimdi de Muhit Kitap, yayın dünyamızda... Yeni ve şairlerin seçme şiirlerinden oluşan kitaplarla Muhit Kitap, umuyoruz ki yayın dünyamıza yeni renk ve ses olur.

Mehmet Narlı Hocanın yeni şiir kitabı Öylece Yeryüzünde, Muhit Kitap Yayınları arasından okuyucu ile buluştu. Şiirlerini severek okuduğum, şiir üzerine çalışmalarını takip ettiğim Narlı'nın beşinci şiir kitabı Öylece Yeryüzünde, insanın ömür denen çizgideki serencamını anlatan şiirlerden oluşuyor. Bu bağlamda, kitapta bir kompozisyondan bahsetmek mümkün.

İki bölümden meydana gelen kitabın ilk bölümü; Karşılıklı Yanyana, ikinci bölüm Biyografik Fragmalar.

Bir Hayatı Yaşar Gibi

İlk bölümdeki şiirler, uzaklaşan yakınlıklarımıza bir dipnot gibi derin izler bırakan şiirlerden oluşuyor. Bir şahitliği dile getiriyor Mehmet Narlı bu şiirlerle. Acılara, hüzünlere, kul olmaya ve bam telimize dokunan her şeye göndermeler var. “Aylan” şiiri evrensel bir acının tercümanı olarak yer alıyor kitapta.

suyun merhametine dalarak
çekilmiş buraya kadar bu küçük oğlan
son bir duaya durmuş
morarmış bedeniyle
kalmamış çünkü yurdunda
kalmamış ölünecek kimsesi bile

“İsra 37” şiiri de durduğumuz yeri işaret eden bir şiir. Çağımızın hastalığı kibir… Kimse üstüne almasa da kibir batağı öyle ustalıkla işliyor ki yutuyor farkında olmadan Rabbini unutan kim varsa… Önce ayeti hatırlayalım. “Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma! Ne yeri yarabilir ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin.”

varlar hep sendedir yoklar hep başkasında
fenalıklar daima başka bedenlerdedir
veba farededir mesela zehir yılanda

Sorgulayıcı şiirler bu bölümde oldukça geniş yer tutuyor. Narlı bunu kuru bir didaktik kaygıyla yapmıyor. Şiirselliğin tüm imkânlarını kullanarak, anlama imge yükleyerek sunuyor şiirlerini.

son inci kanaması boğaz yırtılması son
bakışıdır elinden sapıtmışların senin eline
kuyuda ip memede süt denizde fener değilse
elin ya da Hamza vuruşu olmayacaksa
kınında kırılan bir kılıç olsun

İlk bölüm çok anlamlı bir şiirle sona eriyor. Aslında kompozisyonu tamamlıyor Narlı. Tevhid havasında ve tadında “Bir” isimli şiir bölümün son şiiri.

her şey bir kulaktır seni duyar
her hareket bir yoldur sana gelir
her ses bir dildir seni söyler
göç sende mekân sendedir

Şairin Biyografisi

Kitabın ikinci bölümü bize şairin biyografisini sunuyor. Biyografik Fragmanlar, “Doğum” ile başlıyor.

kuşun kanadından
kaplumbağanın sırtından
yan yan yürümesinden yengecin
ve başında tepsisi için simitçinin hesaba çekildiği
herkesin dar yerlere yatırıldığı bir cehennemden
birinci menderes kuşatmasından sonra atmış iç civarı
zamanın ne başlayıp ne bittiği bu yere
ateşe serpilen suya karışıp gelmişim

Narlı’nın hayat hikâyesine şahit oluyoruz şiirlerle. Bir yol rehberi aslında bu şiirler. Dar geçitlerden geçen, darbeler gören, sarsılan, terk edilen, şehirlerden geçen bir ömür var karşımızda. Ve kitaplarla sarılan yaralar…

daha da konuşmam artık çekildi derler ne güzel
ne güzel küçük ve lüzumsuz dünyamda
dolaşırım ben de şiirin parmak uçlarında
başparmak sezai ortası ismet küçüğü attila
“başım eğik dilim kapalı gözler kan çanağı”
geçtim müftü okulundan edebiyat sahanlığına

Mehmet Narlı’nın Öylesine Yeryüzünde kitabı, bir hüviyet hassasiyetiyle kaleme alınmış şiirlerden oluşuyor.  Hayat çizgisinin üzerinde, bir şiirin sesine kulak vererek, bir selam sıcaklığında alıp kabul ediyoruz bu selamı. Biz gibi, bizden… Hepimizin büyük bir kaygıyla yaşadığı bir hayatın tam ortasında, kuşatıldığımız her yer çünkü öylece YERYÜZÜ.

YORUM EKLE

banner26