Korkusuzca “Korkak Ruh”u yazmak!

Çoğu zaman hayatın karmaşası ve yorgunluğu altında ezilirken omuzlarımıza yük ettiğimiz kurallarımız ve sınırlarımızdan yoruluruz.

Hayata yeniden tutunmak adına yeniden soluklanmak isteriz.

Keşke biraz durulsak, dinginleşsek bu koşuşturmacadan sıyrılıp biraz sadeleşsek dediğimiz anlarımız olur.

Konuşsak en samimi ve içten halimizle, düşüncelerimiz ispat kaygısı taşımasa, hayatımıza dair kesin hükümler vermek durumunda kalmasak, kendi çizdiğimiz sınırların ötesinde yolculuk yapıp amacımız sadece tüm samimiyetimiz ve içtenliğimizle paylaşabilmek olsa.

Rahatlamak adına mürekkebini yüreğinden almış yazılar yazabilsek/okuyabilsek. İşte deneme yazmak ve okumak tam da bu ihtiyacı karşılamaktadır.

Muhlise Altundal, Şule Yayınları’ndan çıkan "Korkak Ruh" adlı kitabında deneme türünün hakkını vererek güzel bir esere imza atmış.

Türk edebiyatında deneme türü, genellikle şair, romancı ya da hikâyeci kimliği öne çıkan sanatçılar tarafından ortaya konan ürünlerden oluşmaktadır. Birinci derecedeki vasfı “denemeci” olan yazar sayısı oldukça azdır. Çünkü deneme yazmak sanıldığının aksine oldukça zordur.

Deneme, türü ve üslubu bakımından pek çok edebi yazım türüne yakınlık göstermektedir. Bu nedenle yazılmasında en çok güçlük çekilen türlerdendir.

Deneme yazarı olmak için belirli bir konuda uzman olmanıza gerek yoktur. Fakat geniş bir kültür birikimine hâkim olmanız gerekir.

Muhlise Altundal, gerek üslubu gerekse yapısı itibariyle Korkak Ruh adlı eserinde deneme türünün hakkını ziyadesiyle vermiş.

Satır aralarında birçok insanın kendisiyle hesaplaşmaktan korktuğu konulara korkusuzca girmiş ve iç çatışmalarını oldukça güzel bir üslupla kağıda dökmüş.

Eskiden denemeye “Muhasebe” veya “Tecrübe-i Kalemiyye” denilirmiş.

Bu isimlendirmeler denemenin konusu hakkında bize önemli ipuçları verir. Çünkü denemeler, toplumu ilgilendiren konulardan ziyade kişisel konulara daha çok değinir.

Muhlise Altundal, denemelerinde bir iç muhasebe yapmış ve kendinden yola çıkarak her insanın kendisiyle hesaplaştığı konuları korkusuzca hatırlatmış Korkusuz Ruh'ta.

Deneme; herhangi bir konuda düşündürmek, öğretmek, inandırmak ve ufuk açmak amacıyla yazılır. Altundal, denemelerinde türün bütün özelliklerini ustaca ve başarılı bir şekilde kullanılmış.

Kitapta yer alan denemelerin çok uzun olmayışı ve gereksiz ayrıntılara girmeyişi, kitabın okunmasını kolaylaştırmış.

Denemelerinde sunduğu samimi dil ile gönül dilini konuşturan, düşünce ve tecrübelerini iç sesinin tınısıyla başarılı bir şekilde veren Altundal, okurun dimağına parlak kıvılcımlar düşürüyor; böylelikle okurun kendine ve hayata farklı bir zaviyeden bakmasını sağlamanın işaretlerini veriyor.

Kitabın tanıtım bülteninde geçtiği gibi;

"Bir yerin kıymeti, ancak kaybedildiğinde anlaşılır, diyenler aldanırlar. Çünkü ben bahçede geçirdiğim zamanı, bir daha dinleyemeyeceğim bir masal gibi nefessiz yaşadım. Biliyordum ki kaybedersem yeniden bir araya gelmek zor olacak. Bu yüzden yokluğunda hissettiğim şey, kıymet bilme değil yalnızca avunma ihtiyacıydı.

Korkak Ruh, koca dünyayı değil bir insanın hayatına değebilen, yoluna çıkabilen küçük dünyaları anlama ve yorumlama çabası. Değiştirmek ya da yeniden inşa etmek değil girişilen iş. İçinde nefes alınan ve insanı çepeçevre kuşatan bu görüntüler sarmalında korkak bir ruh nasıl dolaşır, nasıl yaralanır ve nasıl iyileşir düşüncelerine berrak ve güçlü bir dille hazırlanmış bir kılavuz."

Etkili psikolojik ve akılcı tespitlerle hafızalarda kendisine sağlam bir yer açan kitap, adıyla müsemma bir tat bırakıyor.

Kitaptaki denemeler bir çırpıda okunmasına rağmen bir çırpıda unutulacak gibi değil.

Kendi içinize doğru bir yolculuk yapmak için bu kitabı mutlaka okumalısınız...

YORUM EKLE

banner26