Mehmet Efe'yi ABD Mi Yuttu?

Bir zamanlar Mehmet Efe diye sistem karşıtı, agresif ve klas bir yazarımız vardı. ''Yerliler'' dergisini çıkararak yerli bir ses yükseltmişti. ''Hiç bir şeye inanmıyorum, hiç bir şeye!'' diyordu. İslamcı gençliğin romanını  "Mızraksız İlmihali" yazmıştı.

''Buradayız'' demişti ama 97 şubatından sonraki o netameli günlerden sonra bir anda ortalıktan kayboluverdi. Laura'yla evlenerek Amerika'yı mekan eylemiş duyduğumuza göre.

Şimdi nerelerde, ne yapıyordur bu abimiz acaba? Bu ülke hala başörtülüler için, kürtler için, Nurettin Şirin'ler için yaşanabilir bir ülke olamamışken bırakıp gittiği, yazılarından bizleri mahrum bıraktığı için ince bir sitem hakkımızdır.

Mehmet Efe'yi burada bir şiiriyle anmış olalım:
 

Meksika Sınırı
hep bir meksika sınırım olsun isterdim,
alamancı komşumuzun siyah beyaz tevesinde
kovboylar hep meksika sınırına giderdi
kimse dokunamazdı sınırı geçtiler mi
meksika sınırı isterdim en sevdiğim şairlere
hep hapiste olurlardı nedense
hapis yatmış olurdu yoldaşım gönüldaşım
saf tutmak istediğim namazda omuz omuza
hapse düşersin derlerdi
tutup ciğerimden yazsam
en sevdiğim filim artisi
hapsi boylardı illaki
filmin en güzel yerinde
camimizin imamı
edebiyat öğretmeni
meksika sınırımız olmadığından belki
ortasında dururlardı
en canalıcı lafın
bir damar kabarırdı cümlelerinde
meksika sınırı olsaydı türkiye'min
ondokuz yaşımda sevdiğim kızla
atlar geçerdim sınırı kimse dokunamazdı
yerine gayrettepe'de dayaklar yedim
günlerce uyutmadılar siyasi şubede
şimdi
meksika sınırına iki saat mesafede
tekrarlayıp duruyorum kendi kendime
bir meksika sınırı lazım her memlekete
meksika'nın kendisine de.