Mahmut Kanık Hocamız’ın ardından

Uludağ Üniversitesi emekli öğretim üyesi Mahmut Kanık Hocamız dar’ı bekaya irtihal eyledi. Bir süredir lösemi tedavisi görüyordu. Kendisiyle en son hastaneye yattığı sıralarda görüşmüştük. Sesi her zamanki gibi diri ve mütevekkil geliyordu. Muttaki bir mümindi ve hayatının her aşamasında olduğu gibi bu elim hastalığın her türlü sonucuna da hazırdı. O kısa görüşmemizde dahi çok sevdiği kitaplardan, sanatlardan bahsetmeyi ihmal etmemişti. Üniversiteden de Hocamız olan Mahmut Kanık’ın Bursa için ve Türkiye için anlamı büyüktür. Ardında bıraktığı eserler, tercümeler ve yetiştirdiği öğrenciler sadaka-i cariye olarak kıyamete kadar Mahmut Kanık Hocamızın hanesine nice güzellikler katacaktır. 

Güvercin Gerdanlığı ile başlayan tanışıklık

Okumayanınız yoktur eminim, aşk adına yazılmış en içten kitaplardan biridir “Güvercin Gerdanlığı”. Henüz üniversite koridorlarında dolaşan veya liseli yıllarında gezinen her ciddi okur aşk ülkesine daldığında “Güvercin Gerdanlığı”nın dayanılmaz cazibesine teslim eder kendini. Her sayfasını büyük bir ciddiyet ve hararetle okur. Yazarı bundan bin yıl önce yaşamış bir büyük alim; İbn Hazm’dır. Dediklerine göre başta Fıkıh ve Dinler Tarihi olmak üzere 400 cilt (80.000 sayfa) yazmış biridir, İbn Hazm. Bunca kelam arasında aşka sıra gelmeseydi eksik olurdu sanırım. Kitabın bir yerinde yazar aşk hakkında oluşan kanaatini şöyle belirtiyor; “Benim düşünceme göre aşk ruhların çeşitli yaratıklar arasında bölünmüş parçalarının birleştirilmesidir”. Bizim kanaatimiz de odur ki İbn Hazm da hayatındaki bölünmüş onca kelamı, aşk kelimesinde birleştirme zenginliğini gösterebilmiş müthiş bir insan, müthiş bir zekâdır.

Aslında derdim İbn Hazm veya “Güvercin Gerdanlığı”nı anlatmak değil. Bugün müsaadenizle sizlere İbn Hazm’ın bu değerli eseri başta olmak üzere pek çok Doğu ve Batı klasiğini ruh dünyasındaki zenginlikleriyle dilimize çeviren Mahmut Kanık Hocamız’dan bahsetmek istiyorum. Buna kısa yoldan “tercüme” demek gafletinde bulunmayacağım çünkü Mahmut Kanık Hocamız, etkisi altında kalmadığı ve ruhunu silkelemeyen bir eseri çevirmemiştir. Yudum yudum içtiği her eseri, damla damla dilimize kalbinden damıtmıştır. Sadece bir çeviri değildi yaptığı; büsbütün yeniden kaleme almaktı. Güvercin Gerdanlığı için yazdığı 70 sayfalık önsözde esere dair kalp çarpıntılarını okursanız bana hak verirsiniz. Mahmut Kanık Hoca her kelimesinde “Bu iş, aşk işidir” diyordu sanki… Sanmayın ki sadece Doğu’ya vurgun bir gelenekçiden bahsediyoruz. Bilakis hem Doğuya hem Batı’ya, özünde ise sanata, edebiyata vurgun bir insandan bahsediyoruz. İbn Arabî’den İlahi Aşk’ı çevirdiği gibi Arthur Rimbaud’dan da Cehennemde Bir Mevsim’i çevirmiş olması bunun en güzel örneğidir. Saymakla bitmeyecek tercümeleri hepimizin düşün dünyasını kuran temel kitaplar aslında; Nurlar Risalesi (İbn Arabî), İslâm’ı Anlamak (Frithjof Schuon), Modern Dünya’nın Bunalımı (Rene Quenon), Aziz Kur’an (Muhammed Hamidullah), Niceliğin Egemenliği Çağın Alametleri (Rene Quenon), Marifet ve Hikmet (İbn Arabi), İslâm’ın Metafizik Boyutları (Frithjof Schuon), Arzuların Tercümanı (İbn Arabi), Allah’ın Resulü Hz.Muhammed(Anne Marie Delcambre) bu eserlerin başlıcaları. Schuon’un Quenon’un ve İbn Arabi’nin neredeyse tüm kitaplarını dilimize kazandıran kişidir Mahmut Kanık. Hem de bundan uzun süre önce… Tercümenin düşünce dünyamızdaki etkisini bilenler için Mahmut Kanık’ın ortaya koyduğu bu çabaların önemini kelimelerle anlatmak kolay değildir.

Çocukluktan başlayan ilim merakı

1951 yılında Kırşehir’in bir köyünde doğan Mahmut Kanık Hocamız, küçüklüğünden itibaren okuma sevdasına tutuşanlardandır. “Okumak için kitap bulamazdık” deyişi buna işaret ediyor aslında. Baba adı Bayram, anne adı Zeynep… İlk etkilendiği isim köyün âlimi Hüseyin Hoca… Hem hitabetiyle hem de meselelere olan vukufiyetiyle bu küçük köy yaşamına hayat veren isimlerden biridir Hüseyin Hoca. Sonra da ilkokul öğretmeni… Belki de hayatının dönüm noktasına imzasını atmıştır ilkokul öğretmeni. Köylü çocukların tek şansı olan yatılı okul sınavlarına hazırlayarak küçük Mahmut’un okumasına vesile olan ve sonuna kadar bu işin peşini bırakmayan bir güzel insan. Kayseri’de başladığı bu eğitim hayatı Hoca için pek çok ilkin yaşandığı ve içinde yeşeren sevdanın temellerinin atıldığı tecrübelerle doludur. Sonrasında ise Erzurum Edebiyat/Fransız Filolojisini 1975 yılında birincilikle bitirir. Üniversitede aynı zamanda Türkoloji derslerini de takip etmeyi ihmal etmez. Hoca, hayatını anlatırken başta Kaya Bilgegil olmak üzere pek çok hocasından minnetle bahsederdi. Kendisini oldukça şanslı bir öğrenci addetmesinin temelinde bu Hocaların varlığı yatmaktadır. O sıralar yakın arkadaşı olan Ersin Nazif Gürdoğan, Beşir Atalay, Beşir Ayvazoğlu gibi isimler Hoca’nın hayırla bahsettiği dostlarından sadece birkaçıdır. “Dosta ihtiyacı olanın dosta istidatı olması lazımdır” demesi de bundan olsa gerek. Hoca’nın şimdiye dek kurduğu dostlukları “kadim dostluklar” olarak betimlemesi ve her cümlesinde şükretmesi pek çok dersi de barındıran bir mesajı içeriyor. Askerliğini yapmak üzere geldiği Bursa Işıklar Askeri Lisesi’nde kendisini ziyarete gelenleri hiç unutmayacaktır. Subay kıyafetiyle koridora çıktığı o gün karşısında duran isimler; Ahmet Kot, Osman Bayraktar, Hasan Aycın ve Vedat Şahin’den başkası değildir. Aynı günlerde Bursa Ulu Camii’nde Kayseri’den Hocası olan Süleyman Uludağ ile karşılaşacaktır. Nasip bu ya Süleyman Uludağ camide gördüğü bu eski öğrencisine yeni kurulan İslâm Enstitüsü’nde Hocalık teklif edecektir. Kendi deyimiyle söylersek tüm bu tevafuklar sonrasında Mahmut Hoca, Bursa’da kendini bulmuştur…

O gün bugündür, Bursa’da yaşayan Mahmut Kanık Hocamız hayatının son demine kadar azminden hiçbir şey kaybetmemiştir. “İlimsiz sanat, temelsiz duvara benzer” diyen Hoca’ya göre “Azimle, sabırla kendi sanat ve edebiyat dünyamızı ihya etmeliyiz. Geçmişimiz bu manada zengindir. Geçmişin bir envanterini çıkarmak ve geleceğe yönelik yeni makamlar ihdas etmek çok önemlidir. Böylece mazi-hâl ve istikbal şimdiki zamanda birleşecektir. Bu nedenle vaktin kıymetini iyi bilmek gerekiyor.” Her dönemde bir üstadı olduğunu belirten Mahmut Kanık Hoca’nın hayatında ahde vefa önemli bir yer tutmaktadır. O’nun için Mehmet Akif, Sezai Karakoç, Necip Fazıl Kısakürek ve Osman Yüksel Serdengeçti gibi dava adamları saygıdan da öte bir bağlılıkla anılması gerekenler üstadlardır. Mahmut Kanık Hoca, sanat ve edebiyata olan tutkusunu şu cümle ile vurguluyordu; “Aslında bütün mesele klasik İslâm Sanatlarının ihyası ve inşasıdır”. Yetiştirdiği evlatları Zinnur Kanık ve Nurullah Kanık’ın Klasik Türk Musikisi alanında Türkiye çapında tanınmış isimler olması, Hocamız’ın bu idealini hayata geçirdiğinin göstergesidir.

Mahmut Kanık Hocamız’ın 1970’li yıllardan itibaren Fransızca, Arapça, Farsça ve İngilizce’den çevirdiği eserlerin şimdiye kadar yetişmiş nesiller üzerinde doğrudan etkisi bulunmaktadır. Özellikle İslâmi düşüncenin gelişmesinde Mahmut Kanık Hocamız’ın Batılı muhtedilerden yaptığı çeviriler başta Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, İsmet Özel, Cahit Zarifoğlu, Nabi Avcı, Ersin Nazif Gürdoğan, Mehmet Akif İnan olmak üzere binlerce münevverimizin düşünce dünyasında yeni kapılar açılmasına vesile olmuştur. Aynı zamanda şair de olan Hocamız tüm yaşamı boyunca Batı kültürü karşısında kadim medeniyetimizin değerlerini yaşatmak ve öne çıkarmakla meşgul olmuştur. Dil ve etimoloji üzerine de birikimi bulunan Hocamız’ın bu alanda yaptığı çalışmaların kitap hâline getirilmesi çok faydalı olacaktır. Muhabbetin, samimiyetin ve son demine kadar azmin timsali olan Hocamız’a Allah’tan rahmet diliyorum.

Mahmut Kanık kimdir?

1951 yılında Kırşehir’de (Toklumen) doğmuştur. İlk tahsilini köyünde, orta ve lise tahsilini Kayseri İmam Hatip Lisesi’nde, üniversite tahsilini ise Erzurum’da Edebiyat Fakültesi’nde Fransız Filolojisi’nde yapmış ve 1975’te mezun olmuştur. Üniversite yıllarında, Batı Edebiyatı ve Türk Edebiyatı konusunda kendisini yetiştirmeğe çalışmış, ayrıca İslâmî ilimler konusunda araştırma ve incelemeler yapmaya gayret etmiştir. Çeşitli liselerde Yabancı dil öğretmenliği yapmıştır.

1977-1983 yılları arasında, Bursa Yüksek İslâm Enstitüsü’nde beş yıl boyunca, İslâmî Türk Edebiyatı ve Fransızca dersleri okutmuştur. 1983 yılından itibaren Uludağ Üniversitesi’nde öğretim görevlisi/okutman olarak çalışmağa başlamıştır. Eğitim Fakültesi Fransızca Bölümü’nde Fransız Edebiyatı ve Semantik (Anlambilim) dersleri, Yabancı Diller Yüksekokulu, İlâhiyat Fakültesi ve diğer Fakültelerde Yabancı Dil dersleri okutmuştur.

FRANSIZCA, İNGİLİZCE, ARAPÇA ve FARSÇA dillerini bilen Mahmut Kanık, üniversite hocalığı dışında edebiyat, sanat ve düşünce ağırlıklı çalışmalar yapmıştır. Çeşitli dergilerde şiirleri de yayınlanan Hocamız daha çok “mütercim” olarak tanınmıştır. Yazıları, Diriliş, Yedi İklim, Hece, Bürde, İpek Dili, Kitap Dergisi, Bursa’da Sanat ve Edebiyat, gibi dergilerde yayınlanmıştır. Eserleri, İnsan Yayınları, İz Yayıncılık, Hece Yayınları gibi tanınmış yayınevlerinde yayınlanmıştır. Evli ve dört çocuk babasıdır.

Yayımlanmış başlıca eserleri:

  • Allah’ın Resulü Hz. Muhammed, Anne Marie Delcambre’den çeviri, Yapı Kredi yayınları, İstanbul, 1999; 6. baskı, 2009.
  • Ahadiyet Risalesi, İbn Arabi’den Çeviri, İnsan Yayınları, İstanbul 2019.
  • Arzuların Tercümanı, İbn Arabî’den Çeviri, İz Yayıncılık, İstanbul, 1991; 5. Baskı, 2009.
  • Aziz Kur’an, Muhammed Hamidullah’tan çeviri (Abdulaziz Hatip ile), Beyan Yayınları, İstanbul, 2000.
  • Bilgelik Şiirleri, Frithjof Schuon’dan çeviri, İz Yayıncılık, İstanbul, 2009.
  • Cehennemde Bir Mevsim-Aydınlanışlar, Arthur Rimbaud’dan çeviri, İz Yayıncılık, İstanbul, 3. baskı 2011.
  • Dört İklimden Esintiler, Hece Yayınları, Ankara, 2003.
  • Extracts From Speeches of R.T. Erdoğan The Prime Minister of Turkey, (Türkçe’den İngilizce’ye çeviri) Bursa, 2011.
  • Fena Risâlesi, İbn Arabî’den Çeviri, İz Yayıncılık, İstanbul, 1991; 4. Baskı 2006.
  • Güvercin Gerdanlığı Sevgiye ve Sevenlere Dair, İbn Hazm’dan Çeviri, İnsan Yayınları, İstanbul, 1985; 18. Baskı, 2013.
  • Hakikat ve Tefekkür, İbn Arabi’den çeviri, Hece Yayınları, Ankara, 2003; 3. baskı, 2009.
  • Harflerin İlmi, İbn Arabî’den çeviri, Asa Kitabevi, Bursa, 2000; 4. baskı, 2011.
  • Hızlandırılmış Arapça, 3. baskı, Emin Yayınları, Bursa, 2011.
  • İbn Arabî’nin Günlük Duaları ve Şerhi, Muhammed Nûr el-Arabî’den çeviri. İz Yayıncılık, İstanbul, 2011.
  • İbn Arabî’nin Günlük Duaları, Hece Yayınları, Ankara, 2005.
  • İbn Arabî’nin Menâkıbi, Mehmet Recep Hilmi’den çeviri, Hece Yayınları, Ankara, 2004.
  • İlâhî Aşk, İbn Arabî’den Çeviri, İnsan Yayınları, İstanbul, 1986; 16. Baskı, 2011.
  • İnisiyasyona Toplu Bakışlar I-II, René Guénon’dan çeviri, Hece Yayınları, Ankara, 2. baskı, 2010.
  • İslâm Maneviyatı ve Taoculuğa Toplu Bakış, René Guénon’dan çeviri, İnsan Yayınları, İstanbul, 1989. 2. baskı, 2004
  • İslâm’ı Anlamak, Frithjof Schuon’dan çeviri, İklim Yay. İstanbul, 1988; 2. baskı, İz Yayıncılık, İstanbul, 1998; 6. baskı 2013.
  • İslâm’ın Metafizik Boyutları, Frithjof Schuon’dan çeviri, İz Yayıncılık, İstanbul, 1996. 2. baskı, 2011.
  • Kur’an’ı Kerim Tarihi, Muhammed Hamidullah’tan çeviri (Abdulaziz Hatip ile), Beyan Yayınları, İstanbul, 2000.         
  • L‘homme à la pèlerine noire, (Fransızca) Necip Fazıl Kısakürek’ten çeviri, Yedi İklim Dergisi, Sayı: 182, Mayıs, 2005, Necip Fazıl Kısakürek Özel Sayısı içinde tam metin hâlinde yayınlandı.
  • Marifet ve Hikmet, İbn Arabî’den çeviri, İz yayıncılık, İstanbul, 1994; 10. baskı, 2013.
  • Modern Dünyanın Bunalımı, René Guénon, 4. baskı, Hece Yayınları, 2009.
  • Muhyiddin İbn Arabî’nin Gavsiyye Risâlesi, Muhammed Nûr el-Arabî’den çeviri, İz Yayıncılık, İstanbul, 2009.
  • Müminlerin Kurtuluşuna Dair Kırk Hadis, Kaşıkçı Ali Rıza’dan çeviri, (Fatma Zehra Kavukçu ile), Hece Yayınları, Ankara, 2006.
  • Niceliğin Egemenliği ve Çağın Alâmetleri, René Guénon’dan çeviri, İz Yayıncılık, 3. baskı, 2012.
  • Nokta ve Kalem, Şuayb Şerefüddin’den çeviri, İz Yayıncılık, İstanbul, 2009.
  • Nurlar Risâlesi-İttihadü’l Kevnî Risâlesi, İbn Arabî’den Çeviri, İnsan Yayınları, İstanbul,1991; 4. Baskı, 2006.
  • Nurlar Yuvası, (Mişkâtü’l-envâr), İbn Arabi’den çeviri. Hece Yayınları, Ankara, 2006.
  • Sonbahar Yaprakları ve Yüzük, Frithjof Schuon’dan çeviri, İnsan Yayınları, İstanbul 2019
  • Sufi Tevhid Öğretisi, Leo Schaya’dan çeviri, İnsan Yayınları, İstanbul 2017.
  • Vahdet-i Vücûd Meselesi, Mustafa Fevzî’den çeviri (Fatma Zehra Kavukçu ile), Hece Yayınları, Ankara, 2003.
  • Younous Emré, (Fransızca) Necip Fazıl Kısakürek’ten çeviri, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1991.

Yunus Emre Altuntaş

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hatice şanlı
Hatice şanlı - 1 ay Önce

Rabbim bizi ona ve efendimize komşu eylesin

murat elaldı
murat elaldı - 1 ay Önce

Muhterem hocamizı hiç bu kadar ayrıntılı tanımamıştım. muhteşem bir yazı oluş. Teşekkürler

Kadir ATLANSOY
Kadir ATLANSOY - 1 ay Önce

İhya ettiniz

Salih AYDAR
Salih AYDAR - 1 ay Önce

ALLAH rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun inşaALLAH

Necmettin Gülşen
Necmettin Gülşen - 1 ay Önce

Mahmut Kanık Hoca bu kadar güzel anlatılır. Çünkü onu en iyi bilenler öğrenci, meslektaş ve ailesidir. Ben onun 1977-1981 yıllarında Bursa YİE'de öğrencisiyim. Tüm tahsil hayatım boyunca en çok etkilendiğim hocaların başında gelir. Edep, ahlak, tevazu, hoşgörü, yardımseverlik, yürekten bir insan vasıfları zirvede idi. Ben onu EL ULEMAU VERESETÜL ENBİYA hadisine mazhar olmuş gönül adamı olarak görüyorum.. Bizde çok büyük emeği var. Allah'ın rahmet mağfireti ve cenneti üzerine olsun. Rabbim davasına hizmet edeni asla unutmaz. Resulü ne komşu eylesin. Amin.

Sezayi Çabuk
Sezayi Çabuk - 1 ay Önce

Mahmut Kanık hocamızın ardından çok anlamlı bir çalışma olmuş. Allah cc Razı olsun. Hocamıza da Rabb'im Rahmeti ile muamele eylesin.

Faruk Korkmaz
Faruk Korkmaz - 1 ay Önce

Hocamıza gani gani rahmet diliyorum. Size de cok teşekkür ederim Hocamızı dar bir alanda çok geniş-çaplı ve özlü bir şekilde anlarmışsınız.1981 Bursa YIE.mezunuyum.Hocmız o zaman bizi yaz tatillerinde İngiltere ye göndermek isterdi dil öğrenmemiiz için. İleriyi düşünen ve çok aktif, gayretli bir hoca ve abi idi.Mekanı Cennet olsun. Nur içinde yatsın.

Ümit SAVAŞ
Ümit SAVAŞ - 4 hafta Önce

İlim aşkını,öğrenme aşkını, olma aşkını hayatında zirveye yerleştirmiş bu uğurda talebeler eserler vermiş Muhterem Mahmut Kanık hocamıza Allah(CC)rahmetiyle muamele eylesin.bizlere de inşAllah eserlerini anlayarak yaşayarak hayatımıza tatbik edebilmeyi mevlam nasip eylesin Allah gani gani rahmet eylesin.

banner19

banner13

banner26