Kültürle ekonomiyi altın oranda harmanlamak

Harvard iktisatçısı John Kenneth Galbraith, “Yeni Endüstri Devleti” kitabında, teknokratların ele geçirdikleri, sarsılmaz iktidarlarının kaynağında, bilimsel bilgi tekelinin olduğunu vurgular. Ekonominin karmaşık yapısıyla, iktisatçılar mühendisler bir bilgi tekeli oluşturdular. Borsa endekslerinin ve döviz kurlarının, sürekli değiştiği bir dünyada, ekonomide tasarrufları değerlendirmek, yeni bir uzmanlık alanı olmuştur.

*

Sağlıktan eğitime, her alanda olduğu gibi ekonomi alanı yalnızca uzmanlara bırakılmayacak kadar önemlidir. Devletlerin ekonomik alandaki kararları, toplumun bütün kesimlerinde köklü dönüşümlere ve haksız kazançlara yol açar. Bunun için yönetenleriyle ve yönetilenleriyle, kamu, özel ve gönüllü kuruluşların, ekonomik kararlara katılması, bütün ülkeleri sarsan finansal krizlerin önlenmesinde, alınması gereken önlemlerin başında gelir.

*

Yıldan yıla daha karmaşık, bir yapı kazanan ekonominin yönetilmesi, kaynakların dağıtılması ve yatırımların değerlendirilmesi için, her şeyden önce zamanla değerini yitirmeyen, sağlam bir paraya ihtiyaç vardır. Çünkü para yalnızca, alışverişi kolaylaştıran değişim aracı değil, aynı zamanda değer biriktirme ve zenginlik doğurma aracıdır. Parasının değerini koruyamayan toplumlar, ekonomik, siyasal ve kültürel alanlar arasındaki, uyumu ve dengeyi koruyamazlar.

*

Para değerinin inceliklerini, Gazali kitaplarında ayrıntılı olarak anlatmıştır. Gresham ilkesinde, “Pazarda değerleri birbirinden ayrı iki para olursa, değersiz paranın değerli parayı pazardan kovacağı” vurgulanır. Benzer olarak toplumlarda değerli insanların azalması, ekonomiden politikaya, her alanda değersiz insanların çoğalmasına yol açar. Açgözlü insanlar, tokgözlü insanları, hayatın her alanından uzaklaştırırlar. Bunun için ekonominin yönetimi, herkesi ilgilendiren hayatın yönetimidir.

*

Dünyanın bütün ülkelerinde, değerli insanla, değerli parayla, gelirleriyle ve giderleriyle, ekonomi haksızlıklara yol açmadan, dengeli olarak yönetilirse, herkesin temel ihtiyaçları kolaylıkla karşılanır. Gelirler ve giderler arasında, altın dengeyi koruyan paylaşımcı ekonomilerde, dünyanın kaynaklarının dağıtılmasında ve değerlendirilmesinde, en uygun çözümlere ulaşılır. Kimse aç, susuz ve işsiz kalmaz. Herkesin üretim sürecine katılması, dengesizleri giderir, krizleri önler.

*

Hayat bir bütündür, kültür ekonomiyi, ekonomi hayatı zenginleştirir. Ekonomik ve kültürel hayatta, insanlar tok gözlülüğün peşinden aslanlar gibi koşarlarsa, açgözlülükten ceylanlar gibi kaçarlarsa, herkes erdemli olur, kimse yoksul düşmez. Felsefenin ustalarının söyledikleri gibi: “Yöneticilerin bilge, bilgelerin yönetici olması” yetmez. Yeni yüzyılda bilge iktisatçılar yönetici, yöneticiler bilge iktisatçılar olmalıdır. Hayat bilgiyi bilgeliğe, dönüştürenlerle yaşanır kılınır.

*

İktisatçılar bütün bilimleri ve sanatları, bilgeliğin potasında eritmesini bilirlerse, bilge olurlar.

*

Dünyada ekonomi kadar, haksız kazançlara yol açacak, başka bir bilim dalı yoktur.

*

Ekonomik yapıda, üretim tüketime imrenirse, tüketim gösterişe imrenir.

YORUM EKLE

banner19

banner36