Maske, manevi hayat için de şart

-Korumak görevimiz; korunmak isteği hakkımızdır-

Covid-19 hastalığı çıkıncaya ve bu hastalıktan korunmak üzere maske kullanımı gündeme gelinceye kadar maske hep olumsuz bir anlam alanına işaret ediyordu. Filmlere de konu olan “Maskeli Balolar” eş değiştirmenin öncülü olarak kabul ediliyor bugün. Kimin elinin kimin cebinde, (kimin karısı kimin yatağında) olduğu bilinmesin diye yüzüne mask geçirmiş kişiler dansla başlayan yataklı  paylaşımla biten modern yaşam örneği (!) sergiliyorlardı.

 Yüzüne mask geçirmiş çizgi film kahramanlar üretildi daha sonraları.

Mask, matruşka bebek gibi “gerçek” yüzü saklamanın bir yolu olduğu için kriminal hadiselere de konu oldu. Gangsterler, soyguncular, katiller, Görevimiz Tehlike kahramanları, Levent Kırca tiyatrosunda olduğu gibi birçok alana sirayet etti.

Bu gizlilik, gizemlilik şimdi bütün insanlığa “koruyucu” olarak geldi. Artık maske kullanmayanı suçluyoruz, ayıplıyoruz. Kendimiz de dahil, sosyalleşmenin vazgeçilmez şartı olarak maskeyi görüyoruz. Çünkü covid-19 var. Hem kendimizi hem karşımızdakini korumak zorundayız.

Bu zorunluluk kendi sanayiini, modasını, siyasetini de üretecektir. Üretmeye başladı bile.

Gelin adayları için altın kaplamalı/işlemeli maskeleri görmeye başladık ki bundan böyle gelin adayına alınacak ziynet eşyasının içinde yer alacağı kesindir. Biz geline, siz damat adayına alın derken; bakarsınız kayınpederlere, kayınvalidelere kadar varır bunun bir ucu.

Kendi siyasi partisinin amblemini, liderinin portresini ve kendince kutsal saydığı günleri maskelerine işleterek dağıtanları da görünce, önümüzdeki seçimlerdeki manzaranın hayli renkli ve de pahalı olacağını şimdiden söyleyebilirim.

Televizyon ve sinema bu hususa yabancı değil. Bunu söylemiştik.

Bundan sonraki hayat maskeli hayat olacak. Hastalığa aşı, ilaç vs. ile tedavi bulunsa da başka hastalıklar için de benzer metod işleyecektir. Aşırı derecede hassasiyeti olan pimpirik kişiler bundan böyle hastalık tehlikesi olmasa da sadece kendileri kullanmakla kalmayacak, başkalarından da isteyecektir. Veya insanlar arasına karışmamayı tercih edecektir.

Maske ile ilgili olarak buraya kadar yazdıklarımın haklılık sebebi var. Çünkü bu artık bir hayat-memat meselesi.

Sağlıklı bir hayat sürmek istiyorsak nefeslerimizi kontrol altında tutmak zorundayız.

Maddi hayatımızı çepeçevre kuşatan bu maskeli hayatı manevi hayata da adapte etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Hatta manevi hayatımız için mutlaka olmalı diyorum.

Sonuç itibariyle maskeli bir hayat da sürsek, bulaşıcı hastalıktan olmasa da bir gün öleceğiz. Kaçış yok.

Öyleyse insanlar ve biz Müslümanlar birbirleri için sadece sağlık tehlikesi arz etmemeli, günah, isyan tehlikesi olmaktan da çıkmalıdır, çıkmalıyız.

Ağzımızı sadece nefes alışverişi için maskelememeliyiz. Aynı zamanda haram yemek, haram içmek, küfür, hakaret, yalan, iftira, hor görme, faiz, hakkı ketmetmeye karşı da maske kullanmalıyız.

Sadece yüzümüze geçirdiğimiz maske ile yetinmemeli ve her bir azamız, karşımızdaki kişiler için maskeli olmalıdır derseniz, doğru söylüyorsunuz derim.

Evet, elimiz-kolumuz, gözümüz, dilimiz, midemiz, bacaklarımız ve bacaklarımızın arası için her birimiz maske geçirmeli, hem kendimizi hem karşımızdaki kişileri buralardan yayılacak manevi mikroplara, virüslere yani günahlara karşı korumalı ve korunmalıyız. Tabii ki karşımızda kişiler de bizi bu saydığımız hususlarda koruma altına almalıdır.

Korumak görevimiz; korunmak isteği hakkımızdır.

Bu çıkarımıma dini bir kaynak var mı derseniz, “Kadınları sizin (erkekler) için, sizi de kadınlarınız için bir örtü-elbise kıldık”  âyeti aklıma geliyor derim.

Burada erkek için de kadın için de tesettür âyetlerini hatırlayalım derim. Sizce tesettür de bir çeşit maske değil mi? Tesettür de hem giyeni hem ona bakanı korumuyor mu? Koruyor. Öyleyse neden sadece ağzımızda maske olsun. Neden gözlerimiz, bacaklarımız, dilimiz, ağzımız, midemiz vesair organlarımız için maskeler geliştirmeyelim?  Yani, manevi maskeler?

Unutmayalım ki bu hususlarda aldığımız virüsün, mikrobun, hastalığın tedavisi, aşısı, ilacı, doktoru, hastanesi yoktur. Bu hastalıkla öldüğümüz zaman işimiz vahimdir. 

 Madem yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz bir şeyler var ve olmalı. Benim de maskeli hayattan öğrendiklerim bunlar.        

YORUM EKLE
YORUMLAR
MEHMET HASTAOĞLU
MEHMET HASTAOĞLU - 2 ay Önce

ALLAH RAZI OLSUN ÇOK FAYDALANDIM